SITMA HASTALIĞI

0

Sıtma Nedir?
Sıtma insandan insana sivrisineklerle taşınan bir kan enfeksiyonudur. Hastalık binlerce yıldır biliniyor, bir zamanlar dünyanın en kuzey bölgeleri dışında neredeyse her yerde görünürdü. Sıtma Kuzey Amerika’da, Batı Avrupa’da ve Rusya’da yok edilmiştir. Ama tropik ve subtropik dünyanın çoğunda ciddi bir sorun olmayı sürdürüyor.

Sıtma Hastalığı, Plazmodium adı verilen, tek hücreli ve hücre içi parazit ile oluşan bulaşıcı bir hastalıktır. Parazit, esas olarak, karaciğer hücrelerini ve alyuvarları tutar. İnsan kanı ile beslenen sivrisinekler tarafından, hasta ya da paraziti taşıyan insandan alınarak sağlam insanlara taşınır ve onlarda bundan sebep hastalanır.

Sıtma Hastalığı, sebep olan parazit grubu plazmodiumların, dişi anofel sivrisinekleriyle insanlara bulaşmasıyla yayılan ateşli bir hastalıktır.Sıtma Hastalığının en göreceli belirtisi titremeyle yükselen ateştir. Teşhisi kolay, tedavisi ve korunması mümkün olan sıtma hastalığı çok eski zamanlardan günümüze gelen bir hastalıktır.

Sıtma Nasıl Bulaşır?
Sıtmanın asıl bulaşma yolu sivrisineklerdir. ( Anofel ) Sıtma mikrobu yada Paraziti yaşamının bir evresini sivrisinekte geçirmek zorundadır ve sivrisinek sıtma paraziti için geçici bir yerdir. Bu nedenle de, ortamda sivrisinek olmaz ise sıtma parazitinin varlığını sürdürmesi olanaksızlaşır ve hastalık ortadan kalkar.

Sıtma parazitinin geçeceği en kritik kişiler Hamile kadınlardır. Çünkü plasenta yolu ile fetüse (bebeğe) geçebilir. Ölü doğum, düşük, anne ölümlerinde gizli bir etmendir. Bu sebepten gebelerde sıtmanın daha titiz izlenmesi ve tedavi edilmesi gerekir.

Sıtma mikrobuna sahip kişilerden kan nakli, organ nakli, kullanılan alet ve şırıngalar ilede kişiden kişiye bulaşabilir. Bu tür geçişlerin, hastalığın yayılması açısından çok önemi yoktur; ancak bireysel sağlık açısından çok önemlidir. Kan ve organ nakillerinde sıtma paraziti araştırılması ihmal edilmemelidir.

Sıtma Hastalığının Kuluçka Süresi
Sivrisineğin paraziti insana geldiği andan başlayarak, parazitin karaciğerde üremesini tamamlayıp kana dökülünceye kadar geçen süre sıtmanın kuluçka süresi olarak kabul edilir. Başka bir anlatımla, kişinin sıtma parazitini alması anından başlayarak, prodramal yani ilk belirtilerin ortaya çıkmasına kadar geçen süre kuluçka süresidir. Bu süre, sıtma parazitinin türüne göre değişir ve ortalama 7 ile 30 gün kadardır.

Türkiye’de yerli olarak görülen Vivax Sıtma türünde, ortalama kuluçka süresi 12 ile 14 gündür. Ancak, bazı alt tiplerinde bu süre daha uzun olabilmektedir.

Sıtma ne zaman bulaşıcı olur?
Hastalık belirtileri bulunsun ya da bulunmasın, kanında parazit taşıyan kişiler sıtmayı etrafına bulaştırırlar. Bu nedenle de, Sıtmada bulaştırıcılık süresi kişinin kanında parazit bulunduğu süre kadardır. Kişilerin kanında parazitin bulunma süresi ise, parazit türü ve tedavi durumuna göre değişir. Tedavi edilmeyen Vivax olgularında, kanda parazit varlığı, ortalama, bir buçuk yıl kadar sürer. Bazen bu süre daha uzun olup, beş yıla dek sürebilmektedir.

Sıtma Hastalığının Belirtileri | Nasıl Anlaşılır?
Hastalığa yakalanan kişilerin yakınmaları, sıtmanın türüne göre, bazı farklılıklar gösterir. Tüm türlerde ortak olan belirtiler; yüksek ateş, üşüme titreme ve bol terdir. Bu belirtilere kusma ve ishal eşlik edebilir. Parazitin karaciğer hücrelerinde üremesi sırasında, genellikle, hiçbirbelirti yoktur. Kuluçka süresinin sonunda ve parazitin karaciğerden kana döküldüğü sırada, iki ile dört gün kadar süren, bir prodromal dönem geçirilir. Bu dönemde, tipik sıtma belirti ve nöbetleri yoktur. Ateş düzensiz aralıklarla yükselir düşer veya devamlıdır. Hastada halsizlik, kırıklık, iştahsızlık, baş – kas – eklem ağrıları gibi nonspesifik enfeksiyon belirtileri görülür.

Sıtma Hastalığından Nasıl Korunulur?
Sıtmadan korunma ve hastalığın kontrol altına alınmasında başlıca iki yol bilinmektedir. Bunlardan birisi, çevredeki sivrisinekleri yok etmek suretiyle alınması gereken kazanımlardır.Diğeri ise; sıtma paraziti taşıyan insanları bulup tedavi etmek suretiyle, kaynak yok etmedir.

Eskiden, sıtmayı kontrol altına alınmada en etkili ve kolay yolun sivrisinekle mücadele olduğu sanılırdı. Oysa, günümüze dek yaşanan deneyimler bunun yanlış olduğunu göstermiştir.

Bir ülke ve bölgede, sıtmayı kontrol altına almanın en etkili ve kolay yolu hastaları bularak erken tanı ve tedavisini yapmaktır. Başka bir deyişle, paraziti
kontrol altına almak ve kaynakları yok etmektir. Sivrisinek mücadelesi, kaynak yok etme çalışmalarını desteklemek amacıyla akla gelmelidir.

Sıtma Hastalığı Tedavi
Sıtmaya yakalanan ve belirtilerini gösteren kişilerin tedavisini yapmalıdır. Kan testi kalın yayma yapılarak ya da yaptırılarak pozitif bulunanlar dikkatli bir biçimde tedavi edilmelidir. Çünkü; Türkiye’de yerli olarak görülen sıtmada, tedaviden amaç, yalnızca kliniğin iyileştirilmesi değil aynı zamanda taşıyıcılığın ve nükslerin önlenmesidir. Bu amacın gerçekleşmesi için ise, 14 günlük tedavinin hiç aksatılmadan ve tam olarak uygulanması gerekir.

Sıtma geçiren kişilere, tedaviye başlandığında bir iki gün içinde tüm şikayetler kaybolur. Şikayetleri kaybolan kişilerin büyük çoğunluğu tedaviyi yarıda kesmektedir. Bu durum, hem parazitlerin tamamen yok olmamasına ve kişinin bulaştırıcılığının sürmesine hem de parazitlerin ilaçlara direnç kazanmasına neden olmaktadır.

14 günlük tedavi süreci kesinlikle doktor tarafından da izlenmelidir. Sıtma ile tedavide kullanılan ilaçlar KLORAKİN ve PRİMAKİN dir. Hastanın kesinlikle kurtulması için 14 gün tedavi alması şarttır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.