Çil Tedavisi

0

Çiller genelde bir çivi tepesi büyüklüğünde, düz, güneş yanığı renginde, dairesel beneklerdir. Bu benekler çokludur ve özellikle güneş ışığına çok defa maruz kalındıktan sonra ciltte rastgele ortaya çıkabilir.

Çiller genelde bir çivi tepesi büyüklüğünde, düz, güneş yanığı renginde, dairesel beneklerdir. Bu benekler çokludur ve özellikle güneş ışığına çok defa maruz kalındıktan sonra ciltte rastgele ortaya çıkabilir. Çiller yanak, burun, kol ve omuz gibi bölgelerde açık tenli insanlarda ortaktır. Çiller, 1 veya 2 yaşındaki çocuklarda oluşabilir.

Bir insanın cildindeki çiller çoğunlukla renk bakımından tek tiptir. Farklı insanlardaki çiller renk bakımından çeşitlilik gösterebilir; kırmızımsı, sarı, güneş yanığı rengi, açık kahverengi, kahverengi veya siyah olabilir. Ama temel olarak çiller, kendilerini çevreleyen cilt renginden az daha koyu renktedir. Güneşe ve ışığa maruz kaldıktan sonra daha koyulaşmaya ve belirginleşmeye meyillidirler, renkleri kış aylarında açılırlar. Çiller, melanin adı verilen renk pigmentinin miktarındaki artışa bağlıdır, ama melanosit adı verilen pigment üreten hücrelerin toplam sayısındaki artışa bağlı değildir.

Çillerin Türleri

İki temel tür çil vardır: Basit çiller ve güneş yanığı çilleri. Basit çiller genellikle güneş yanığı renginde, yuvarlak, küçük ve hemen hemen bir çivi başı büyüklüğündedir. Güneş yanığı çilleri genellikle daha koyu renktedir, sınırları düzensiz şekle sahiptir ve bir kurşunkalem tepesinden daha büyük olabilir. Güneş yanığı çilleri çoğunlukla insanların daha ciddi güneş yanıkları yaşadıkları yerler olan omuzlarda yaygındır.

Ephelides (tekil: ephelis), Yunanca bir sözcüktür ve çil anlamına gelen tıbbi bir terimdir. Bu terim; güneş yanığı renginde, hafif kırmızımsı veya açık kahverengi olan ve genelde güneşli aylar boyunca ortaya çıkan düz benekleri ifade eder. Çoğunlukla açık tenli insanlarda görülürler ve bazı ailelerde genetik bir özellik de gösterirler. Kızıl saçlı ve yeşil gözlü insanlar, bu tip çillerin oluşmasına daha meyillidirler. Düzenli güneş kremi kullanımını içeren güneşten korunma, bazı tür çillerin oluşumunu baskılamaya yardımcı olabilir.

Lentigines(tekil: lentigo), Latince bir sözcük olan “lentil”den gelir ve daha koyu renkteki çillerle güneş yanığı çillerinin belli türleri için kullanılan tıbbi bir terimdir. Bu tür çiller, genel tipteki çillerden daha koyu renktedir ve kışın renkleri açılmaz. Bu tür benekler “lentigo simplex” olarak da adlandırılır. Bu tür çiller bazen ender görülen bir genetik sendromun sonucu olsalar da, çoğunlukla tek tek ve önemsiz beneklerdir.

Nasıl Oluşur

Çillerin, genetik açıdan eğilimli olmanın (kalıtımın) ve güneşe maruz kalmanın birleşik bir sonucu olarak ortaya çıktıkları düşünülür. Aynı miktar güneşe maruz kalan iki insandaki çil oluşma ihtimali eşit olmayabilir. Doğal güneş ışığı ve yapay bronzlaştırıcı ışıklar ultraviyole (UV) ışınları yayarlar. Ultraviyole ışınlarına maruz kalındıktan sonra, cildin dış tabakası (epidermis) kalınlaşır ve pigment üreten hücreler (melanositler) artan bir oranda melanin pigmenti üretmeye başlar. (Bu melanin üretimi aslında, gelecekte güneşe maruz kalındığında oluşabilecek hasarlara karşı bir koruma sağlayabilir.)

İnsanlar güneş ışığına verdikleri tepki açısından tabii ki farklılık gösterirler. Çok olağandışı bir örnek verilecek olursa; albino bir insanın derisinde, melanin metabolizmasındaki bir hasara bağlı olarak hiç pigmentasyon yoktur. Diğer taraftan koyu renk tenli insanlar güneş ışığına karşı açık tenli insanlara göre daha az hassastırlar. Bununla beraber, koyu renk tenli insanlar güneşin etkilerine karşı tamamen dirençli değildirler ve bu insanlarda da uzun süre güneşe maruz kaldıklarında güneş yanıkları oluşabilir. Sarı veya kızıl saçlı, açık renk gözlü ve açık renk tenli insanlar UV ışınlarının zararlı etkilerine karşı özellikle duyarlıdırlar.

Cilt renginin yanı sıra, çil oluşumuna melanin pigmentinin ciltteki dengesiz dağılımı da neden olur. Bir çil aslında, melaninin cildin bir noktasında normalden fazla miktarda birikmesinden başka bir şey değildir.

Riks Faktörleri

Çil oluşumuna yatkınlık açısından kalıtım ve cilt tipi çok önemli faktörlerdir. Çiller, genetik olarak aktarılmaya yatkındır ve en çok açık renk tenli ve/veya sarı ve kızıl saçlı bireylerde yaygındır.

Tek yumurta ikizlerini ve çift yumurta ikizlerini kapsayan, ikiz kardeşlerle yapılan araştırma, tek yumurta ikizlerinin her birinin taşıdığı toplam çil sayıları arasında dikkat çekici bir benzerlik buldu. Bu benzerliklere, çift yumurta ikizlerinde oldukça az rastlandı. Bu çalışmalar, çil oluşumunda genetik faktörlerin etkili olduğunu gösterir. Aslında, çil sayısındaki değişkenliklerin büyük ölçüde kalıtıma bağlı olduğu görülür.

Xeroderma pigmentosum adı verilen ve ender görülen bir hastalık üzerinde yürütülen çalışmalar, çil oluşumunda genetik yatkınlığın etkili olduğunu doğruluyor. Koyu renk saçlı bireylerde aşırı miktarda çil bulunması bu hastalıkta oldukça yaygındır.

Ayrıca, nörofibromatoz adı verilen ve yaygın olmayan bir başka genetik hastalıkta çiller koltukaltı gibi deri kıvrımlarında da bulunur.

Komplikasyonları

Gerçek çiller aslında hiçbir sağlık riski oluşturmazlar. Tamamen zararsızdırlar. Kanserojen değildirler ve çoğunlukla kanserojen hale gelmezler.
Çillerle ilgili bazı endişeler, çiller xeroderma pigmentosum ve nörofibromatoz gibi başka hastalıklarla birleştiğinde veya aşağıdaki daha ciddi durumlarla karıştırıldıklarında ortaya çıkar:
Lentigo maligna (“kötü huylu çil”): Bu, ender görülen, genellikle ciddi oranda güneşe maruz kalma geçmişine sahip yaşlı yetişkinlerin yüzlerinde oluşan, yüzeysel (süperfisiyal) bir cilt kanseridir. Aylardan yıllara ilerleyen süreçte, bu durum, eğer tedavi edilmezse lentigo malign melanom adı verilen daha agresif bir malign türe dönüşebilir. Tabii ki her insan için malign potansiyel taşıyan yüzlerce olağan yüz çili vardır. Deri biyopsisi adı verilen basit bir test lentigo malignanın teşhis edilmesine yardımcı olabilir.
Melanom: Cilt kanserinin bu çok tehlikeli olan türü genç insanlarda bile ortaya çıkabilir ve vücudun güneşe maruz kalan bölgelerinde oluşabildiği gibi güneşten korunan bölgelerinde de oluşabilir. Melanomun kesin nedeni tam olarak bilinemese de, ultraviyole ışınlarının (özellikle UVA) rol oynadığı biliniyor. Melanomlar, önceden oluşmuş normal bir cilt beninden veya yıllardır var olan pigmentlenmiş noktalardan ortaya çıkabilirler. Melanomlar, daha önceden oluşmuş bir cilt beni taşımayan tamamen normal ciltlerden de ortaya çıkabilir. Kanserojen olmayan (benign) çillerle karşılaştırıldıklarında melanomlar, daha büyük ve daha koyu renkte olmaya yatkındır, daha düzensiz renk ve şekil çeşitliliğine sahiptir. Çoğu melanom gerçekte düzdür ve birçok insanın hatalı olarak bildiği gibi büyük değildir.
Bazal hücre karsinoması: Cilt kanserinin en yaygın türüdür. Genellikle sedefsi, pembe veya kırmızımsı renktedirler ve kolaylıkla kanayabilirler. Pigmentlenmiş bazal hücre karsinoması, kahverengi veya koyu renginden dolayı bir çille veya seboreik keratozla karıştırılabilen bir bazal hücre türüdür. Deri biyopsisi adı verilen basit bir yöntem bu cilt oluşumunun teşhis edilmesine yardımcı olabilir.

Uyarı

Şüpheli bir veya daha fazla pigmentlenmiş beneği bulunan her insan, bu beneklerin muayene edilmesi amacıyla bir doktora veya dermatologa gitmelidir. Sözlü tarifler ve fotoğraflar bile ikna edici bir teşhis için yeterli bilgiyi vermeyebilir. Önlem almak üzülmekten her zaman daha iyidir.

Amerikan Dermatoloji Akademisi, yetişkinler için yıllık rutin sağlık taramasının bir parçası olarak tam vücut cilt muayenesini önerir. Her yeni, değişken ve kanayan cilt benlerini veya oluşumlarını olabildiğince çabuk şekilde doktorunuza ve dermatologunuza muayene ettirmeniz önemlidir. Eğer erken safhada teşhis edilir ve tedaviye başlanırsa, cilt kanserlerinin tedavisi mümkündür.

Tedavi

Çil oluşumunu hafifletmeye veya azaltmaya yardımcı olabilecek çeşitli güvenli ve etkili yöntemler vardır: Çoğunlukla, en iyi sonuç için çoklu veya kombine tedaviler gerekli olabilir. Her insanın cildi benzer tedavilerle aynı derecede düzelmez ve çiller tekrar UV’ye maruz kalındığında kolaylıkla yeniden oluşabilir.
Beyazlatıcı veya gölgelendirici kremler: Hidrokinon veya kojik asit içeren ürünler reçeteli veya reçetesiz olarak satın alınabilir. Hidrokinonun yüksek konsantrasyonları (%2’nin üzerinde) reçete gerektirir. Bu ürünler eğer birkaç ay boyunca düzenli uygulanırlarsa çillerin hafifletilmesine yardımcı olabilir. Beyazlatıcı veya gölgelendirici kremler en iyi etkiyi güneş korumasıyla bir arada gösterirler.

Retinoidler: Bazen diğer beyazlatıcı kremlerle birlikte kullanılırlar, tretinoin, tazaroten, adapalen ürünleri de düzenli uygulandıklarında çillerin hafifletilmesine yardımcı olabilir.
Kriyocerrahi: Sıvı nitrojenle dondurma yöntemi bazı çil türlerinin tedavisinde kullanılabilir. Her benek dondurmaya veya yakmaya cevap vermez.

Lazer tedavisi: Çeşitli lazerler çil oluşumunun güvenli ve etkili bir şekilde hafifletilmesine ve azaltılmasına yardımcı olabilir. Bu yöntem, kriyocerrahi gibi basit ve kolay olan, yüksek başarı oranına ve ciltte yara veya renk değişikliği oluşumu açısından düşük riske sahip bir işlemdir.
Photofacial veya Intense Pulsed Light tedavileri, çilleri azaltıp ortadan kaldırmaya yönelik diğer yöntemlerdir. Bu gerçek bir lazer tekniği değildir, ama yoğun bir ışık kaynağıdır.
Kimyasal peeling (soyma) yöntemi de çillerin azaltılmasına ve dengesiz pigmentasyonun düzeltilmesine yardımcı olabilir.

Önleme

Çil oluşumuyla ilgili kendi genetik unsurlarımızı değiştiremeyeceğimize göre, bizim çil oluşumunu engelleme konusundaki başlıca önlemlerimiz güneşten korunmayı amaçlar ve şunları içerir:
30 SPF (güneş koruma faktörü) içeren güneş kremleri kullanmak
Geniş kenarlı (10 cm) şapkalar kullanmak
Güneşten koruyucu giysiler (gömlekler, uzun kollu giysiler, pantolonlar) giymek
Güneşin en yukarıda olduğu sabah 10 ve öğleden sonra 4 saatleri arasında güneşe çıkmamak
Gölgelik ve kapalı mekanları tercih etmek.
Çil oluşumunu önlemek, daha sonra önceden oluşmuş çilleri ortadan kaldırmaya çalışmaktan daha etkilidir. Çilleri azaltmayı amaçlayan tedaviler daha zordur ve her zaman memnun edici olmaz.

Çil oluşumuna genetik yatkınlığı olan insanlar güneş korumasına erkenden çocuklukta başlamalıdırlar. Güneş ve UV kaynaklı cilt hasarlarının çoğu, genellikle çocuklar 18 yaşından küçükken meydana gelir.

Çil ve güneş yanığı oluşumuna daha müsait olan açık renk tenli insanlar, cilt kanserlerinin oluşumu konusunda da çoğunlukla daha yüksek risk taşırlar. Çiller, güneş yanığına ve potansiyel cilt kanserine karşı oldukça korumasız olan hassas bir cildin uyarı işareti olabilir.

Cevap bırakın

Or

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.