Pnömoni (Zatürre)
Zatürre ya da tıbbi adıyla pnömoni bakteri, virüs ve nadiren
parazitlerin neden olduğu akciğer enfeksiyonu olarak
tanımlanır. Akciğerde meydana gelen bu enfeksiyon, alveol
adı verilen havayla dolu küçük akciğer keseciklerine iltihap
hücrelerinin birikmesine ve yine bu alana kan damarlarından
gelen serumun dolmasına neden olur. İçleri serum sıvısı ve
iltihap hücreleri ile dolan, yani hava içeriğini kaybeden
alveoller solunum işlevlerini yerine getiremezler. Eğer
pnömoni yaygın ise hastada solunum yetersizliği görülebilir.
Bağışıklık sistemi normal olan bireylerde pnömoniye neden
olan mikroorganizma hastane ortamından ya da hastane dışı
ortamdan akciğere yerleşerek enfeksiyona neden olabilir. Bu
nedenle hastanede yatan bir hastada, yatıştan 48-72 saat
sonra meydana gelen pnömoni hastane kökenli pnömoni, buna
karşın hastane ile ilgisi olmayan bireylerde meydana gelen
pnömoni ise toplum kökenli pnömoni olarak adlandırılır. Biz
bu yazımızda daha çok toplum kökenli pnömonilerden söz
edeceğiz.
Toplum kökenli Zatürre için risk faktörleri nelerdir ?
+ İleri yaş,
+ Sigara kullanımı,
+ Aşırı soğuk havaya maruz kalmak,
+ Kronik bir kalp ya da akciğer hastalığının varlığı,
+ Alkolizm, madde bağımlılığı,
+ Bilinç bozukluğu ile seyreden bazı nörolojik hastalıklar,
+ Öksürük refleksinin bozulması,
+ Yabancı cisim aspirasyonu,
+ Zararlı gazlara maruz kalmak,
gibi bazı faktörler pnömoni için risk faktörleri olarak
sıralanabilir.
Zatürre belirtileri nelerdir ?
Pnömoni genellikle ateş, boğaz ağrısı gibi üst solunum yolu
enfeksiyonu belirtilerini takiben başlar ve hastalarda bu
belirtilerden 2-3 gün sonra yüksek ateş, titreme, hızlı
soluk alıp verme, halsizlik, öksürük, balgam çıkarma, nefes
almakla batıcı tarzda göğüs ağrısı ve hastalığın ciddiyeti
ile ilişkili olarak nefes darlığı, siyanoz gibi semptomlar
ortaya çıkar. Atipik seyirli pnömonilerde baş ağrısı, karın
ağrısı, bulantı, kusma, ishal gibi belirtiler de olabilir.
Hastaların birçoğunda dudak ve dudak çevresinde uçuk
görülebilir.
Tanı
Yukarıdaki belirtilerle hekime başvuran hastada fizik
muayenede saptanan yüksek ateş, ağız çevresinde herpes
enfeksiyonlarına bağlı uçuk; dinlemede akciğerde pnömoniye
özel solunum seslerinin duyulması gibi bulgular hekimi
pnömoni tanısına yöneltir. Pnömonili hastalarda
sedimantasyon hızı ve kandaki lökosit sayısının arttığı
saptanır ve nihayet akciğer grafiğinde görülen bazı
değişiklikler ile yukarıda sayılan klinik bulguların
ışığında pnömoni tanısına ulaşılır.
Zatürrenin Tedavisi
Pnömoni tanısı konulan hastada hekim öncelikle hastanın
klinik, radyolojik ve laboratuar bulgularına dayanarak
tedavinin evde mi yoksa hastane koşullarında mı yapılacağına
karar verir.
Aşağıdaki kriterlerden birinin varlığında hasta hastane
koşullarında tedavi edilmelidir.
+ 65 yaş üzeri hasta,
+ Kronik akciğer, kalp veya böbrek hastalığı varlığı,
+ Alkolizm veya madde bağımlılığı,
+ Evde 3 günlük antibiyotik tedavisine yeterli yanıt
alınamayışı,
+ Bilinç bozukluğu,
+ Aşırı tansiyon düşüklüğü,
+ Akciğer grafisinde yaygın pnömoniye ilişkin bulguların
varlığı,
+ Lökosit sayısının çok yüksek ya da çok düşük oluşu,
+ Tabloya plörezinin eşlik etmesi,
+ Böbrek yetersizliği tablosu gelişmesi,
+ Aşırı kansızlık,
+ Solunum sayısının çok artması,
+ Siyanoz varlığı
Yukarıdaki kriterleri taşımayan, genel durumu iyi olan genç
hastalarda yakın takipte kalmak şartıyla evde antibiyotik
tedavisi ve istirahat önerilir. Kullanılacak antibiyotiğe
pnömoninin klinik bulguları ve olası etken mikroorganizma
türüne göre hekim karar vermelidir. Yetersiz antibiyotik
kullanımları tablonun ağırlaşmasına neden olabilir.
Tedavinin ilk 3-5 günü içerisinde ateş düşer, diğer
belirtiler geriler ve hastalık genellikle 1-2 haftada tam
olarak iyileşir.
Hastane koşullarında tedaviye alınan hastalarda da derhal
olası etken mikroorganizmalara yönelik antibiyotik tedavisi
başlanılır. Tedavi sırasında eğer gerekli görülür ise balgam
muayeneleri, kan kültür çalışmaları ve diğer bazı tetkikler
istenebilir. Bu tür hastalarda antibiyotik tedavisi ile
birlikte altta yatan akciğer, kalp ya da böbrek hastalığına
yönelik tedaviler ve diğer destekleyici tedavi yöntemlerine
başvurulur. Tüm bu çabalara rağmen solunum yetersizliği
tablosu gelişen hastalarda yoğun bakım ve mekanik
ventilasyon desteği sağlanmalıdır.
Pnömoni bazı olgularda tümör ya da yabancı cisim gibi
bronşta tıkanmaya neden olan bir süreç arkasındaki akciğer
alanında ortaya çıkabilir (obstrüktif pnömoni). Bu tür
olgular genellikle antibiyotik tedavisine kısmi direnç
gösterebilirler ancak bazen de uygulanan tedavi ile pnömoni
ve pnömoninin röntgen bulguları tamamen düzelebilir ve altta
yatan hastalık gözden kaçırılabilir. Bu nedenle özellikle
sigara kullanan 40 yaşından büyük hastalarda tedavi sonrası
bronkoskopik değerlendirme ile bronş içi tıkayıcı bir
hastalık olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Zatürreden korunma
Pnömoniden korunmak için KOAH, bronşektazi, astım, kalp
yetersizliği gibi kronik hastalıkların varlığında ve ileri
yaştaki hastalarda, pnömoni ve grip aşılarının hekim
kontrolünde uygulanması gerekir.
Kaynak: www.akcigerim.com