Yeme bozuklukları, insanın
yemek yeme, kilo ve vücut görünüşüyle ilgili düşünce ve
davranışlarındaki aşırı rahatsızlıklardır. Daha çok genç
bayanlarda, ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde görülür.
Ama çocuklar, genç öncesi grup, yetişkin kadınlar ve
erkekler de bu problemleri geliştirebilir. Yeme
bozuklukları, sonuçları hayati tehlike içeren ciddi
problemlerdir.
Anoreksi Nevroza: Kendi kendine aç kalarak ve bazen
tasfiye yapmak yoluyla aşırı kilo kaybetmektir. Tasfiye
yapmak; kusmak, müshil kullanmak ve aşırı egzersiz yapmayı
içerir.
Belirtileri ise şunlardır:
1) Normal kiloyu korumayı reddetmek
2) Kilo almaktan aşırı derecede korkmak
3) Kilo ve vücut şekliyle takıntılı şekilde meşgul olmak
4) Menstürasyon (adet) dönemlerinin kaybolması
5) Çarpıtılmış vücut görünüşü
Bulimia Nevroza: Yemek sonrası gizli olarak yapılan
kusma evreleri olarak tanımlanmaktadır. Kişinin kilosu
düşükten ortalamanın üstüne doğru değişebilir; bu yüzden
tanı koymak zordur.
Belirtileri ise şunlardır:
1) Devamlı yemek ve kusmak
2) Gıda alımını kontrol edememek
3) Atıştırdıktan sonra kusma yada kendi kendine kusmak,
diyet hapları ve müshil kullanmak, aşırı egzersiz yapmak ve
aç kalmak
4) Kilo ve vücut şekliyle takıntılı şekilde meşgul olmak
Bazı insanlarda anoreksi (iştah kaybı) ve bulimia
belirtileri bir arada görülmektedir. Bu insanlar, aşırı
yemeyle ya da kusmadan atıştırmayla meşguldürler. Bu kişiler
yeme alışkanlıklarından önemli derecede rahatsız olmakla
beraber, obezlik sınırına kadar kilo alabilirler. Birçok
insanda hem anoreksi hem de bulimianın belirtileri vardır.
Erkekler daha çok aşırı egzersizle kilo kaybetmeye
meyillidirler.
Yeme bozuklukları “yiyip bitirme” ilişkileri
Yeme bozuklukları tüketicidirler. Yeme bozuklukları, kişiyi
takıntılı ve olumsuz düşünce ve davranışlarla tüketir ve
kişinin aile üyeleriyle, sevdikleriyle ve hayatla olan
ilişkilerini tüketir. İnsanlar yeterli beslenmezlerse,
devamlı olarak yemek yemeyi düşünürler, hatta bazen yemek
hakkında hayal bile kurarlar. Bu insanlar kendilerini
depresif, yalnız ve yorgun hissederler. Başkalarının onlara
yemek yedirmek için baskı kuracağını düşündükleri için
ilişki kurmaktan kaçınırlar. Fiziksel olarak kendilerini
tükenmiş hissederler ve yeme bozukluğu davranışlarında
bulunmaya kendilerini mecbur hissederler.
Sevdiğimiz insanlar, yeme bozukluklarını kabul etme ve
anlamada aşırı zorluk çekerler. Sevdiğiniz birinin aç
olduğunu veya bedenine zarar verdiğini görmek sıkıntı
yaratan bir durumdur. Sıklıkla ebeveynler, çiftler ve
diğerleri kişiyi yemek yemeye ve kusmasını durdurmaya
zorlarlar. Bu durumda kişi, sevdiklerini ona yardım etmekten
çok kontrol etmeye çalışan düşmanlar olarak görür.
Eğer kişi konuşmaz ve duygularını gösteremezse yeme
bozuklukları gelişebilir. Genelde aile dinamikleri,
problemli iletişim şekilleri, kayıplar ve istismar gibi
stres faktörleri, kişinin baş edemeyebileceği olumsuz
duyguların ortaya çıkmasına neden olur. Bu kişiye sadece
yemek yemesi gerektiğini söyleyerek halledilebilecek bir
problem değildir. Belirtiler, kişinin problemlerle
yüzleşmeyi reddetmesinin bir yoludur ya da hayatının geri
kalanının kontrolü dışında geliştiğini düşündüğünde, kendini
kontrolde hissetmesi için bir teşebbüsdür.
Yardım alarak bu ilişkinizi güçlendirin
Yeme bozukluklarının şiddeti, hafiften hayati tehlikeye
kadar değişmesine rağmen genellikle bu rahatsızlık
kendiliğinden yok olmaz. Yeme bozukluğu olan kişiler
genellikle yardım almaktan korkarlar; çünkü bunun zayıflık
göstergesi olabileceğini düşünürler. Sevdiklerimiz, yardım
alma konusunda açık olarak ve aile ilişkilerinin ve diğer
konuların bu konuya nasıl katkıda bulunduğunu inceleyerek bu
zayıflık fikrinin kırılmasına yardımcı olabilirler. Bir
ailede hem anne hem de baba tedaviye katılmalıdır ve bu
mücadele paylaşılmalıdır.
Ciddi bozukluk işaretleri
Birisi…
- perhiz yapar ya da ciddi şekilde yemek alımını kısıtlarsa
- yemek saklar veya çalarsa
- yemeklerden sonra tuvalette aşırı zaman geçirirse
- kusarsa veya müshil, diyet hapları ya da zayıflamak için
başka ilaçlar alırsa
- ciddi miktarda kilo kaybı olursa
- yorgun ve üzüntülüyse
- konsantre olamıyorsa
- düzensiz periyotları varsa, şişmiş eklemleri, kanlanmış
gözleri varsa
- sıcak havada bile kat kat giyiniyorsa
- bayılıyorsa
Eğer bu ve benzeri başka işaretler varsa profesyonel yardım
acilen gereklidir. Yeme bozukluğu konusunda, bu
rahatsızlığın ne kadar ciddi olduğunu ve nasıl bir tedavi
planına ihtiyaç duyulduğunu anlamak için, uzman bir kişiden
yardım alınmalıdır.
Neler yardım eder?
Yeme bozuklukları olan kişilerin, genellikle kişisel terapi,
aile veya çift terapisi, besin tedavisi, ilaç tedavisi ve
bazen grup terapilerine ihtiyaçları vardır. Hastalığın
ciddiyetine bağlı olarak hastanede, muayenehanede veya evde
tedavi gereklidir.
Kişi ne kadar erken tedavi altına alınırsa, iyileşme
ihtimali de o kadar yüksektir. Bir an önce yardım alın.
Tedavi etkilidir. Anoreksik veya bulimik hastaların %75’i
iyileşmektedir. Geriye kalan %25’lik kısım ise kronik olarak
hastadırlar ve bazıları da ölecektirler. Aile veya evlilik
terapisi, iyileşme olasılığını önemli derecede arttırır.
Aile fertlerinin ve sevdikleri kişilerin, bunun basit bir
problem olmadığını ve sadece “sadece yemek ye” şeklinde öğüt
vermenin, onlara yardım etmeyeceğini anlamaları gerekir.
Yemek yeme ve vücut görünüşü ile ilgili konular daha
karmaşık duyguları kapsamaktadır. Yeme bozukluğu,
düşüncelerin ve davranışların mantıksız bir sistemidir ve
kişinin, derindeki öz güven ve kimlik problemlerini çözmek
ve hayatı üzerinde kontrol duygusu kazanmak için bulunduğu
bir girişimdir. Fakat unutulmamalıdır ki yeme bozuklukları
için etkili tedaviler vardır.
Kaynak: http://www.aamft.org
|