
reklamlar
Saç dökülmesi, insanoğlunun en
eski ve en önemli güzellik sorunlarından biridir ve deri
hastalıkları uzmanlarına başvuru nedenleri arasında önemli
yer tutar. Tıbbi olarak saç dökülmesi, saç köklerini tam
olarak yıkıma uğratarak; iz bırakan, yani saçın yeniden
çıkma şansı olmayan dökülmeler ve iz bırakmayan dökülmeler
olarak ikiye ayrılabilir. Halk arasında tanınan, iz
bırakmayan dökülmelerdir. İz bırakanlar; yanıklar, kellik
hastalığı ve daha az tanınan, çok sık görülmeyen bir grup
deri hastalığıdır ve çoğu kez saçlı deri içerisinde bölgesel
dökülme alanları şeklinde görülür. İz bırakmayan
dökülmelerde ise; dökülme nedeni ortadan kaldırılabilirse
saçların tekrar çıkma şansı yüksektir. Bunların arasında en
iyi tanınanı, erkekler için neredeyse kader olarak kabul
edilen doğal dökülmedir (fizyolojik veya androjenik
dökülme). Bu dökülme tipinde kalıtımın önemli payı olmakla
birlikte etkileyen diğer faktörler pek bilinmemektedir. En
çok üzerinde durulan ve tartışılan konu, erkeklik
hormonlarının (androjen) etkileridir. Bir şekilde bilinmeyen
bir mekanizmayla etkileri olabilecek gibi görünmekle
birlikte, doğrudan bu hormonun fazlalığına bağlı değildir.
Erkeklik hormonlarının kel erkeklerde fazla olduğu varsayımı
uzun süre gündemde kalmış ve en güçlü savunucuları da kel
kafalı erkekler olmuşlardır. Bu kişilerde erkeklik
hormonlarında fazlalık saptanamamış olmakla birlikte,
kadınlık hormonları (östrojen) verildiğinde veya erkeklik
hormonlarının etkisini azaltılıp, işlevlerini engelleyen
ilaçlar verildiğinde gerçekten saçlarda yeniden çıkmalar
olabilmektedir; fakat bununla birlikte göğüs ve kalça
büyümesi gibi bazı kadınsı özelliklerin oluşması da
müessesenin hediyesi olarak gelen kaçınılmaz bir sonuçtur.
Günümüzde ilaç araştırıcılarının en önemli araştırma
konularından biri, promosyonlarından arındırılmış bir saç
ilacıdır. Saçların yağlı ve kepekli olmasının da saç
dökülmesi üzerinde etkili olduğu düşüncesi çok uzun zamandan
beri vardır ve neredeyse her on yılda bir, etkiliyor -
etkilemiyor şeklinde gündeme gelmektedir.
Son zamanlarda güneş ışınlarının da saç dökücü etkisinden
söz edilir olmuştur. Psikolojik faktörlerin etkisi ise çok
açık değildir. Erkek tipi dökülmede, seyrelme alnın iki yanı
ve tepenin arka kısmından başlar ve yavaş yavaş ilerleyerek
aradaki saçlar dökülmezler. Bu tip dökülmelerde kesin bir
çözüm bulma olanağı yoktur. Dökülme ağız yoluyla alınan bazı
ilaçlar ve dıştan uygulanan bazı ilaç veya kozmetiklerle
yavaşlatılabilir.
Kadınların saç dökülmelerinde ise çok farklı bir durum
vardır. Kadınlarda, cinsiyet özellikleri nedeniyle
erkeklerdeki gibi doğal kabul edilen ve kaçınılmaz
dökülmeler yoktur. Erkeklerdekine benzer bir dökülme söz
konusu ise, muhakkak altında bir neden aramak gerekir.
Kadınlarda sık karşılaştığımız sorunlardan birisi ''yalancı
dökülmelerdir''. Bu hastalar, genellikle bize avuç avuç,
topak topak, ''lavabo lavabo ve küvet küvet'' saç
dökülmesinden yakınarak gelirler. Bunlar arasında gerçek saç
dökülmesi olanlar çok fazla değildir. Çünkü tanımlanan
dökülmeler saç yıkama ve fırçalama sırasında olan
dökülmelerdir, yani dökülme aşamasında olan saçların doğal
dökülmesidir; yerlerine yenileri gelecektir. Daha önceki
derslerimizde (özür dilerim! sohbetlerimizde) bu konudan söz
etmiştik. Bir tutam saç alınarak bunların incelenmesiyle (trikogram)
gerçek saç dökülmesi olup olmadığına karar verilebilir.
Bazen saçların aniden son faza geçmeleri görülebilir ki,
bunlar çok özel hastalık durumları veya ilaç yan etkilerine
bağlı olarak seyrek görülen olaylardır. Gerçek dökülmenin
bir başka belirtisi de saçlarda seyrelme görülmesidir.
Seyrelmenin genel veya belirli bir bölgede olması da yol
göstericidir. Özellikle tepede, erkek tipi dökülmeye benzer
seyrelme varsa, bu hormonal bir bozukluğun işareti olabilir
ve bulgular bu yönde araştırılmalıdır. Beraberinde adet
görme (menstrüasyon) bozuklukları, kıllanma artışı
görülüyorsa bu hormonal bozukluk olasılığını arttıran bir
durumdur. Bir başka önemli neden kansızlığın bazı şekilleri,
özellikle demir eksikliği anemisidir. Doğum yaptıktan 3 - 4
ay kadar sonra başlayan ve tam nedeni anlaşılmamış bir özel
dökülme şekli daha vardır ve 6 ay kadar sonra düzelir. Uzun
süren çok sıkı zayıflama rejimleri de saç dökülmelerine
neden olabilir. Bu neden erkekler için de geçerlidir, fakat
gerek erkeklerde doğal dökülme nedeniyle gözden kaçması,
gerekse kadınların fazla diyet sever olmaları nedeniyle,
kadınlardaki saç dökülme nedenleri arasında yer almaktadır.
Kadınlarda saç dökülmesine neden olan üçüncü önemli etken
ise psikolojik nedenlerdir. Özellikle dertli olmanın meziyet
sayıldığı ülkemizde, dert ve sıkıntı bolluğu bu nedeni biraz
daha ön plana çıkartmakta ve olayı daha romantik bir hale
getirmektedir. Üstelik bu dökülen saçlar, eşlerin ve
çocukların yoluna süpürge edilmiş saçlar olduğu için durum
daha da vahimleşmektedir. Psikolojik neden aslında erkekler
için de geçerli olması gereken bir nedendir; fakat erkeklik
gururu böyle şeylere izin vermez. Erkekler güçlüdür,
sağlamdır, ağlamaz, açık vermez, bağırlarına taş basarak
sıkıntılara erkekçe göğüs gerer.
Hem kadınlarda hem erkeklerde geçerli olan bazı saç dökülme
nedenleri de vardır, fakat bunlar daha seyrek görülürler ve
neden ortadan kalkınca durum düzelir. Bu tip dökülmelerde,
genellikle saçlı derinin her tarafında eşit oranda
seyrelmeler görülür.
Başta kanser ilaçları olmak üzere bazı ilaçlar ve kimyasal
maddeler, tifo gibi yüksek ateşli, ağır seyreden ve uzun
süren hastalıklar, tiroid bezinin guatr gibi hastalıkları
böyle dökülmelere neden olabilir. İz bırakmayan, parçalı
dökülmelerin en önemlisi ''pelade-alopecia areata'' adı
verilen ve kesin nedeni belli olmayan hastalıktır. Halk
arasında, mantarlara bağlı olan ''kellik'' hastalığı ile
karıştırılarak ''saçkıran'' veya ''saçkesen'' gibi adlarla
anılmaktadır. Akşam saçlı yatılıp, sabah saçsız kalkma diye
tanımlanabilecek bir şekilde ani dökülme olur. Başlangıç
genellikle 1 - 2 cm. çapında kılsız, parlak bir alan
şeklindedir, bazen yavaş bir yayılma da görülebilir.
Genellikle tedavi edilmese bile 3 - 6 ayda kendiliğinden
iyileşir (sirke veya sarımsak sürülmese de iyileşebilir).
Ender olarak, hızla ilerleyen ve tüm saçı, hatta kaş, kirpik
ve vücut tüylerini de döken daha şiddetli türleri de
görülebilir. En çok üzerinde durulan nedenler, psikolojik
gerginlik ve sıkıntılardandır. Bununla karışabilecek bir
hastalık da, saçlı derinin yüzeysel mantar hastalıklarıdır.
Bunlarda da parçalı dökülmeler vardır, fakat üzerindeki
kepekler ve kırık saçlar sayesinde ayırt edilir. Psikolojik
nedenlere bağlı saç koparmalar, saçları sürekli gererek
toplamalar da önceleri geçici, zamanla kalıcı dökülmelere
neden olabilir.
Kaynak: TURKDERM
reklamlar