|
|
 |
|
BEBEĞİN RAHİMDE GELİŞME GERİLİĞİ |
|
|
İntra uterin (Rahim içi)
gelişme geriliği (İUGG) terimi genel olarak doğum anında
çocuk ağırlığının gebelik haftasına göre %10'un altında
olmasıdır. Bu miadında doğumlarda bebek ağırlığının 2500
gramın altında olması anlamına gelir. Gebeliklerin
%3-7'sinde görülür. İUGG'de bebek, anne rahminde gerekli
gelişimini ve kilo alımını yapamamıştır. Bebek hayatı ve
gelişimi ciddi tehlike altına girer.
İUGG tanısını koymak için bebek ağırlığının haftasına göre
%10'un altında olması ve buna sebep olabilecek bir
hastalığın bulunması gerekmektedir. Tek başına düşük doğum
ağırlıklı bebek İUGG tanısı koydurmaz. Bazı bebekler gebelik
haftalarına göre düşük doğum ağırlıklıdır, ancak bu durum
herhangi bir gebelik probleminden kaynaklanmamaktadır.
Bebeğin boyutları büyük oranda anne ve babadan gelen genetik
şifre ile belirlenmektedir. Anne ve babadan gelen genetik
şifreye göre bebeğin beden yapısı küçük olabilmektedir.
Böyle durumlarda bebeği riske sokacak bir durum söz konusu
değildir. İUGG'de ise bebek potansiyel olarak daha büyük
olacakken bazı hastalıklar nedeni ile bu potansiyelini
kullanamaz, gelişimi kısıtlanır. Gelişimi kısıtlanmış bebek,
anne karnında, doğum anında ve doğum sonrası dönemde ciddi
yaşamsal risklerle karşı karşıyadır.
Oluş nedenleri nelerdir?
İntrauterin gelişme geriliği gebelikte olabilecek bazı
komplikasyonlardan kaynaklanmaktadır. Bu komplikasyonlar
anneye veya bebeğe bağlı olabilir.
Anneye bağlı nedenler çoğunlukla vakaların %80'inden
sorumludur. Bu durumda bebekte asimetrik bir gelişme
geriliği görülür.
1. Annede damarsal hastalıklar en sık karşılaşılan durumdur.
Annedeki hipertansiyon, preeklampsi ve diyabet bebeğin
gelişimini bozma potansiyeline sahiptir.
2. Plasentaya ait hastalıklar İUGG sebebi olabilir. Plasenta
previa ve plasentadaki yoğun infarktlar bebeğin beslenmesini
bozarak gelişme geriliğine neden olabilmektedir.
3. Annenin sigara içimi, annede beslenme yetersizliği, çoğul
gebelik ve kansızlık da İUGG nedeni olabilir.
Bebeğe ait nedenler vakaların %20'sinde görülür. Genellikle
simetrik gelişme geriliğine neden olur. Tüm vücut
ölçümlerinde eşit oranda gerilik söz konusudur.
1. Bebeğe ait anomaliler: kalp anomalileri, kromozom
anomalileri (down sendromu , trizomi ), santral sinir
sistemi anomalileri
2. Bebeğin rahim içerisinde geçirdiği viral enfeksiyonlar
İUGG nedeni olabilir.
Tanı
Halen devam etmekte olan bir gebelikte gelişme geriliğinin
tanınması zordur. İlk önce rutin gebelik takiplerinde anne
adayının öyküsünde düşük doğum ağırlığına neden olabilecek
faktörler araştırılır. Anne adayı daha önce gelişme geriliği
olan bebek doğurmuşsa, yüksek tansiyon, diyabet gibi
hastalıkları veya sigara kullanımı varsa İUGG açısından
dikkatli olmak ve araştırma yapmak gerekecektir. Daha
önceden İUGG'li bebek doğurmuş olmak en büyük risktir. Böyle
hastalar bebeğin gelişimi açısından yakın takibe alınır.
Rutin gebelik muayenelerinde rahimin beklenenden küçük
olması veya annenin kilo alımının yetersiz olması da İUGG'yi
düşündürür.
İUGG tanısında en büyük yardımcı ultrasondur. Özellikle İUGG
gelişimi açısından risk saptanmış gebeler, gebeliğin erken
dönemlerinden itibaren bebek gelişimi açısından seri
ultrasonografik takiplere alınmalıdır. Gebeliğin hemen
başında yapılan ultrason ile gebelik yaşı ve tahmini doğum
tarihi doğru bir şekilde saptanmalıdır. Zira daha geç
haftalarda yapılan ultrason ile gebelik yaşı tam olarak
saptanamamakta gerekli girişim için bazen geç
kalınabilmektedir. Ultrasonografik olarak bebeğin baş çapı,
baş çevresi, baş çevresi/karın çevresi oranı, uyluk kemiği
uzunluğu ölçümleri ve ayrıca bebek ağırlığı ölçümü vb
yapılır. Bu ölçümlerde gebelik haftasına göre bir küçüklük
saptanması durumunda İUGG'den şüphelenilmelidir.
İUGG'nin en çok karşılaşılan sebebi bebek ile anne
arasındaki kan dolaşımının bozulmasıdır. Renkli doppler
ultrasonografi ile kan damarlarından geçen kanın akım
özellikleri tespit edilebilir. İUGG'li bebekte kan dolaşımı
bozulmuştur ve bu durum Doppler ile saptanabilir. Doppler
ultrason ile damardaki direnç artışının ortaya konması
dolaylı olarak bize kan dolaşımına karşı bir direnç artışı
olduğunu gösterir. Anneden bebeğe kan getiren uterin
arterde, gebelik ilerledikçe bebeğe daha çok kan gelebilmesi
için 24-26. haftaya kadar dirençte düşüş olmaktadır. Bu
direncin beklenenden yüksek devam etmesi preeklampsi ve İUGG
riskini arttırmaktadır. Bebekle plasenta arasında göbek
kordonu içerisindeki umbilikal arter, umbilikal ven ve
bebeğin beyin damarlarındaki dalga şekli bozuklukları,
bebekteki dolaşım bozukluğunu saptayabildiği gibi dolaşım
bozukluğunun şiddetini de belirleyebilmektedir.
Bebekte gelişim geriliğini açıklayacak bir damarsal problem
yoksa olabilecek doğumsal anomaliler açısından ayrıntılı bir
ultrason taraması yapılmalıdır. Gerektiğinde amniyosentez
yapılarak bebeğin kromozom yapısı araştırılır. Ayrıca
bebekte olabilecek enfeksiyonlar da (toxoplasma, CMV,
Rubella) araştırılmalıdır.
Hasta takibi ve tedavi
İUGG tanısı konmuş bir gebelikte temel problem bebeğin anne
karnında ölme riskinin olmasıdır. Ancak bebek bu risk nedeni
ile vaktinden önce doğurtulursa da prematürite nedeni ile
doğum sonrası dönemde kaybedilebilir. Bu nedenle bebeğin
doğum zamanına karar vermek önemlidir.
İlk önce önlenebilir bir İUGG nedeni varsa bu ortadan
kaldırılmalıdır. Anne sigara içiyorsa bırakması
gerekmektedir. Hipertansiyon, düzenli yatak istirahatı ve
gerekirse tıbbi tedavi (İlaç) ile düzenlenir.
Bebeğin anne karnındaki gelişimi ve iyilik hali düzenli ve
sıkı bir takibe alınır. Ultrasonografi ile bebeğin gelişim
parametreleri ölçülür, kilo alımı takibe alınır. Ayrıca
bebeğin içinde bulunduğu amniyotik sıvının azalması da ciddi
risk altında olduğunun başka bir göstergesidir. Aynı şekilde
renkli Doppler ölçümleri düzenli olarak yapılır. Anne
karnındaki bebeğin kalp atımları NST (fetal monitör) ile
takibe alınır. Tüm bu testlerin kombine edildiği Biyofizik
Profil skorlaması seri olarak yapılır. Gelişme geriliğinin
şiddeti bu testlerin yapılma sıklığını belirler.
Bu sıkı takip sonunda bebeğin doğduğunda yaşayabilecek
aşamaya gelmesi veya bebeğin anne karnında kalmasının riskli
olduğunun saptanması durumunda doğuma karar verilir.
İUGG'li bebeklerin doğumu da risklidir. Zaten sınırda olan
bebek kan dolaşımı doğum sancıları sırasındaki rahim
kasılmaları ile iyice bozulabilir ve bebek kalp atışları
yavaşlayabilir (bradikardi). Bu nedenle bebek kalp atışları
sıkı takibe alınarak doğum izlenir. İUGG'li bebeklerde bu
nedenle çoğunlukla sezaryen tercih edilmektedir.
Kaynak: www.kadinvegebelik.org
|