İnvazif serviks kanseri
(yayılım gösteren rahim ağzı kanseri) uzun yıllar Dünya'da
en fazla görülen kadın genital sistem kanseri olmuştur.
Ancak smear gibi tarama yöntemlerinin . Buna sebep 1842 de
bir araştırmacının rahibelerde bu hastalığın ortaya
çıkmadığını gözlemlemesidir. 1953 yılında yapılan bir
çalışmada hayat kadınlarında görülme sıklığının normal
kişlere göre daha fazla olduğunun saptanması bu fikri
güçlendirmiştir.Monogamik yani tek eşli yaşamın ağır bastığı
Müslüman ülkelerde Yahudilerde ve koyu katoliklerde de
yaygınlaşması ile görülme sıklığı giderek azalmaktadır.20
ile 80 yaş arasında bütün kadınlarda görülebilir.En çok
Kolombiya'lılarda en az ise İsrail'lilerde görülür.
Risk Faktörleri
Uzun yıllar serviks kanserinin cinsel temas ile bulaşan bir
hastalık olduğu düşünülmüştür. Buna sebep 1842 de bir
araştırmacının rahibelerde bu hastalığın ortaya çıkmadığını
gözlemlemesidir. 1953 yılında yapılan bir çalışmada hayat
kadınlarında görülme sıklığının normal kişlere göre daha
fazla olduğunun saptanması bu fikri güçlendirmiştir.Monogamik
yani tek eşli yaşamın ağır bastığı Müslüman ülkelerde
Yahudilerde ve koyu katoliklerde de az görülmesi yine bu
fikrin lehinedir.Ancak bu toplumlardan gelişmiş ükelere göç
edenlerde hastalığın artış göstermesi çevresel faktörlerin
de etkisini gündeme getirmektedir. Cinsel yaşamın 20
yaşından önce başlaması, 2 den fazla partner, düşük
sosyoekonomik düzey, partnerin birden fazla kişi ile cinsel
temasda bulunması, HSV ve HPV türü virüsler risk
faktörlerini oluşturur. Sigara da önemli bir risk faktörü
olarak karşımıza çıkmaktadır. Fazla sayıda doğum yapmak ve
erkeğin sünnetsiz olmasının da riski arttırdığı öne
sürülmektedir. Ancak bu düşünceler popüleritesini
kaybetmektedir.
Belirtileri
Erken dönemde (CIN aşamasında) yakalanmayan serviks kanseri
ilerlemeye başlar ve klinik bulgu vererek karşımıza çıkar.En
sık görülen yakınma anormal vajinal kanamalardır. Kanserli
dokuda damarlanma arttığı için dokunma ile cinsel ilişki,
muayene gibi durumlarda kanama başlar.Canlılığını kaybedeb
doku nedeni ile kötü kokulu pis bir akıntı ortaya çıkabilir.
İlerlemiş vakalarda durdurulamayan kanamalar görülür.
Hastalığın yayılımına bağlı olarak böbrek yetmezliği görülür
ve bu en sık rastlanılan ölüm nedenidir. Klasik olarak
ağrısız kanama ve et suyu kıvamında akıntı serviks kanserini
düşündürmelidir.
Evreleme
Optimal bir tedavi için hastalığın evresinin tam ve doğru
olarak saptanması gerekir. Bugün için kabul edilen
evrelemede 5 kademe kullanılır. En erken evre Evre 0, en
ileri evre de evre 4 dür. Burada uzak organlara metastaz
(yayılım) bulunur. Her evre kendi içinde alt evrelere
ayrılır (Evre 1a1, Evre 2a gibi). Evreleme klinik olarak,
yani muayene, sistoskopi (mesanenin gözlenmesi), rektoskopi,
ilaçlı böbrek filmi (IVP), radyografi ve bilgisayaralı
tomografi sonuçlarının bir arada değerlendirilmesi ile
yapılır. Ultrasonografinin evrelemedeki rolü sınırlıdır.
Bazı yazarlara göre de uygun bir evreleme için cerrahi
olarak hastayı değerlendirmek gerekir. Ancak bu fikrin
taraftarı azdır.
Tedavi
Tedavide prensip olarak Evre 2b ve üzerindeki hastalara
ameliyat yapılmaması fikri hakimdir. Evrelere göre önerilen
tedavi şekilleri şunlardır:
Evre 0 : Konizasyon veya basit histerektomi (rahim alınması)
Evre 1a1 : Lenf ve damar yayılımı yoksa Konizasyon veya
basit histerektomi
Evre 1a2- Evre 2a : Geniş ve radikal histerektomi
Evre 2b ve üstü : Radyoterapi
Günümüzde uygulanan radikal histerektomi oldukça büyük bir
ameliyattır. Amaç kanseri sınırlarının ötesinde sağlam
dokulardan da geçerek damarları ve lenf yolları ile birlikte
çıkarmaktır.Eğer bunda başarılı olunamayacaksa radyoterapi
uygulamak cerrahiden daha iyi sonuçlar verir. Bazı yazarlara
göre de hastalığın evresi ne olursa olsun 50 yaşından büyük
hastalar cerrahi yerine radyoterapi ile tedavi
edilmelidirler, ancak bu fikrin savunucuları giderek
azalmaktadır. Bu azalmanın nedeni anestezi alanındaki
gelişmelerdir.
Tedavide yaygın olarak kullanılan bir başka yöntem de
cerrahiye ek olarak radyoterapi uygulamaktır. Radyoterapi
serviks kanserinin her evresinde kullanılabilir. Burada amaç
cerrahi ile ulaşılmayan kanserli hücrelerin tahrip
edilmesidir.
Son yıllarda serviks kanserinde kemoterapi de denenmektedir
ancak yararı hala daha tartışmalıdır.
Hastalığın gidişatı ve sağkalım
Serviks kanserinde prognoz yani hastalığın gidişatı pekçok
faktöre bağlıdır. Bunlar hastalığın evresi, lenf nodu
tutulumu, tümörün büyüklüğü, damar tutulumu, hücre tipi,
hücrenin DNA içeriği gibi faktörlerdir. Hastalığın evresine
göre 5 yıllık sağkalım oranları şu şekildedir.
Evre 1 : % 85
Evre 2 : % 66
Evre 3 : % 39
Evre 4 : % 11
Hastalığın takibi esnasında nüks ortaya çıkarsa prognoz çok
kötüdür ve hastaların %80'i kaybedilir. Nüksler genelde ilk
2-3 yıl içinde görülür. 5 yıldan sonra oldukça nadirdir.
Serviks kanseri son derece öldürücü ve tedavisi güç bir
hastalık olmasına rağmen düzenli kontroller sayesinde çok
erken dönemde fark edilebilen ve kolaylıkla hatta çoğu zaman
ameliyata bile gerek kalmadan tedavi edilebilen nadir
kanserlerdendir.
Kaynak: www.gata.edu.tr
|