|
|
 |
|
PLASENTANIN RAHİM AĞZINI KAPATMASI |
|
|
PLASENTA PREVİA
Plasenta bebek ile anne arasındaki besin ve oksijen
transferini sağlayan gebeliğin devamı açısından hayati bir
organdır. Plasentanın bebeğin doğum yolu üzerine
yerleşmesine plasenta previa denir.
Gebeliğin henüz başında gebelik ürününü oluşturan hücre
topluluğundan plasentayı oluşturmak üzere bir yapı ayrışır
ve bu yapı anne rahminin iç yüzeyine yerleşir. Bu yerleşim
rast geledir. Gebeliğin ilk 3 ayında plasenta rahim çıkışına
(serviks uteri) doğru yerleşmiş olsa da gebelik ve dolayısı
ile rahim büyüdükçe plasenta serviksi kapatmayacak şekilde
yukarı çekilir. Ancak bazı gebeliklerde plasenta serviksi
kapatmaya devam eder ve bu durumda plasenta previa tanısı
konur. Meydana geldiğinde özellikle ciddi kanamalarla
gebeliği komplike hale getirir ve çoğunlukla gebelik erken
sonlandırılmak zorunda kalınır.
Risk faktörleri nelerdir?
1. Annenin 35 yaş üzerinde olması
2. Daha önce çok sayıda düşük veya küretaj geçirmiş olmak
3. Çoğul gebelik olması
4. Daha önce rahim ameliyatı geçirmiş olmak
5. Daha önceden plasenta previalı gebelik geçirmek
Plasenta previa da yakınmalar nelerdir?
İlk bulgusu lekelenme tarzında açık kırmızı vaginal
kanamadır. Bu kanama şiddetli de olabilir. Kanama sırasında
rahimde kasılma olmaması ve hastanın ağrı hissetmemesi
plasenta previa için karakteristik bulgulardır. Ancak bazen
beraberinde doğum sancısı şeklinde ağrılar görülür.
Tanı nasıl konur?
Ultrason, plasenta da dahil olmak üzere rahim içi yapıların
incelenmesinde önemlidir. Ultrason ile bebeğin plasentasının
yerleşim yeri saptanır. Plasenta rahim ağzına yerleşmişse
tanı plasenta previadır. Plasenta rahim ağzını (serviks)
tamamiyle kapatmışsa Total, kısmi olarak kapatmışsa Parsiyel
Plasenta previa olarak adlandırılır. Ultrason ile previa
tanısı konan gebeye vaginal yolla steril spekulum muayenesi
yapılarak vaginal kanamanın başka bir patolojiden olup
olmadığı kontrol edilir.
Tedavi
Tedavi tamamı ile gebenin vaginal kanama epizodlarının
sıklığına ve kanama miktarına bağlıdır. Burada bebeğin
doğumuna ne kadar süre kaldığı da önemlidir. Mümkün
olduğunca doğum geciktirilerek bebeğin olgunlaşmasına fırsat
tanınmaya çalışılsa da çok şiddetli bir vaginal kanama da
gebenin hayatı tehlikeye gireceği için gebelik
sonlandırılır.
Plasenta previa kanaması bebek olgunlaşmadan önce meydana
gelmişse ve kanama miktarı azsa bebeğin olgunlaşmasına izin
verilir.
Vaginal kanaması olan hasta hastaneye yatırılarak izleme
alınır. Plasenta previadaki kanama annenin hayatını
tehlikeye sokabildiği gibi daha az miktardaki kanamalar
annede kansızlığa neden olacaktır. Bu nedenle tanı konar
konmaz tam kan sayımı yapılır. Varsa annedeki aneminin
düzeyi saptanır. Anemiyi tedavi etmek için kan yapıcı demir
ilaçlarına başlanır. Eğer kansızlık ilaç tedavisi ile
düzeltilemeyecek boyutta ise kan transfüzyonu zorunludur.
Kan transfüzyonu ile annenin hemoglobini en az 10 gr/dl
seviyesine yükseltilir.
Annenin fiziksel aktivitesi de plasentadan kanamayı
başlatabilmektedir. Bu nedenle hastanın fiziksel aktivitesi
kısıtlanarak yatak istirahatine alınır.
Rahim kasılmaları erken doğum eylemini ve dolayısı ile
kanamayı başlatacağından önlem olarak doğum eylemini
baskılayıcı (tokolitik) tedaviye başlanır.
Bu şekilde hastanede durumu stabil hale gelinceye kadar
izlenen hasta bebek olgunlaşması henüz tamamlanmamışsa
evinde yatak istirahatine devam etmek şartıyla taburcu
edilebilir. Bu arada doktorun uygun göreceği sıklıkta
takiplere devam edilir.
Cinsel ilişki de kanamayı başlatabileceğinden plasenta
previalı hastalarda yasaklanır.
Takipler sırasında bebek olgunlaşması tamamlandığında veya
vaginal kanama ciddi boyutlara ulaştığında doğuma karar
verilir
Plasenta previa da doğum genellikle sezaryen ile olur. Ancak
plasenta tam değil de kısmi olarak rahim ağzına yerleşmişse
vaginal doğumda denenebilir.
Kaynak: kadinvegebelik.org
|