|
|
 |
|
KUDUZ |
|
|
Tanım :
İnsanlara özellikle hayvan ısırıkları ile bulaşan ve aşı ile
korunabilen ancak hastalık tablosu ortaya çıktıktan sonra
tedavisi olmayan ve hemen daima ölümle sonlanan bir
hastalıktır ve tarih boyunca en çok korkulan hastalıklardan
biri olmuştur. Kuduz, dünyanın bir çok bölgesinde insanlar
için tehlike olmaya devam etmektedir. Kuduz esas olarak
hayvanların hastalığıdır.
Etken :
Kuduz hastalığının etkeni Rhabdoviridae ailesinden Rabies
virustur. Güneş ışığı ve deterjanlar ile ölür. Ancak
karanlıkta, uygun ortam bulduğu zaman vücut dışında da canlı
kalabileceği ve herhangi bir ısırık hikayesi olmadan da
bulaşabileceği bilinmektedir.
Epidemiyoloji :
Hastalık tüm dünyada yaygın olarak görülmektedir. Ancak bazı
ada ülkelerinden tamamen eradike edilmiştir. Diğer gelişmiş
dünya ülkelerinde sıklıkla rastlanılan vahşi hayvan
kuduzudur. Kuduz virusunun en önemli bulaşma yolu enfekte
hayvan tarafından ısırılmadır. Bunun dışında hayvanların
salyasının açık yaralara ya da konjuktiva gibi vücut
bölgelerine teması ile de bulaşabilir. Her yıl yaklaşık 80
ülkeden kuduz nedeniyle 40 000 den fazla ölüm bildirilmekte
ve 4 milyon kişi şüpheli ısırık nedeniyle tedavi
görmektedir. Kedi ve köpekler dışında ayrıca tilki, kokarca,
rakun, yarasa, çakal, kurt, maymun gibi tüm vahşi memeliler
kuduz reservuarı olabilir ve hastalığı bulaştırabilirler.
Klinik :
Hastalığın kuluçka süresi 4 gün ile birkaç yıl arasında
değişmektedir. Ancak vakaların %95'inde bu süre bir yıldan
daha azdır ve ortalama olarak 20-90 gündür. Kuluçka süresi,
ısırık yerinin beyine yakınlığı, ısırığın sayısı, derinliği,
ısırık yerinin sinir uçlarından zenginliği, hastanın çocuk
olup olmadığı ve vücuda giren virus miktarı ile ilgilidir.
İnsanlarda başlangıç semptomları genellikle çok tipik
değildir ve iştahsızlık, kırgınlık, yorgunluk, ateş görülür.
Hastaların yaklaşık yarısında ısırık bölgesinde ağrı ve duyu
kaybı görülür. Daha sonra huzursuzluk, aşırı korku hali,
saldırganlık, uykusuzluk, psikiyatrik bozukluklar ve
depresyon görülebilir. Nörolojik semptomlar ise, sara
krizleri, tuhaf davranışlar, ense sertliği, hızlı ve sık
nefes alıp verme, salya artımı ve felçler olarak ortaya
çıkar. Hiperaktif ataklar kendiliğinden ya da görsel ve
işitsel bir uyarı sonucu ortaya çıkabilmektedir. Işık gibi
görsel uyarıların atakları başlatabilmesi kişilerde fotofobi
(ışıktan korkma) gelişmesine neden olmaktadır. Su içme
teşebbüsü sırasında boğaz kaslarının kasılması nedeniyle
kişide tıkanma, boğulma hissi ortaya çıkmakta ve bu nedenle
hastalarda hidrofobi (sudan korkma) gelişmektedir. Ataklar
arasındaki dönemde hasta genellikle kendindedir ve bilinci
yerindedir. Nörolojik belirtilerin gelişmesinden 4 -10 gün
sonra koma hali gelişir ve sonunda hasta yaşamını kaybeder.
Tanı :
Hastalığın tanısı hikayedeki hayvan teması ve klinik
bulgulara dayanılarak konur.
Tedavi :
Hastalığın kendine özgü bir tedavisi yoktur, esas olan
hastalıktan aşı ile korunmadır.
Korunma :
Kuduz, belirtileri başladıktan sonra % 100 ölüme neden olan
bir hastalıktır. Bu nedenle kuduz, korunmanın çok önemli
olduğu bir infeksiyon hastalığıdır. Kuduz hastalığının
hayvanlardan bulaşan bir hastalık olması nedeniyle
korunmanın temel mantığı, kuduzun öncelikle evcil olanlar
olmak üzere hayvanlarda kontrolu, dolayısıyla virusun
insanlara geçme olasılığını azaltmadır. Kuduza karşı
mücadele Louis PASTEUR’un 1885 yılında kuduz bir köpek
tarafından ısırılan bir çocuğun hayatını, aşı ile kurtarması
ile başlamıştır. Bugün kuduz aşıları çok yüksek teknoloji
ile hücre kültürlerinden üretilen aşılardır ve son derece
etkin ve güvenlidir.
Temas sonrası ve tedavi amaçlı korunmanın üç basamağı
vardır;
Isırılan yerdeki yara bakımı,
Kuduz İmmunglobulini (HRIG) ya da at kaynaklı Kuduz Serumu (ERIG)
ile pasif bağışıklama,
Aşı ile aktif bağışıklama.
Şüpheli bir hayvan tarafından ısırılan kişinin yarası
sabunlu ya da deterjanlı su ile bolca yıkanmalıdır. Çok
basit gibi görülen bu uygulamanın özellikle yüzeyel
yaralarda riski %90 oranında azalttığı saptanmıştır. Yaraya
bir antiseptik (%40-70 lik alkol, iyodin v.b)
uygulanmalıdır. Kuduz dışındaki infeksiyonları engellemek
için antibiyotik uygulanmalıdır. Ayrıca yaralının tetanoz
aşısı durumu da kontrol edilmeli gerekli ise tetanoz aşısı
da yapılmalıdır.
Aşılama :
İnsanlarda kuduza karşı bağışıklaşmanın iki amacı vardır.
Kuduz bulaşma riskine açık olan kişileri bulaşma olmadan
korumak
Kuduz şüpheli bir temas olduğunda hastalık gelişimini
engellemek
Aşılama Şeması D.S.Ö nün önerdiği bulaşma sonrası aşılama
şemasına göre 0., 3., 7., 14., ve 28. günlerde 5 doz olmak
üzere intramuskuler yoldan ve mutlaka deltoid adaleden
bebeklerde ise uyluğun anterolateral kısmından yapılmalıdır.
Kaynak: www.istanbulsaglik.gov.tr
|