
reklamlar
Bu rahatsızlık daha çok mevsim
değişikliklerinde kendini gösterdiği için kronik yorgunluk
hakkındaki düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Yorgunluk, sosyal ve teknolojik bakımdan gelişen Dünya'da,
bu gelişmenin beraberinde getirdiği stress ve yoğun hayat
temposunun bir getirisidir.
Kronik yorgunluk günümüzde artık bir sendrom haline gelmiş
olup, kronik yani süreklilik kazanmış olduğu durumlarda bir
hastalık olarak değerlendirilmektedir.
Bu olgu, kendisi bir rahatsızlık olmakla beraber birçok
hastalığa da neden teşkil etmektedir. Çünkü vücudu normal
olarak bulunması gereken bir dengenin dışına itmektedir.
Yoğun iş temposu, stress, hava kirliliği, elektromanyetik
kirlilik, sosyopsikolojik yıpranmalar, uyku düzensizlikleri
gibi etmenler, bedensel ve ruhsal yorgunluk hali yaratırlar.
Neticede de vücut hem fiziksel hem de ruhsal olarak normal
dengesinin dışına çıkar.
Bu da hem vücudun bağışıklık yani savunma sistemini
yıpratır, hem de canlı ve dinamik olması gereken
işlevlerinin aksamasına neden olur. Böylece kalp damar
hastalıklarından depresyona kadar geniş bir yelpazede bir
çok hastalığın oluşması için uygun bir zemin yaratır.
Vücudun normal işlevsel zaman ritmi olarak belirtilen ve
sirkadien ritm adı verilen normal ritminin dışına çıkması
ile gece uyku düzensizlikleri, gündüz uyuklamaları,
unutkanlıklar, cinsel fonksiyonlarda bozulma, entelektüel
fonksiyonlarda gerileme gibi bir çok negatif sapmalar
meydana gelmektedir.
Bu olumsuzluklar iş veriminde de düşme yaratarak kişisel
sağlığın yanında toplumsal olarak da maddi ve manevi zarar
meydana getirirler.
Günümüzde artık fiziksel ve ruhsal olarak sağlıksızlık hali
oluşturan ve süreklilik arz eden "sendrom" yorgunluk ozon
tedavisi, S.O.E oksijen, Nöral terapi ve magnetoterapi adı
verilen özel ve doğal bir fiziksel koruma ve tedavi
yöntemiyle potansiyel tehlike olmaktan çıkarılabilmektedir.
Ozon, Oksijen ve Magnetoterapi, genel olarak hücre
yenileyici etkisi ve vücut hormon ve enzimlerinin
salınımlarının düzenlenmesiyle karakterize olan bir koruyucu
ve tedavi edici bir yöntemdir.
Temel olarak vücudun enerji dengesini normal sınırlar
içerisinde tutarak,uyku bozukluklarını düzeltebilmekte ve
günlük zindelik ve yaşamsal performansı arttırmaktadır.
Böylece yorgunluğun zararlı etkilerinden vücudu arındıdığı
gibi, stress, depresyon, uyku düzensizlikleri,unutkanlık,
cinsel fonksiyon bozuklukları gibi birçok sorunu ortadan
kaldırabilmektedir.
Kronik yorgunluk deyip geçmemek gerekiyor, hormonal yapı
başta olmak üzere kalitesiz uyku insan yaşamını olumsuz
etkilemesinin yanı sıra yaşamı insana kabusa dönüştürebilir.
Kronik yorgunlukta kullanılan başlıca metotlar: Nöral
terapi, Biyofoton, Magnetik alan tedavisi, , Ozon tedavisi,
S.O.E oksijen ve Akupunktur dur.
Kaynak: www.huseyinnazlikul.com
reklamlar