Gebelik
Gebeliğe Hazırlık Gebelik Dönemi Gebelik Sorunları Hafta Hafta Gebelik Ay Ay Gebelik
Doğum
Doğum Doğum Resimleri Doğum Videoları Doğum Sorunları Doğum Sonrası Emzirme
Bebek Sağlığı
Yeni Doğan Bebek Bebek Bakımı Ay Ay Bebek Gelişimi Bebek Sağlık Sorunları Bebek Beslenmesi Bebek Yemek Tarifleri Bebek İsimleri Bebek Resimleri
Çocuk Sağlığı
Bulaşıcı Hastalıklar Çocuk Gelişimi Çocukluk Hastalıkları Çocuk Psikolojisi Vitamin ve Mineraller
Kadın Sağlığı Cinsel Sağlık Ruh Sağlığı Sağlık Haberleri Güzellik Ve Bakım Doğum Kontrolü Yemek Tarifleri Beslenme ve Diyet Rüya Tabirleri E-Kart
 

 :: Anasayfa :: :: Giriş Sayfası Yap ::  :: Favorilere Ekle ::  :: İletişim :: 


 

 

KABAKULAK

 

 

 

Çocukluk çağının en sık rastlanan ancak, çocukluk döneminde hastalığı geçirmemiş yetişkinlerde de görülebilen “Kabakulak”, damlacık enfeksiyonu ile insandan insana geçen bulaşıcı bir hastalıktır. Sık ve yaygın görülen bu hastalık özellikle bahar aylarında salgın yapmaktadır.

Kabakulak, ateş, baş ağrısı, kulak ağrısı şeklinde belirtiler ile kendisini gösterir. Bu belirtiler virüse maruziyet gününden sonra, 12 ile 25 gün arasında ve genellikle 18. günde ortaya çıkmaktadır. Tükürük bezlerinin iltihaplanması nedeniyle kulak memesi hizasında yanaklarda tek veya çift taraflı şişlik oluşur ve ağrı yapar. Nadiren, hastalığın herhangi bir belirti vermeden kendiliğinden geçirilmesi de mümkün olabilmektedir.

Hastalığı yapan Kabakulak mikrobu, vücuda girdikten sonra kan yoluyla yayılmakta ve ayrıca pankreasın iltihaplanmasına, beyin ve omuriliği saran zarların iltihaplanmasına (Menenjit), erkek ve kadınlarda yumurtalıkların iltihaplanmasına neden olabilmekte ve sağırlık, kısırlık gibi kalıcı hasarlara yol açabilmektedir. Aşının bulunmasından önce viral menenjite en fazla sebep olan etkenlerden birisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca beyne etki eden bir enfeksiyon olması nedeniyle sonradan oluşan sağırlığın da başlıca nedenlerindendir. Gebeliğin ilk üç ayı içerisinde bu hastalığa yakalanan kişilerde düşüğe yol açabilmektedir. Kalıcı sakatlıklar ve nadiren de olsa ölümle sonuçlanabilen bu hastalığın tedavisi yoktur. Ayrıca önemli ölçüde okula-işe devamsızlığa ve ekonomik kayba neden olmaktadır.

Kabakulak Hastalığından Korunma Yolu Nedir?
Toplum sağlığını tehdit eden geçirilmesi değil, korunulması zorunlu olan bu hastalığa karşı en etkin ve tek korunma yöntemi AŞILANMADIR. Aşılama ile hastalık ve komplikasyonların oluşma sıklığı büyük oranda azaltılır, sağlık harcamalarındaki kayıplar engellenir ve bir tek doz aşı ile etkin, güvenli ve uzun süreli korunma sağlanır.

Kabakulak aşısı, hastalığı yapan mikrobun zayıflatılarak hastalık yapma kabiliyetinden arındırılması yolu ile elde edilmektedir. Aşının yapılması için anneden geçen immunglobilinlerin (koruyucu cisimciklerin) tamamen tükendiği birinci yaş sonrası beklenmektedir. Bu aşı tek başına uygulanabildiği gibi özellikle çocuklarda 12. aydan itibaren Kızamık ve Kızamıkçık aşıları ile birlikte bulunan üçlü karma aşı (MMR) şeklinde de uygulanabilmektedir. Bu aşıların birlikte yapılması, aşıların etkinliklerinde bir azalmaya yol açmamaktadır, bununla birlikte maliyet azalmaktadır. Karma aşı, yıllardır tüm dünyada güvenle kullanılmaktadır. Doğumdan sonra 9. ayda sadece Kızamık aşısı yapılmış bir çocuğa Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşının uygulanma zamanı 15. ay olmalıdır.

Kabakulak aşısı veya üçlü aşı gebelerde kesinlikle uygulanamaz. Aşı olan bir bebeğin ya da çocuğun gebe annesine ya da bir yakınına bu hastalığı bulaştırması söz konusu değildir.

Günümüzde Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısının, 5 - 6 yaş aralığında veya ergenlik dönemi olan 11-12 yaş aralığında yeniden uygulanması önerilmektedir. Daha önce herhangi bir belirti vermeden Kabakulak geçirmiş bir kişiye aşı yapılmasının herhangi bir sakıncası yoktur, dolayısıyla Kabakulak geçirip geçirmediğinden emin olmayan bir kişinin aşı öncesi kan testi yaptırması gereksizdir.

Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısının yaygın olarak aşılama programlarına alındığı toplumlarda bu hastalıklara bağlı görülen vaka ve komplikasyonların sayısında önemli boyutlarda azalma olduğu yapılan klinik çalışmalarla gösterilmiştir.

Aşı deri altına veya kas içine uygulanır. Belirgin bir yan etkisi yoktur. Nadiren aşıdan 5-12 gün sonra hafif ateş, aşı yerinde ağrı, kızarıklık ve daha sonra tükürük bezlerinde hafif bir şişme olabilmektedir. Bu belirtiler tedaviye gerek olmaksızın kendiliğinden iyileşmektedir. Bu bebeklere bir-iki gün süreyle ateş düşürücü şurup ya da fitil verilebilir.

Unutmayınız ki, “aşılama” hastalıkların eziyet ve külfetinden korunmada en etkin yöntemdir.


Uyarı: Hamilebilgi.com'un içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Hamilebilgi.com sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden hamilebilgi.com sorumlu tutulamaz. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıyı kabul etmiş sayılır. Sitedeki bilgiler her gün güncellenmediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.

Copyright © 2007 Hamilebilgi.com Tüm Hakları Saklıdır.

 
  hosting