|
|
 |
|
GEBELİKTE İDRAR KAÇIRMA |
|
|
İdrar kaçırma her kadında
farklı nedenlerden oluşmaktadır.
Kadınlarda görülen üç tip idrar kaçırma.
1- Öksürük – aksırmayla oluşan idrar kaçırma; bu daha çok
anatomik olarak idrar kaçırmaya engel olan conta diye
tanımlayabileceğimiz sfinker’in deforme olmasından ya da
yerinden kopmasından, yırtılmasından kaynaklanır. Tedavisi
cerrahi müdahaledir. Oluşan anatomik yırtıkların bir başka
teknikle (egzersizlerle, magnetik enerji vb.) düzeltilmesi
mümkün olmamaktadır. Çünkü burada bir kopma, yırtılma,
yerinden uzaklaşma söz konusudur. Egzersiz ve diğer
yöntemler ancak bir ameliyatın ardından destekleyici tedavi
olabilir.
2- İkinci tip idrar kaçırma; idrar torbasının kendisine ait
bir adalesi vardır. Bu adale böbreklerden idrar süzülüp
gelince dolar ve dolan torba cidarındaki sinir lifleri
aracılığı ile beyne uyarı gönderir, conta açılır ve idrar
dışarı atılır. Ama bazı insanlarda bu adalenin
duyarlılığında bir farklılaşma oluşur. Bu farklılaşmaya
bağlı olarak idrar torbası içinde çok az idrar olsa bile
dolu gibi hissedip beyine uyarı gönderir. Bu yalancı bir
sıkışma hissidir ve tamamen duyarlılığın artmasına bağlıdır.
Bunun sebeplerinden biri de menopozdur. Bunların tedavisinde
cerrahinin faydası yoktur. Çünkü problem sinirseldir, bir
duyarlılık artışıdır. Bu duyarlılık artışının tedavisi de
egzersiz veya biyofitbek tedavidir. Hasta eğer bu adalenin
duyarlılığını azaltacak şekilde nöral sistemini çalıştırırsa
o zaman idrar torbasının kontrolünü daha kolaylaştırmış
olur. Kegel egzersizi de tamamen bu işlemi yapar. İdrar
yaparken hastaya idrarını bitirmeden durdurması söylenir.
Hasta burada kendini kontrol edebiliyorsa bu demektir ki
buradaki kaslar hastanın kontrolü altındadır. Hastanın
istemli olarak yaptığı bu egzersiz, aktif bir
egzersizdir.Birde pasif egzersiz vardır. Burada amaç idrar
torbasının kendi kontrolünü kazanmasını sağlamaktır. Hastaya
takılan bir elektrot sayesinde sinirler uyarılır ve işlem
gerçekleşmiş olur.
3- Üçüncü problemde hem conta bozuktur hem de idrarı dışarı
taşıyan yolun kendisinde sorun vardır. Bu nedenle conta
sürekli olarak açıktır. Bu duruma diğer iki nedene oranla
daha az rastlanır. Daha evvel tekrarlayan idrar kaçırma
ameliyatları olmuş ya da radyasyon tedavisi görmekte olan
kadınlarda sık görülür. Bu ancak çok özel bir ameliyatla
düzeltilebilir. Egzersizlerle hiç bir şekilde tedavi
edilemez ancak ameliyat sonrası egzersizlerle tedavinin
devamlılığı sağlanır. Bu durumun adı tip üç Üretradır.
İlk iki durumda hastaların %60’ında benzer şikayetler
görülür. Genelde hastalarda anlatılan şikayetler
birbirleriyle örtüşmüş durumdadır. Uzmanlar bu bulguları
birbirinden ayırmalıdırlar. Burada önemli olan hangi
hastanın hangi tedaviye ihtiyacı olduğunu
betimleyebilmektir. Hastanın deneyimli kişilerce görülmesi
gereklidir.
Kimdir bu deneyimli kişiler:
Ürejinekoloji dediğimiz özel eğitimi almış olan kişiler. Bu
bir ürolog veye jinekolog olabilir ama bu özel eğitimi almış
olmalıdır. Çünkü buranın anotomisi ve fizyolojisi çok
farklıdır. Farklı bir ilgi alandır. Hem cerrahisini hemde
fizik tedavisini yapabilen hastalığın anotomisine hakim
birisinin bu işle ilgilenmesi gerekir. İlk şart hastada bu
üçünden hangisi var onun ayırt edilmesidir; bu da iki
şekilde olur;
- Hasta muayene edilir
- Ürodinami denilen incelemeye alınır.
Ürodinami idrar torbasının fonksiyonlarını ve yapısını
belirleyen bir inceleme testidir ve basınca karşı idrar
torbasının verdiği yanıtı ölçer. Bu yanıta bağlı olarakta bu
üç problem incelenir. Eğer problemin ağırlığı contadaki
yırtığa bağlı ise hasta ameliyat edilir. Eğer problemin
ağırlığı idrar torbası adalesindeki hassasiyetle ilgili ise
hastaya öncelikle egzersiz tedavisi, fizik tedavisi veya
magnetik tedavi denilen tedavi tekniği kullanılmalıdır.
Önemli olan bu problemin hangisi olduğunu ayırt etmektir.
Cerrahi hiçbir zaman tek başına yeterli değildir. Hastalar
mutlak olarak egzersiz, fizik tedavisine ya da ilaç
tedavisine tabi tutulmalıdır. Bu durum hem cerrahinin
vereceği yanıtı arttırır, hem de hastayı rahatlatır. Pek çok
hastayı ilaç ve egzersiz tedavisiyle rahatlatma şansı
vardır. Bilinmesi gereken üç şey var ;
1- Her idrar kaçıran hasta ameliyat edilmemeli
2- İdrar kaçırmanın tipini belirlemek şarttır
3- İdrar kaçırmak kişilerin kaderi olarak kalmamalıdır.
Bunlar tedavi edilebilir problemlerdir.
Ayrıca şunu hiç unutmamak lazımdır ki idrar kaçırma hayatı
tehlikeye atan, kişinin geleceğini bozan bir şey değildir.
Tedavi tamamen hastanın yaşam standartlarını arttırmak
amacıyla yapılır.
Amerika’da bu tip hastalara yapılan en önemli şey önce bir
psikologla görüştürmektir. Çünkü bu hastalığın birde
psikolojik yönü vardır. Fizik tedavi ve ilaç tedavisi
denemesine karşın eğer problem devam ediyorsa son çare
olarak ameliyat yapılmalıdır.
İdrar kaçırmanın birinci tip olarak bahsedileni daha çok
30-50 yaş arası yani daha yeni doğum yapmış ya da menopoza
henüz girmemiş hasta grubunda yoğundur. Menopoza girdikten
sonra menopoz tedavisi almayanlarda ikinci problem daha
yoğun olmaktadır.
Üçüncü problemin yaşla çok bağlantısı yoktur.
Gebelikte zaten artan bir kan hacmi bulunmaktadır. Bu artan
kan hacmine bağlı olarak ta böbreklerden geçen kan miktarı
çok fazladır ve böylece idrar miktarı da artmaktadır.
Gebelik döneminde en çok şikayet edilen konulardan bir
tanesi de sık sık idrara çıkmadır ama tıpta bunu engellemek
adına bir tedavi yapılamaz, çünkü bu gebelikle birlikte
gelen bir durumdur. Öksürük ve aksırmayla idrar kaçırma
gebeliğin sonlarına doğru artar. Gebelikte idrar kaçıran
hastalara çok fazla bir şey yapılmaz. Çünkü önemli olan
contanın olmaması gereken yerde olup olmadığının
belirlenmesidir. Anatomik olarak bu conta yerinden kopmuş
veya yırtılmışsa doğumdan sonra daha yakın takip etmek
gerekir. Doğum hatta gebeliğin taşınması bile ileride
hastanın idrar kaçırması şikayetinde bulunmasına bir
faktördür. İdrar torbasını ve diğer genital organları
kontrol eden sinir vardır. Pudental sinir çalışmalarında zor
doğumlar sırasında sinirin %60 hastada etkilendiği ve bu
olguların %60’ında hasar kaldığı saptanmıştır. Eğer bebeğin
başı ile annenin doğum kanadı biraz zor uyacağı
düşünülüyorsa sezeryan seçeneği anne adayı ile
tartışılmalıdır. Çünkü bu sinirin zedelenme riski fazladır.
Bu sinir zarar gördüğünde, sıkıştığında tuvalete yetişememe,
conta yerinden hareket ettiyse ya da yırtıldıysa idrar
kaçırma gibi problemler yaşanabilir. Hatta ilerde bu
kadınların gaz kaçırma problemleri de olabilir. Eğer zor
doğum olacaksa hastalara bu durumdan bahsedilmesi
gereklidir. Ama gebelik sırasında ne ameliyat ne de özel bir
fizik tedavinin yeri yoktur.
Kaynak. Acıbadem Üreme Sağlığı Merkezi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Dr. M.Özhan Turan
|