
reklamlar
GÜN AŞIMI (SÜRMATURASYON)
42 Haftadan uzun süren gebeliklere GÜN AŞIMI adı verilir. Sürmatürite, postterm, postmatürite olarak da
adlandırılabilir. Ortalama gebelik süresi insanoğlunda son
menstrüel periodun ilk gününden itibaren 280 gündür.
Ovulasyon (yumurtlama) tarihinden itibaren de 266 günlük bir
süreyi kapsar. Tahmini doğum tarihi Neagele formülü ile
hesaplanır. Bu basit formülde son adet tarihinin ilk gününe
7 gün eklenerek ve 3 ay geri giderek tahmini doğum tarihine
ulaşılır. Ancak bu tarih kesin değildir ve 15 gün önce ve
sonrası da normal olarak kabul edilmektedir. Her kadında
ovulasyon (yumurtlama) tabii ki tam olarak bilinemediğinden
doğum tarihinin belirlenmesinde son menstrüel periyot baz
alınır. Eğer ovulasyon tarihi net biliniyorsa gebelik süresi
ile ilgili daha kesin bilgilere ulaşılabilir.
· Son adet tarihinin yanlış bilinmesi,
· yumurtlama düzensizlikleri ve buna bağlı düzensiz adet
kanamaları,
· gebelik öncesi yakın zamanda geçirilmiş düşükler,
· oral kontraseptif kullanımı,
· gebelik öncesi yoğun ilaç kullanımı gibi faktörler gebelik
süresinin yanlış hesaplanmasına neden olabilir.
SIKLIĞI:
Gün aşımı, yaklaşık olarak tüm gebeliklerin %3'ünde görülür.
Özellikle çok genç ve yaşlı anne adaylarında daha sıktır. Az
görülmesine rağmen bebekle ilgili riskleri taşıması
nedeniyle önemlidir. Bir sonraki gebelikte, % 30-40
tekrarlama riski vardır.
NEDENLERİ:
Çoğu vakada sürmatürasyona yol açabilecek herhangi bir neden
bulunmamaktadır. Bu durumun anneye, bebeğe ait hormonal
eksiklikler, genetik faktörler ve bunların bileşkesi sonucu
olduğuna inanılmaktadır. Fetusun kortikotropik hormon
eksiklikleri, plasentada sülfataz adlı enzim eksikliği ve
fetusa ait merkezi sinir sistemi ile ilgili anomalilerin
uzamış gebeliklerle ilgili olduğu saptanmıştır.
TANISI:
Gebelik süresinin belirlenmesi ile konur. Son adet tarihinin
belirlenmesi ilk adımdır. Eğer son adet tarihi
hatırlanmıyorsa, gebelik testinin ilk yapıldığı tarih,
özellikle ilk 16 haftada yapılan ultrason ölçümleri gebelik
süresinin belirlenmesinde yardımcı olur.
Ultrason ölçümlerinde ilk aylarda yanılma payı oldukça azdır
(yaklaşık ± 3 gün). Gebelik süresi ilerledikçe özellikle son
trimesterde (son 3 ay), ultrason ile yapılan ölçümlerde hata
payı (± 3haftayı) bulabilmektedir.
Şüphede kalınan durumlarda ise fetusun genel iyilik halinin
(fetal biofizik profil) belirlenmesi ve gerekirse aktif
yaklaşımla doğumun planlanması gerekebilir (NST , amnion
sıvısı, plasentanın değerlendirmesi, Doppler çalışmaları).
BEBEĞE AİT RİSKLER:
Gün aşımında, bebeği bekleyen en önemli risk, plasentada
dolaşım bozulmasına bağlı olarak oksijen ve besin
maddelerinin yeterince taşınamaması sonucu fetal distres
gelişimidir. Oksijenlenmenin azalması sonucu fetusun ilk
tepkilerinden biri, hareketini kısıtlaması ve oksijen
kullanımını azaltmaktır. Bu nedenle özellikle gün aşımı olan
gebeliklerde, bebek hareketleri bir sağlık göstergesi olarak
dikkatlice izlenmelidir. Bir noktaya kadar tolere edilebilen
oksijen kısıtlılığı, belli bir sınırın aşılması ile fetusta
refleks olarak mekonyum denen ilk dışkının rahim içerisine
yapılmasına neden olur. Bebek doğmadan amniyon sıvısı içine
yaptığı bu ilk dışkı; doğum sırasında ve hatta anne karnında
bebeğin akciğerlerinin mekonyumla dolmasına neden olur.
Mekonyum aspirasyonu denen bu durum, bebekte ciddi
komplikasyonlara yol açabilir.
DİSMATÜRİTE SENDROMU:
Normalde fetus 40. haftadan sonra çok az bir gelişme
gösterir. Son haftalarda akciğer olgunlaşmasını da
tamamlamış olan fetusta, cilt altı yağ depolanmaları
dışında, herhangi bir gelişme beklenmez. Gün aşımı
başladığında Dismatürite sendromu adı verilen tablo
gelişmeye başlayabilir. Dismatürite sendromu gün aşımı olan
bebeklerin yaklaşık üçte birinde görülmektedir. Genellikle
cilt altı yağ depolarının kaybı sonucu buruşuk, kuru ve
çatlak bir deri, uzun tırnaklar, uzun saçlar, hipotoni denen
kas güçsüzlüğü, mekonyumla boyanmış sarı - yeşil veya
kahverengi cilt, göbek kordonu ve zarlar ile karakterizedir.
İRİ BEBEK:
Bir grup sürmatüre bebekte beklenin üzerinde kilo artışı
sonucu "iri bebek" (4000gr. Doğum tartısı üzeri) durumu söz
konusu olabilir. Normal doğum eylemi sırasında sıkıntı
yaratabilecek bu durumda doğum eyleminin uzaması, zor ve
müdahaleli doğum (vakum, forseps) riskinin artması, doğum
eylemi sırasında bebeğin omzunun takılması, epizyotominin
(normal doğum eylemi sırasında vulvaya yapılan cerrahi
kesinin) istenmeyen şekilde ilerlemesi ve çeşitli
yırtıkların oluşumu, doğum sonrası uterin kasılmaların
etkili olmaması nedeniyle aşırı kanama gibi sorunlara yol
açabilir.
OLİGOHİDRAMNİYOS
Gün aşımı durumunda oligohidramniyos (bebeğin içinde
bulunduğu sıvının miktarında azalma) oluşabilir. Bu nedenle
gün aşımı olan bebeklerde amniyon sıvısı miktarının ultrason
ile ölçümü önemlidir. Oligohidramniyos varlığı, bebeğin
dolaşım bozukluğunun da göstergesi olduğundan özellikle
önemlidir. Anne karnında ve doğum sırasında bebeğin daha
çabuk strese girmesine neden olabilir. Oligohidramniyos
saptandığından itibaren gebelik sonlandırılmalıdır.
TEDAVİ:
Doğumu planlamaktır. Sezaryen gerektiren bir durum varsa
beklenmeden gebelik sezaryenle sonlandırılır.
Normal doğumun beklenmesi planlandığında, doğum gerçekleşene
kadar anne ve bebek yakın takibe alınır. Bu arada, fetal
iyilik testleri en geç 3 günde bir yapılmalıdır.
Bu testler sırasıyla;
· Nonstres test ile bebek kalp hızının incelenmesi,
· Ultrasonografi ile amnion sıvısı ölçümü, plasentanın
değerlendirilmesi, fetal solunum hareketlerinin izlenmesi,
fetal hareketlerin belirlenmesidir.
Bebeğe ait testlerde sorun çıktığında sezaryenle hiç
beklemeden gebelik sonlandırılır.
Bazen sancıların kendi kendine başlaması beklenmeden, suni
sancı ile doğum başlatılmaya çalışılabilir. Ancak yine suni
sancı verilme süreci boyunca, anne ve bebeğin sağlık durumu
yakından takip edilir. Eğer herhangi bir risk saptanırsa
veya suni sancıya cevap alınamazsa sezaryene geçilmek üzere
hazırlıklı olunmalıdır.
Kaynak: kadinvegebelik.org
reklamlar