|
|
 |
|
GEBELİKTE CİNSELLİK |
|
|
Gebelikte Cinselliğin
Fiziksel Yönleri
Bilindiği gibi gebelikte belirgin fiziksel değişiklikler
oluşmaktadır. Gebelikteki normal fizyolojik değişiklikleri
gözden geçirdiğimizde bunların çoğunun gebe kadının
cinselliğini dile getirmesini engellediği dikkati çeker.
Örneğin erken gebelikteki bulantı-kusmalar, gebenin sıklıkla
hissettiği halsizlik ve yorgunluk olumsuz etmenlerdendir.
Üçüncü üç aylık dönemde beden değişikliklerinin artmasının
yanında öne çıkan yorgunluk hissi nedeni ile kadın açısından
cinselliğin söylenmesi beceriksiz ve rahatsız edici durum
alır.
Kadının arzu ettiği biçimde cinsel yanıt vermesini
engelleyen diğer etkenler mide yanması, idrar yapma isteği,
kabızlık, fetüsün hareketleri ve bel ağrısıdır.
Gebeliğin erken dönemlerinde hormonal ve damarsal
değişikliklere bağlı olarak memeler duyarlılaşmıştır. Bu
durum cinsel yakınlaşmada olumsuz bir etken olabileceği
gibi, ileri gebelik haftalarında orgazmla birlikte süt
salınımının ortaya çıkabilmesi hem gebe hem de eşi açısından
rahatsızlık verici bir durum yaratmaktadır.
Gebelikteki genital organlardaki artmış angorjman durumu
cinsel uyarı sonucu daha da belirginleşir. Bunun sonucunda
post koital kanamalar daha fazla görülecektir.
Vazokonjesyonun neden olduğu dolgunluk hissi orgazmdan sonra
da sürebilir ve rahatsız edici olabilir. Aynı biçimde
vajinal salgılar da gebelikte artmıştır ve cinsel uyarılma
ile çok daha belirgin olur.
Yapılan bir çalışmada gebelikte cinsel davranışlarını
değiştirme gerekçeleri arasında kadınların %46'sı bedensel
rahatsızlığı belirtmişlerdir.
Gebelikte Cinselliğin Psikolojik Yönleri
Cinsel istek ve cinsel işlev pek çok çevresel, kişiler arası
ve kişinin kendine özgü etmenlerden etkilenmektedir. Cinsel
performansı bilgisizlik, öfke, korku ve çeşitli olumsuz
tutumlar değiştirebilir. Gebelikte gebe kadın ve eşi cinsel
açıdan stres altındadır. Gebeliğin son üç ayı içinde kadında
cinsel istek yitimi olduğu ortaya konulmuştur. Bir çalışmada
gebe kadınların %23'ü cinsel aktivitede azalma nedeni olarak
cinsel ilgide düşüklüğünü göstermişlerdir.
Gebelik, kadında daha önce ortaya çıkmamış olan psikolojik
çatışmaları açığa çıkarabilir. Çocukluktan kalma kardeşlerle
ya da anneyle yaşanan rekabet anımsamaları, dişilik rolüne
ilişkin kendi çatışmaları, kendi bağımlılık gereksinimine
ilişkin çatışmalar ve eşine duyduğu karşıt düşüncelerin tümü
gebede sorunlar yaratabilir.
Erkeklerde de eşleri gebe iken cinsel ilişki için istekte
azalma görülebilmektedir. Bunun bir nedeni, erkeğin gebeyi
uygun olmayan bir cinsel arzu nesnesi olarak görmesidir.
Erkekler bu dönemde çok güçlü duygular yaşayabilirler. En
başta eve gelecek yeni konuk babanın erkekliğinin canlı bir
kanıtı olacaktır. Gebenin ilgisi eşinden çok bebeğe
yöneldikçe bir çeşit kıskançlık ortaya çıkacaktır.
Gebelik iki birey arasındaki cinsel yönden gelişmede bir
basamaktır. Çiftin ilgi düzeyleri aynı değilse biri öbürünü
"çok talep edici" ya da "çok reddedici" olarak
algılayabilir. Bu zor dönemde hekimin yol göstericiliği çok
yardımcı olacaktır.
Gebelikte kadın yaşadığı bedensel değişiklikler sonucu
"çekiciliğini" yitirdiğini düşünebilir. Bu durumda erkek,
eşinin değişen fiziğinden çok ona duyduğu sevgiyi öne
çıkarmalıdır. Yoksa kadında eşinin evlilik dışı ilişkilere
yöneldiği hissi doğabilir.
Gebelikte cinsel ilişkiyle ilgili olarak her iki eşte koitus
sonucu fetüsün zarar görebileceği korkusu olabilir. Sağlık
hizmeti verenler, eğer gebelikte koitusun sakıncalı
olabileceğine ilişkin kanıt yoksa, bu korkuları gerekli
açıklamalarla gidermelidirler.
Gebelikte Cinsel Etkinlik
Cinsel ilişki sıklığı:
Bu konuda yapılmış çalışmalardan Masters ve Johnson' un
çalışması ilk ve özellikle 3. ayda cinsel etkinlikte azalma
olduğunu göstermektedir. Diğer 4 çalışma da gebeliğin
sonlarına doğru cinsel etkinliğin azaldığını ortaya
koymuştur. Örneğin bir çalışmada daha önce haftada 2-5 kez
cinsel ilişki kuran çiftlerden gebeliğin ilk üç ayında
cinsel etkinliklerini sürdürenlerin oranı %78 iken, 8. ayda
%46'ya, 9. ayda ise %23'e düştüğü gösterilmiştir.
Cinsel ilgi ve orgazm: Nulliparlarda ilk üç ayda cinsel
uyarılma ve performans etkinliğinde azalmaya karşı,
multiparlarda çok az değişiklik olduğu;ikinci üç ayda ise
cinsel uyarılma ve performansta her iki grupta da iyileşme
saptandığı ileri sürülmüştür. Üçüncü 3 ayda cinsel ilgide
azalma olduğu olguların çoğu tarafından ileri sürülmüştür.
Bir çalışmada birinci üç ayda %28 olan ilgi azalmasının 9.
ayda %75' e çıktığı görülmüştür.
Gebelikte orgazmla sonuçlanan koitus oranlarında giderek
azalma olduğu saptanmıştır. Ancak bir grup kadın gebeliğin
tüm evrelerinde orgazm şiddetinde artma olduğundan söz
etmiştir. Genellikle gebeliği önlemeyi düşünmeksizin ya da
gebe kalındığı bilindiği için oluşan rahatlık duygusu bazı
kadınlarda gebelikte cinselliği daha haz verici duruma
getirebilir.
Koitus Dışı Davranış : Gebelikten önce koitus dışı
davranışları (mastürbasyon, orogenital seks gibi) olan
çiftlerin çoğunun gebelikte bu etkinlikleri terkettikleri
görülmüştür.
Gebelikte cinsel etkinliğin yerini alıp çiftin yakın
birlikteliğini sürdürecek aktiviteler bir çalışmada ele
alınmıştır. Buna göre yalnızca el ele tutuşmak gibi yakın
bedensel temas bile bir gereksinim olarak ortaya çıkmıştır.
Önemli olan çiftin bedensel ve duygusal birlikteliğini
sürdürmesidir. Pek çok çift gebeliklerinde ilişkilerine daha
farklı açılardan bakabilmekte ve koitusa dayalı olmayan
yöntemler geliştirebilmektedir.
Davranış Değişikliği : Gebelik ilerledikçe cinsel ilişki
pozisyonlarında da değişiklik olduğu ortaya çıkmıştır.
Örneğin bir çalışma sonuçlarına göre, gebelik öncesi dönemde
olguların %80 oranında kullandığı "erkek yukarıda" pozisyonu
gebelikte önemli oranda terkedilmiştir. Üçüncü üç ayda
"yan-yana" pozisyonu ve "arkadan yaklaşımla vajinal giriş"
pozisyonu daha çok kullanılan pozisyonlar olmuştur.
Gebelikler sırasında cinsel davranışlardaki değişikliğin
nedeni olarak kadınlar, %46 oranında bedensel rahatsızlığı,
%27 bebeğin zarar göreceği korkusunu, %23 cinsel ilgi
yitimini, %17 ilişki sırasında gebeliğin getirdiği
"beceriksizliği", %8 hekimlerin önerilerini, %6 gebelik dışı
nedenleri, %4 "çekiciliğini yitirdiğini", %1’i de hekim dışı
kişilerin önerilerini ileri sürmüşlerdir.
Gebelikte Cinsel Etkinlik ve Geliştirebileceği
Komplikasyonlar
Enfeksiyon: Doğuma yakın dönemlerde cinsel ilişkiyi sürdüren
kadınlarda sürdürmeyenlere göre perinatal mortalite hızının
2-4 kat arttığı, bunun önemli bir nedeninin amnion
enfeksiyonları olduğu Amerikan toplumunda yapılan bir
çalışmada bildirilmiştir.
Acaba koitus amnion enfeksiyonuna nasıl neden olabilir? Bu
konuda söz konusu çalışmada şu düşünceler ortaya atılmıştır:
a) Yeni bir cinsel yolla bulaşan patojen kadın genital
yollarına koitus sonucu girebilir,
b) Serviks ya da membranlarda hasarlanma olabilir,
c) Seminal sıvı servikal müküsün vaginal bakterileri
geçirmesini arttırabilir,
d) Seminal sıvı, vajen, serviks, fetal membranlar ya da
amnion sıvısındaki antibakteriel sistemleri
etkisizleştirebilir.
Ancak bu çalışmada çalışmacılar amniotik enfeksiyonun
tanısını bakteriyel çalışmalarla değil de plasentanın
subkoryonik plağına nötrofil infiltrasyonunun gösterilmesi
ile koymuşlardır. Bu da çalışmacıların savlarını tartışılır
kılmaktadır.
Bir başka çalışmada ise İsrail'de yaklaşık 11.000 gebe
taranmış ve gebelikte cinsel ilişkinin sürdürülmesi ile
gebeliğin herhangi bir döneminde erken membran rüptürü,
düşük doğum ağırlığı ya da perinatal mortalitede artış
olmadığı görülmüştür. Gebede erken membran rüptürü varlığı
ya da eşin cinsel yolla bulaşan hastalık (CYBH) taşıyıcısı
olması durumunda amnion enfeksiyonu riski çok artacağı için
koitus yasaklanmalıdır.
Prematürite: Prematür eylemle gebeliğin son dönemlerindeki
cinsel etkinliğin ilişkisi konusu öteden beri tartışılan
konulardandır. Genellikle cinsel ilişkiden çok orgazmın
prematür eylemle ilgili olabileceği üzerinde durulmaktadır.
Kadınlarda taktil genital uyarılma oksitosin salınımına yol
açmakta, orgazmda bu hormon düzeyi daha da artmaktadır.
Oksitosin’in orgazmda üreme organlarındaki düz kas
kasılmasından sorumlu olması gerekir.
Semenin içerdiği prostaglandinlerin uterin kontraksiyonlara
ve prematür eyleme neden olduğu düşüncesi kanıtlanmış
değildir.
Koitus, orgazm ve diğer cinsel deneyimlerin eylem
kontraksiyonlarının başlamasıyla ilişkisiyle ilgili
çelişkili çalışma sonuçları vardır.
Fetal Distres: Maternal orgazm sırasında uterin gerilme ile
ve uteroplasental dolaşımdaki konjesyon sonucu geçici fetal
bradikardi oluşabilmektedir. Gebeliğin son 4 haftası içinde
cinsel yönden aktif olan gebe kadınlarda fetal distres
insidansı daha yüksek bulunmuştur.
www.ttb.org.tr
|