
reklamlar
Gebelik diyabeti, bir kadında
hamilelik sırasında ortaya çıkan glikoz intoleransı
(metabolizma bozukluğu) olarak tanımlanıyor. İstatistiklere
göre hamile kadınların %7’sinde gebelik diyabeti görülüyor.
Gebeliğin 2. veya 3. Üç ayında ortaya çıkan gestasyonel
diyabet diyet ve bazı olgularda gerekirse insulin ile tedavi
ediliyor. Gebelik sırasında plasentadan salgılanan ve
insülin hormonunun etkilerini azaltan hormonlar ve gebelik
haftası ilerledikçe artan vücut ağırlığı nedeniyle gelişen
insulin direnci glikoz metabolizmasının bozulmasına yol
açıyor. Bu diyabetin nispeten iyi bir özelliği genellikle
doğumdan sonra tamamen normale dönmesidir. Ancak daha
sonraki gebeliklerde tekrarlama riski yüksektir. Ayrıca bu
kadınlar prospektif olarak 10-15 yıl izlendiklerinde
neredeyse %50’sinde tip 2 diyabet geliştiğini biliyoruz.
Diyabetik gebeliklerin yanı sıra gebelik döneminde ortaya
çıkan diyabet de hem annenin hem de bebeğin sağlığı
açısından risk yaratabiliyor. Bebek, daha önceden diyabetli
anne çocuklarına benzer şekilde perinatal dönemde sorunlarla
karşılaşabiliyor. Bebekte hipoglisemi, solunum sıkıntısı,
solunum yetmezliği, elektrolit denge bozukluğu ve obezite
riski artabilir. Ayrıca bu anne adaylarında hipertansiyon ve
gebelik toksemisi riski de biraz artmıştır, ki bu da bebeği
doğrudan olumsuz etkilemektedir.
Gestasyonel Diyabet tanısı nasıl konur?
Herşeyden önce anne adayının risk derecesi belirlenmesi
gerekiyor. Obezite, daha önceki gebeliklerinden birinde
gestasyonel diyabet gelişimi, glikozüri, ailede diyabet
öyküsü bulunması ve anne yaşının 25’i aştığı durumlar yüksek
riskli kabul ediliyor. Bu durumda gebeliğin ilk aylarında
gestasyonel diyabet tarama testinin uygulanması gerekiyor.
Anne adayı yüksek risk grubunda değilse tarama testinin
rutin olarak 24.-28. Gebelik haftalarında uygulanması en
geçerli yöntem. Tarama testleri modern merkezlerde iki
aşamalı olarak yapılıyor.
İlk aşamada gebe kadına günün herhangi bir saatinde 50 gr
glikoz içeren sıvı içiriliyor ve 1 saat sonra kan glikoz
düzeyi ölçülüyor. Kan şekeri düzeyinin 140mg/dl’yi aşması
durumunda, birkaç günlük zengin karbonhidratlı beslenmeyi
takiben anne adayına tarama testinin ikinci aşaması olarak
oral glikoz tolerans testi (OGTT) uygulanıyor.
İkinci aşama OGTT testi 100 gr glikoz ile 3 saatte veya 75
gr glikoz içirilerek 2 saatte yorumlanabiliyor.
Gestasyonel Diyabet Tanısında OGTT yorumu:
100 gr glikozlu test : Normalde kan şekeri aşağıda
belirtilen rakamları aşmaz. En az iki noktada normal
rakamların aşılması durumunda gestasyonel diyabet tanısı
konulur.
Açlık kan şekeri : 95 mg/dl
1. saat kan şekeri : 180 mg/dl
2. saat kan şekeri : 155 mg/dl
75 gr glikozlu test : Normalde kan şekeri aşağıda belirtilen
rakamları aşmaz. En az iki noktada normal rakamların
aşılması durumunda gestasyonel diyabet tanısı konulur.
Açlık kan şekeri : 95 mg/dl
1. saat kan şekeri : 180 mg/dl
2. saat kan şekeri : 155 mg/dl
Tedavinin ilk basamağı beslenme düzeninin gözden
geçirilmesidir. Gebelik öncesi diyabeti bulunan anne
adaylarına benzer bir diyet uygulanır. Kilo başına 25-35
kcal/kg planlanır. Açlık ve tokluk kan şekeri profiline göre
tıbbi beslenme tedavisi yeterli olmuyorsa insulin tedavisine
başlanmalıdır. İnsulin gereksinimi gebelik öncesi diyabeti
bulunan anne adaylarına kıyasla çok daha düşüktür.
Genellikle günde 2-3 doz olarak tedavi planlanır.
Gestasyonel diyabetlinin tedavisinde hedef:
açlık kan şekerinin 95 mg/dl’yi ,
tokluk kan şekerlerinin öğün sonrası 1. Saatte 140 mg/dl’yi,
2. Saatte ise 120 mg/dl’yi aşmamasıdır.
Normalden büyük olan bebeklerde normal doğum sırasında baş-pelvis
uygunsuzluğu, omuz takılması gibi komplikasyonlar daha sık
yaşanır. Beklenen doğum ağırlığı 4000 gramdan fazla
olanlarda sezaryan önerilmelidir.
Yenidoğan bebek anneden gelen yüksek glikoz seviyeleri
doğumla birlikte kesildiği için hipoglisemi riski
altındadır. Bu bebekler yakın gözlem altında tutulmalı ve
erken beslenmelidirler, ileriki yaşamlarında diyabet
geliştirme ihtimalini taşırlar.
Gebeliğinde diyabet problemi yaşayan kadınların doğumdan
sonra da hem tedavilerinin hem de diyetlerinin dikkatli bir
biçimde planlanması gerekiyor.
Doğum sonrasında annenin enerji gereksinimi ve beslenmesi
yeniden planlanmalı, emzirme döneminde günlük enerji alımı
300 kalori arttırılmalıdır.
reklamlar