|
Gebelik
Doğum
Bebek Sağlığı
Çocuk Sağlığı
|
::
Anasayfa
:: :: Giriş Sayfası Yap
:: ::
Favorilere Ekle
:: ::
İletişim ::
|
|
|
 |
|
FENİLKETONÜRİ (TOPUK KANI) |
|
|
Fenilketonüri (PKU) Nedir?
Fenilketonüri kalıtsal metabolik bir hastalıktır. Bu
hastalıkla doğan çocuklar, fenilalanin amino asidini başka
bir amino asit olan tirozine dönüştüremezler. Bu dönüşümü
sağlayacak olan fenilalanin hidroksilaz enzimi bu hastalarda
eksiktir. Fenilalanin diğer amino asitler gibi proteinin
yapıtaşlarından biridir. Fenilketonürili hastalarda
besinlerle alınan ve tirozine dönüştürülemeyen fenilalanin,
kanda ve diğer dokularda birikir. Biriken fenilalanin geri
dönüşümsüz ve ilerleyici beyin hasarına neden olur. Bu
hastalığın yenidoğan tarama testi ile erken tanı ve tedavisi
mümkündür.
PKU kalıtsal bir hastalıktır. Hastalığın bilgisi anne ve
babadan genler aracılığı ile bebeğe aktarılır. Çocuğun hasta
olması için hem anne hem de babanın hastalık bilgisi için
taşıyıcı olması gerekir. Taşıyıcı anne ve babadan hasta
çocuk olma riski %25'tir. Türkiye fenilketonüri hastalığının
en sık görüldüğü ülkeler arasındadır. Doğan her 3.000 -
4.500 çocuktan biri fenilketonürilidir. Bu oranın yüksek
olması akraba evliliklerinin sık olması (5 evlilikten biri,
bazı bölgelerde 3 evlilikten biri) ile ilgilidir.
Yenidoğan Tarama Testi nedir?
T.C Sağlık Bakanlığı 1993'den bu yana tüm Türkiye kapsamında
fenilketonüri tarama programını başlatmıştır. Doğum yapılan
tüm kuruluşlar, bebek hastaneden taburcu edilirken (yaşamın
ilk haftası içinde) topuğundan özel bir filtre kağıdına
birkaç damla kan örneği almakla görevlendirilmiştir. Ayrıca
yenidoğan ve süt çocuğu izlemlerinin ve aşılarının yapıldığı
Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezleri, Sağlık
Ocakları ve özel hekim muayenehanelerine de tarama için
kullanılan özel filtre kağıtları dağıtılmakta, örnekler
alınmaktadır. Toplanan örnekler T.C Sağlık Bakanlığına bağlı
Yenidoğan Tarama Merkezlerine gönderilir. Ülkemizde dört
Yenidoğan Tarama Merkezi mevcuttur. (Hacattepe Tıp
Fakültesi-Ankara; ‹stanbul Tıp Fakültesi-‹stanbul; Dokuz
Eylül Tıp Fakültesi-‹zmir; Cumhuriyet Tıp Fakültesi-Sivas).
Tarama testi şüpheli bulunan bebekler merkeze davet edilir.
Kontrol testlerle hastalığı kesinleşen bebekte hemen
tedaviye başlamak gerekir. Tarama testi için kan örneği
doğumdan sonraki ilk 24 saat içinde alınmışsa, yalancı
negatiflik riski nedeniyle test tekrar edilmelidir.
Tedavi Edilmeyen Hastada Ne Gibi Belirtiler Olur?
İlk aylarda ailenin ya da hekimin fark edebileceği herhangi
bir belirti gözlenmez. Aylar ilerledikçe bebeğin çevreye
karşı ilgisinin az olduğu, normal gelişim basamaklarını
izlemediği görülür. Bebek başını tutma, oturma, yürüme gibi
becerilerde yaşıtlarından geri kalır. Zamanla havaleler
tabloya eklenebilir. Tedavi edilmeyen fenilketonüri kalıcı
zihinsel engelliliğe neden olur. İlk bir ay içinde tedavisi
başlanmış ve düzenli olarak sürdürülmüş fenilketonürüli
çocuklar tamamen sağlıklı olarak büyürler.
Maternal PKU nedir?
Çocukluk ve ergenlik döneminde düzenli tedavi görmüş bir
fenilketonürili kadın normal yaşamını sürdürür ve çocuk
sahibi olabilir. Anne kan fenilalanin düzeyi yüksekliği,
anne karnındaki bebekte gelişimsel bozukluklara (gebeliğin
düşükle sonlanması, küçük baş çevresi, büyüme geriliği, kalp
hastalığı, zihinsel engellilik gibi) neden olur. Fenilalanin
düzeyi yüksek anne adayı, gebelik öncesi dönem ve gebelik
sırasında, diyetle kan fenilalanin düzeyi düşürülerek
sağlıklı bebek sahibi olabilir. Bu nedenle gebelik öncesinde
fenilketonüri hastalığını izleyen hekim ve diyetisyen ile
görüşüp sıkı diyet tedavisine başlamalıdır. Fenilketonürili
anne adayı gebelik öncesinde başlanan tedaviyi gebelik
boyunca sürdürerek sağlıklı bir bebek sahibi olabilir.
Fenilketonürili annenin çocukları, e ğer hasta taşayıcı
değilse fenilketonürili olmayacaktır. Eğer baba da taşıyıcı
ise %50 olasılıkla fenilketonürili olurlar.
Fenilketonürili Hasta Nasıl İzlenmelidir?
Bir besin grubunu kısıtlı olarak özel diyet yapan
fenilketonürili hasta büyüme ve gelişme ve nörolojik gelişim
açısından özellikle bu konularda uzmanlaşmış bir ekip
tarafından izlenmelidir. Hastanın belli aralarla beslenme
durumu değerlendirilmeli, kan fenilalanin ve tirozin düzeyi
ölçülmeli ve ölçüm düzeylerine göre diyeti ayarlanmalı,
zihinsel gelişimi izlenmelidir. İlk 2 yaşta haftada iki kez,
2-4 yaş arasında haftada bir, 4-10 yaşlarda 15 günde bir,
daha sonra ise ayda bir kez kan fenilalanin düzeyi
ölçülmelidir. Kan fenilalanin düzeylerinin 0-12 yaş arası
2-6 mg/dl,12 yaşından sonra 2-11 mg/dl, fenilketonürili
hastanın gebeliği süresince ise 2-4 mg/dl değerleri arasında
tutulması gerekir.
Fenilketonüri Tedavisi
Fenilketonüri, fenilalaninden kısıtlı özel diyet ile tedavi
edilebilen bir hastalıktır. Tedaviye uymayan hastalarda
zihinsel ve gelişimsel bozukluklar olabileceği için hasta
sahibi olan ailelerin diyeti çok iyi öğrenmesi
gerekmektedir. Fenilketonüri tedavisi bu konu ile ilgili
merkezlerde sürdürülmelidir.
Diyet Tedavisi Ne Kadar Sürdürülmelidir?
Bugünkü bilgilerimize göre diyet tedavisi yaşam boyu
olmalıdır. Yenidoğan döneminde diyet tedavisi başlanmış
fenilketonürili hastalar, yetişkin olduklarında diyeti
bırakırlarsa algılamada güçlük, dikkat azalması
gelişmektedir.
Diyet Tedavisinin Amacı Nedir?
Besinlerde doğal halde bulunan proteinin sindirilmesi ile
açığa çıkan fenilalanin kanda birikerek beyinde hasar
yaratır. Bu yüzden fenilalanin hastaya kısıtlı olarak
verilmelidir. Fenilalanin büyüme ve gelişme için gerekli
olan vazgeçilmez bir protein yapıtaşıdır.
Fenilketonürili Bebekler Anne Sütü Alabilir mi?
Anne sütü bebeklerin büyüme ve gelişmesi için gerekli olan
bir besindir. Fenilketonürili bebekler de anne sütü ile
birlikte fenilalaninsiz karışımlar (tıbbi mama) kullanılarak
ve kan fenilalanin değerleri yakından izlenerek
beslenebilirler. Yapılan çalışmalar yaşamın ilk yıllarında
anne sütü alan fenilketonürili bebeklerde büyüme ve zihinsel
gelişimin daha iyi olduğunu göstermektedir.
Fenilketonürili Hastaların Diyetleri Farklı mıdır?
Diyet her hasta için farklıdır. Hastanın boyu, yaşı, vücut
ağırlığı, fenilketonürinin tipi ve kan fenilalanin düzeyine
göre diyet değişmektedir.
Fenilketonürili Hastalar Neler Yemelidir?
Fenilketonürili hastaların diyet tedavisinde, diyetin
protein, enerji, vitamin, mineral ve fenilalaninden yana
yeterli ve dengeli olması gerekir. Bu yüzden diyet
tedavisinde tüketilmemesi gereken besinler, serbest
besinler, sınırlı miktarlarda tüketilecek besinler (tartarak
verilmelidir), düşük fenilalaninli tıbbi besinlerin aile ve
büyümekte olan fenilketonürili hasta tarafından bilinmesi
gerekir.
Yasaklar
- Süt ve süt ürünleri (süt, yoğurt, ayran, cacık, peynir ve
çeşitleri, bunlarla yapılan bütün besinler)
- Yumurta
- Et ve et ürünleri (kırmızı et, tavuk, balık, hindi eti,
salam, sosis, sucuk, pastırma, kavurma, kabuklu deniz
ürünleri, midye v.b)
- Hayvanın iç organları (beyin, karaciğer, böbrek v.b.)
- Normal ekmek (buğday, çavdar, yulaf, mısır ekmekleri)
- Kuru yemiş (fındık, fıstık, leblebi, çekirdek çeşitleri,
badem, ceviz)
- Kuru baklagil (kuru fasülye, nohut, mercimek, iç bakla,
soya fasülyesi, kuru barbunya)
- Hazır besin (kraker, bisküvi, kek, kurabiye, pasta ve
yasaklarla yapılmış bütün besinler)
- Aspartam ve fenilalanin içeren bütün içecek, sakız,
yiyecekler.
Serbest Tüketilebilen Besinler
Mısır nişastası, sade lokum, sade akide şekeri, çay,
ıhlamur, adaçayı, sıvı yağ, çay şekeri, elma suyu, komposto
suyu, gazoz, kolalı içecekler
Sınırlı Miktarda Tüketilmesi Gereken Besinler
Sebzeler, meyveler, unlu gıdalar, zeytin, margarin,
tereyağı, bal, pekmez.
Tıbbi Besinler
Düşük proteinli içecek (mlp lpd), düşük proteinli muhallebi
(mlp lpf), düşük proteinli tahıl gevreği (mlp flakes), düşük
proteinli makarna, düşük proteinli pirinç, düşük proteinli
un, düşük proteinli ekmek, düşük proteinli gofret, düşük
proteinli kurabiye, düşük proteinli bisküvi, düşük proteinli
çikolata, yoğurt yapımı için özel jel, yoğurt yapımı için
süt şekeri, düşük fenilalaninli peynir, düşük proteinli
irmik ve bunun gibi pek çok ürün tıbbi besin kapsamına
girer. Tıbbi besinlerin, içerdiği fenilalanin miktarına göre
tüketimi ayarlanır.
Porsiyon Listesi Nedir?
Fenilketonüri hastalarının diyeti daha kolay
uygulayabilmeleri için besinlerin fenilalanin içeriklerine
göre gruplanmasıdır. Porsiyon listelerinde aynı miktarda
fenilalanin içeren besinlerin gram olarak karşılıkları
gösterilmiştir. Porsiyon listeleri hastanın diyet
tedavisinde istediği besini seçme olanağı sağlar.
Fenilketonürili Çocuğun Zihinsel Gelişiminde Aksaklık
Olur mu?
Tanısı geç konularak tedavisine geç başlanmış ya da erken
tanı konduğu halde tedavisi düzgün uygulanmamış
fenilketonürili çocuklarda gelişimsel ve zihinsel gerilik
oluşur. Gelişimsel ve zihinsel gerilik meydana gelmiş hasta
çocuk pedagog, özel eğitimci veya bir gelişim psikoloğu ile
bir fizyoterapistin denetiminde özel eğitim ve fizyoterapi
görmelidir. Konuşma, ince ve kaba motor, bilişsel, sosyal ve
duygusal gelişim ile kendi işini kendi yapma becerilerini
geliştirmeye yönelik yapılan özel eğitim çalışmalarıyla
birlikte diyet tedavisi düzenli uygulanarak mevcut zihinsel
kapasitesi çerçevesinde çocuğun gelişimi en iyi düzeye
getirilir.
Fenilketonürili Çocukta Davranış Sorunları Görülür mü?
Geç tanı konmuş veya tedavisi iyi yapılmamış hastalarda
aşırı hareketlilik, hırçınlık, dikkatini toparlayamama,
otistik davranışlar, yemek ve tuvalet sorunları görülebilir.
Bu sorunların çözümü için ilk yapılması gereken çocuğun kan
fenilalanin düzeyini istenen sınırlar içinde tutmaktır.
İkinci basamak ise pedagog, özel eğitimci veya gelişim
psikoloğu değerlendirmeleridir. Bu uzmanlar davranış
değiştirme tekniklerinin yer aldığı her çocuğa özgü bir
eğitim programı oluşturur. Bu program anne-baba,
kardeşlerden oluşan yakın çevre ile akrabalar, arkadaşlar,
mahalle bakkalı ve benzerinden oluşan uzak çevreyi de
kapsayacak şekilde uygulanır. Erken tanı konmuş, düzgün
tedavi uygulanmış çocuklarda hastalıktan çok anne-baba ve
yakın çevrenin çocukla doğru iletişim kuramaması sonucu
davranış sorunları ortaya çıkar. Hastalığı nedeni ile çocuğa
aşırı hoş görülü davranılması, aşırı koruyucu olunması, her
istediğinin yapılması, çocuğun bencil, anneye bağımlı veya
geçimsiz olmasına neden olabilir. Bu nedenle çocuk yaş ve
gelişim düzeyinin elverdiği ölçüde, yapabilecekleri
konusunda desteklenmeli, davranış ve isteklerine kabul
edilebilir sınırlar getirilmelidir. Evde başka kardeşleri
varsa onlarla eşit haklara sahip olmalıdır. Toplumsal
kurallar yeri geldikçe öğretilmelidir. İstenilmeme, kötü
muamele görme, reddedilme halinde çocukta davranış sorunları
gelişecektir. Çocukla kurulacak sevgi, saygı ve hoşgörüyü
dayalı anne-baba çocuk ilişkisi bu sorunların ortaya
çıkmasını engelleyecektir.
Yenidoğan döneminde tanı konularak diyet tedavisi sürdürülen
çocuğa "hasta çocuk" gibi değil, diyet tedavisi alan çocuk
gibi davranılmalıdır. Anne, baba ve yakın çevre çocuğa
uygulanan disiplin konusunda kararlı, tutarlı ve dengeli
olmalıdır.
Kaçak yapma sorununa nasıl yaklaşılmalıdır?
Fenilketonürili çocuğun öngörülen porsiyondan daha fazla
tüketmesi veya kendisine yasak olan besinlerden yemesi kaçak
yapma olarak isimlendirilir. Çözümü için:
- En geç bir yaşına kadar çocuk aile sofrasına
oturtulmalıdır. Önce onu doyurup
sonra diğer fertlerin yemeğe oturması şeklinde bir uygulama
yapılmalıdır.
- Sofrada herkesin ayrı tabağı olmalı, "herkes kendi
yemeğini/mamasını yesin" denmelidir.
- Çocuk yasak besinlere uzandığında bu sana yasak
denmelidir. Kesinlikle "acı, cıs, kötü" denmemelidir. Çünkü
bir süre sonra "acıysa, kötüyse siz neden yiyorsunuz" diye
hesap sorabilir.
- Çocuktan gizli saklı yeme, yiyecekleri kilit altında
tutma, eve yasak yiyeceklerden almama gibi davranışlar uygun
olmayan davranışlardır. Mutfağı kilitleme, yasak yiyecekleri
ortadan kaldırma, yasağı öğrenemeyecek derecede zihinsel
engeli olan çocuklar için uygulanabilir.
- "Bizim değil", "senin değil", "izin istemeden alınmaz"
yaklaşımını çocuğa öğretmeliyiz.
Hastaneye gelme, hastanede yatma, muayenede olma ve kan
aldırma korkularına karşı nasıl davranılmalıdır?
Fenilketonürili çocuğun belli aralıklarla muayene olması,
kan fenilalanin düzeyine bakılmak için kan aldırması ve bazı
hallerde hastaneye yatırılarak tedavisinin düzenlenmesi
gereklidir. Bu uygulamalar sırasında çocuğun korkusunun ve
stresini en aza indirilmesi için:
- Hastane ve doktor disiplin aracı olarak kullanılmamalıdır.
"Yemeğini yemezsen doktora söylerim, iğne yapar", "uyumazsan
hastaneye götürürüm", "yaramazlık yaparsan kan aldırırım"
şeklindeki yaklaşımlar çocukta doktor ve hastane korkusu
gelişmesine neden olur.
- Çocuk hastaneye kandırılarak getirilmemelidir. Çocuğun
"gezmeye gidiyoruz" diyerek hastaneye getirilmesi gibi
yaklaşımlar hem ebeveyne olan güveni sarsar hem de hastane
stresini artırır.
- Çocuğa anlayacağı bir dille hastane, doktor ve hastanede
yapılan işlemler konusunda bilgi verilmelidir. "Doktor seti"
türü oyuncaklar alınarak, doktorculuk oynamak onu hastane ve
doktora hazırlayacaktır.
Fenilketonürili Çocuk Okula Gidebilir mi?
Yenidoğan döneminde tanı konmuş ve tedavisi başlanmış ve
başarıyla sürdürülmüş PKU'lu çocuğun, yaşıtları gibi,
zamanında normal ilköğretime başlayabilme, orta ve yüksek
öğretime gidebilme, okuyarak meslek sahibi olabilme şansı
vardır. Tanısı geç konmuş ya da iyi tedavi edilmemiş
çocuklar uzun süre özel eğitim görerek kendilerine uygun
okula hazırlanırlar. Normal ilkokulu başarabilecek çocuklar
kaynaştırma eğitimi çerçevesinde ilköğretim okullarına
gönderilirler. Normal ilkokulu başaramayacak çocuklar ise
eğitilirler veya öğretilebilir zihinsel engelliler okuluna
gönderilir. Bu okullara yerleştirme yetkisi Milli Eğitim
Bakanlığına bağlı Rehberlik ve Araştırma merkezlerinindir.
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan bu okullar ücretsizdir
kaynak:www.pkuaile.org
|
|
Uyarı:
Hamilebilgi.com'un içeriği
ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup
sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete
bilgisi özelliği taşımaz. Hamilebilgi.com sağlıkla ilgili tüm
konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan
öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla
kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya
kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden hamilebilgi.com
sorumlu tutulamaz. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıyı
kabul etmiş sayılır. Sitedeki bilgiler her gün
güncellenmediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından
doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.
|