
reklamlar
Bebeğin doğumu çiftin
ilişkisini değiştirecektir. Çocuk bakımı yorucudur, yalnızca
fiziksel değil duygusal enerji harcamasına da yol açar.
Bebek genellikle anne babaya yakındır. Çift, bebek
yakındayken koitus yapmaktan çekinecek, ayrı bir odada ise
"ya ağlamasını duymazsak" kaygısına kapılacaktır.
Bebeğin her ağlamasında süt emzirmenin önerilmesi bu
bağlamda olumsuz bir etken olacağı gibi bebeğin ağlamasıyla
angorje ve duyarlı olan memelerden süt salınımı olduğu
görülecektir.
Vajinal lübrikasyon (kayganlık) azaldığından disparonia
ortaya çıkacaktır.
Doğum sonu dönemde 3-7 ay süreyle cinsellikte azalma
bildirilmekte ise de loşianın azalmasıyla çoğu olgunun 2-4
hafta içinde cinsel etkinliğe başladığı anlaşılmaktadır. Bu
kadar erken koital aktiviteye dönülmesi önemli
komplikasyonlara yol açmamıştır. Ancak geleneksel olarak
doğumdan sonra cinsel aktivitenin 6 haftalık lohusalık
süresince ertelenmesi önerilmektedir. Bunun gerekçesi açık
olan servikal kanaldan asendan yolla bir enfeksiyonun
girişini önlemek ve vajinal-perineal dikişlerin açılmasına
engel olmaktır. Bu dönemde perine cildi gergin ve
duyarlıdır. Vajinadaki kayganlık eksikliğine karşı
başlangıçta yapay bir kayganlaştırıcı yağ kullanılabilir.
İlk birkaç hafta içinde cinsel ilişki dışı yakınlaşma cinsel
etkinliğin sağlıklı bir biçimde yeniden yerleşmesinde çok
yararlı olacaktır. Bazı kadınlarda doğum sonu dönemde
depresif bir ruh durumu ortaya çıkabilir. Bu durum ayrıca
tıbbi tedavi gerektirebilir.
Bebeğin her ağlayışında gece ve gündüz yalnızca emzirmeyle
beslenmesi durumunda ve doğumdan bu yana 6 aydan az süre
geçmişse, emzirme gebelikten korunmada oldukça etkili ancak
geçici bir yöntemdir. Etkili korunmayı sürdürebilmek için
adetler başlar başlamaz, emzirmelerin sıklığı ve süresi
azaldığında, ek mamaya başlandığında ve bebek 6 aylık
olduğunda mutlaka güvenilir bir kontraseptif yönteme
geçilmelidir.
Çoğu kadın ve erkek vajinal doğumun vajinayı genişlettiğini
düşünür. Ancak daha önce vajinal kaslar kullanılmadan hiç
egzersiz yapılmadıysa belirli bir gevşeklik söz konusu
olabilir. Dolayısıyla Kegel egzersizleri denilen perine ve
vajen kaslarının kasılmasıyla yapılan egzersizler yararlı
olur. Bu egzersizlerin temeli pubokoksigeus kasını kasıp
gevşetmeye dayanır. Bu kas idrar yaparken tutmayı ve yeniden
idrar yapmaya başlamayı sağlayan kastır.
reklamlar