|
Gebelik
Doğum
Bebek Sağlığı
Çocuk Sağlığı
|
::
Anasayfa
:: :: Giriş Sayfası Yap
:: ::
Favorilere Ekle
:: ::
İletişim ::
|
|
|
 |
|
DİŞ ÇIKARMA |
|
|
Diş çıkarma sıkıntıları
öylesine yaygın kullanılan bir terimdir ki, bütün bebeklerin
bu sıkıntıları geçirdikleri düşünülebilir. Oysa çoğunlukla,
diş çıkarmaya bağlanan sıkıntılar, başka şeylerden
kaynaklanıyor olabilir.
Doktorlar hep, diş çıkarmanın hafif bir sızı ve
huzursuzluktan başka bir etkiye yol açmadığını söylerler;
ama annelerin çoğu bebeklerin diş çıkarma dönemini ağrılı ve
sıkıntılarla dolu bir deneyim olarak yaşarlar. Diş çıkarma
konusundaki gerçek nedir? Bebeklerin diş çıkarma
sıkıntılarını gidermek için anneler ne yapabilir?
Süt dişleri
Sütdişleri, yani çocuğun ilk dişleri, yaşamının ilk birkaç
ayından sonra çıkmaya başlar ve üçüncü yaşın ortalarına
kadar çıkmayı sürdürürler. Üç yaşın ortalarında, çocuğu süt
dişleri takım halinde tamamlanmış olur. Bebeklerin diş
çıkarması kabaca aynı düzende olmakla birlikte, diş çıkarma
yaşları birinden diğerine göre değişir.
Diş çıkarma yaşı genetik açıdan önceden belirlenmiştir.
Eşinizin yada sizin dişleriniz geç çıkmışsa çocuğunuzun
dişleri de geç çıkabilir. Bazı uzmanlar geç diş çıkarmanın
daha az rahatsızlığa yol açtığını savunmaktadır. Ortalama
olarak, bebeğin, ilk dişleri yaklaşık altı aylıkken çıkmaya
başlar; ama daha üç aylıkken, erkenden diş çıkaran bebekler
bulunduğu gibi ancak bir yaşına doğru diş çıkarmaya başlayan
bebekler de vardır. Çok ender olarak, bazı bebekler tek
dişleri çıkmış durumda doğarlar; bazı bebeklerdeyse, ilk
diş, ancak birinci yaş günlerinden sonra çıkar.
İlk kökler
Bebek doğduğu sırada, bütün süt dişleri dişetlerinin içinde
vardır. Hamile kadınların beslenme rejimlerinde yeterince
kalsiyum bulunmaması bu yüzden zorunludur. Gerçekte, bebeğin
kalıcı dişleri de, yeni doğan bebeğin çene kemiği içinde
gelişmeye başlamış durumdadır. Çocukların dişleri genellikle
aynı düzende çıkar. İlk çıkan dişler alt ön iki diştir.
Onları üst ön iki diş izler. Ardından bebeğinizin üst diş
sırası çıkar; bu sırayı ona karşılık gelen alt diş sırası
izler.
Azı dişlerin çıkması, oldukça rahatsızlık verir. İlk iki
sıra yaklaşık 12-15 aylar arsında çıkar. İkinci
azıdişlerinin çıkmaya başlamasından (20.-30.) aylar önce tam
bir ara dönem geçirecektir.
Kalıcı dişlerin 32 tane olmalarına karşılık, sütdişleri 20
tanedir ve çocuk altı yaşına geldiğinde düşünmeye başlar.
Bazı anneler sonra yerlerine lalıcı dişlerin çıktığını
bildiklerinden, sütdişlerinin önemli olmadıklarını
düşünürler; oysa süt dişleri olmazsa, kalıcı dişler çarpık
çıkabilir. Çocuğunuzun süt dişlerini ihmal ederseniz, bütün
yaşamı boyunca dişleriyle sorunları olacaktır.
Bütün suçu dişlere yüklemek
Bebeğin birinci yılındaki bir çok rahatsızlığının ve küçük
çocuğun huysuzluklarının, gece uykularının bozulmasını suçu,
çoğunlukla dişlere yüklenir. İshal, mide bulantısı,
iştahsızlık, ateş yükselmesi, nedeni açıklanamayan
ağlamalar, gece uyanmaları ve genel huysuzluktan, hep dişler
sorumlu tutulur.
Oysa günümüzde doktorlar ve psikologlar, aslında diş
çıkarmanın basit birrahatsızlıktan daha fazla soruna yol
açmasının olanaksızlığı konusunda görüş birliğine varmıştır.
Küçük bebeğin salyaları da akar ve bulduğu şeyleri de
ısırır; ama başka belirtiler gözlemlerseniz, başka nedenler
aramanız gerekir.
Olağandışı belirtiler
Uzmanlar, bebeğinizin huysuzluklarına diş çıkarmaya
yorulmasının gerçekten tehlikeli olduğunu söylerler.
Çocuğunuz aşırı keyifsizse, ateşi yüksekse, ishali yada
olağan dışı başka bir belirtisi varsa, doktoruna başvurmanız
gerekir.
Bu arada yakınlarınızın önerileri karşısında nesnel bir
tutum almaya çalışmanız yerinde olur. Büyükanneler ve
büyükbabalar gibi yaşlı insanlara çocukların küçükken
yaşadıkları sıkıntıların hep diş çıkarmadan kaynaklandığı
söylenmiştir; onlar da bu bilgiyi deneyimsiz yeni anne
babalara aktarırlar. Oysa e iyisi, bu durumda kendi
sağduyunuza dayanmanızdır.
Diş çıkarma hastalık mı?
Geçmiş yüz yıllarda doktorların çoğu diş çıkarmayı bir
hastalık olarak görmüşler ve birçok bebek hastalığına diş
çıkarmanın yol açtığına inanmışlardır. Göğüs
enfeksiyonlarının, çırpınmaların ve bebeklerde ölüme yol
açabilen bir çok hastalığın altında, diş çıkarmanın
yattığını düşünmüşlerdir. Ama hastalık nedenleri daha iyi
öğrenilmeye başlandıkça, bu görüşler gün geçtikçe
geçerliliğini yitirmiş, bilim adamları söz konusu
hastalıkların çoğunun virüslerden ve kötü sağlık
koşullarından kaynaklandığını bulmuşlardır.
İngiltere’de 1839’da düzenlenen bir genel raporda, 5000’den
çok bebek ölümünün, doğrudan doğruya diş çıkarmadan
kaynaklandığı belirilmiştir. Oysa günümüzde, bu ölümlerin, o
sırada bilinmeyen yada belirtileri diş çıkarmaya bağlandığı
için ihmal edilmiş hastalıklardan ileri geldiği
bilinmektedir.
Gerçek belirtiler
Diş çıkarmada anne-babaların beklemeleri gereken belirtiler
nelerdir? İlk patlayan (beliren dişler, yani kesicidişler,
küçük ve keskin oldukları, dişetinde yalnızca küçük bir alnı
etkiledikleri için, bebekte çok az sıkıntıya neden olurlar.
Çıkmaya başlamadan hemen önce, dişetinde küçük, soluk bir
kitle gibi görünebilir.
Ağız son derece duyarlı bir yer olduğundan, içindeki her
değişme ve rahtsızlık, bebeğinizde sıkıntılara yol açabilir;
ama bu sıkıntılar, çocuktan çocuğa büyük ölçüde değişir.
Aynı biçimde, bazı yetişkinler kendi akıl dişlerinin (20.
yaş dişi) çıktığının farkına bile varmazken, dişleri tam
pekişmiş olmayan bu ayrı ele alınması gereken sorundur.)
Bazı çocuklar renkli bir diş oyuncağının katı çubuğunu
dişlerine sürtmeye bayılırlar.
Çocuğunuzun hızlı hızlı parmaklarını emdiğini ya da
dişetlerini yokladığını fark etmeniz dişetlerinde
rahatsızlık hissettiği anlamına gelebilir. Bir diş
kaşıyıcısı ya da geveleyeceği kura kızarmış ekmek gibi katı
bir şey vererek ona yardımcı olmaya çalışın.
Çocuğunuz diş çıkarmaktan rahatsız görünüyorsa, diş etlerine
küçük parmağınızla masaj yapmanız onu rahatlatabilir. Bazı
anneler çocuklarına, dişlerinin çıkmasının yol açtığı
ağrıları dindirmek için "parasetamol şurubu" veriyorlarsa da
bu uygulama doğru değildir ve ilacın doktora sorulmadan
verilmesi sakıncalıdır.
|
|
Uyarı:
Hamilebilgi.com'un içeriği
ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup
sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete
bilgisi özelliği taşımaz. Hamilebilgi.com sağlıkla ilgili tüm
konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan
öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla
kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya
kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden hamilebilgi.com
sorumlu tutulamaz. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıyı
kabul etmiş sayılır. Sitedeki bilgiler her gün
güncellenmediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından
doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.
|