|
|
 |
|
ÇOĞUL GEBELİK |
|
|
Çoğul gebelikler insanlık
tarihi boyunca ilgi uyandırmış ve bir çok efsaneye konu
olmuştur. Çoğu aile için sürpriz olan bu durum günümüzde
yardımcı üreme teknikleri nin giderek yaygınlaşması ile daha
sık görülmeye başlamıştır. Çoğul gebelikler taşıdıkları özel
riskler nedeni ile gebelik boyunca daha özenli ve yakın
takip gerektirirler.
Genellikle birden fazla sayıda yumurta hücresinin (oosit)
aynı sayıda sperm ile döllenmesi sonucu oluşur. Bu durumda
genetik olarak birbirinden farklı birden fazla embriyo
vardır. Çoğul gebeliklerin üçte ikisi bu şekildedir. Halk
arasında buna çift yumurta ikizi denir (polizigotik veya non-identikal).
Bazen de döllenmiş bir yumurta gelişimi sırasında bölünmeye
uğrar ve birbirinin aynı genetik özellikte olan birden fazla
embriyo oluşur. Daha ender olan bu çoğul gebelik formuna
(üçte biri) tek yumurta ikizi denilmektedir (monozigotik
veya identikal).
Yaklaşık olarak tüm gebelikler içinde %1 oranında görülen
çoğul gebelik, oldukça hoş bir sürpriz olmakla beraber yanı
sıra getirebileceği riskler açısından da ciddi bir durum
olarak kabul edilmekte ve riskli gebelikler konumunda
incelenmektedir.
Çoğul gebelik olasılığını arttıran faktörler;
- Ailede ikiz gebelik olması,
- İleri anne yaşı (örneğin; 35 yaş üzeri gebeliklerde iki
kat sık görülür),
- Toplumsal özellikler (örneğin; Afrika toplumunda 5 kat
sıktır),
- Doğurma sayısı (4. doğumdan sonra ikiz gebelik olasılığı 2
kat artar), ve
- Ovulasyon indüksiyonu ilaçları ile çoğul yumurtlama;
ortalama %20 oranında çoğul gebelik görülür (ör; Klomifen %
6-7, GnRH: %17.2, HMG: %25-30)
TANI:
Bir doğum doktoru ikiz gebelikle karşılaştığında esas olarak
öncelikle bu durumun tipini tayin etmek ister.
Ultrasonografi ile bebeklerin, içinde bulundukları keseleri
ve plasentaları incelenir. Plasenta ve kese durumuna
bakılarak bu ikiz gebeliğin hangi tür olduğuna karar
verilmeye çalışılır. İkizlerin cinsiyetleri farklı ise
bunlar çift yumurta ikizleridir. Cinsiyet aynı ise
plasentaları incelenir (Lambda İşareti). Plasentanın ve
amniyon kesesinin tek olması monozigotik (tek yumurta ikizi)
olduğunu gösterir. Ancak ayrım her zaman kolay olmaz. Kesin
ayrımı; bebeklerin DNA analizi verir.
Çok eskilerde çoğul gebelikler; fizik muayene ile anne
karnının beklenenden daha iri saptanması veya iki ayrı
alandan bebek kalp seslerinin dinlenip, ayırt edilmesi ile
yapılıyordu. Günümüzde gelişen ultrasonografi teknolojisi
ile gebeliğin 6. haftasından itibaren birden fazla kese
görülerek tanı konabiliyor.
ÇOĞUL GEBELİKLERDE ANNEYE AİT RİSKLİ DURUMLAR:
Çoğul gebeliğe sahip bir anne adayında; tekiz gebeliğe sahip
olunduğundan daha belirgin bir değişim olur. Anne adayı
gebeliği boyunca daha fazla kilo alır (ortalama 18 - 20 kg).
Gebeliğin ilk aylarında gözlenen gebelik bulantı, kusmaları
çoğul gebeliğe sahip anne adayında çok yoğun yaşanabilir (hiperemezis
gravidarum),
Gebelik boyunca anemiye (kansızlık) daha sık rastlanır.
Gebeliğin ilk aylarında kanama ve düşük tehlikesi daha
fazladır.
Erken doğum olasılığı tekiz gebeliklere göre yaklaşık 10 kat
artmıştır. Yapılan araştırmalarda tek yumurta ikizlerinde
ortalama doğum haftası 36. hafta, çift yumurta
ikizlerindeyse 37. hafta olarak bildirilmiştir.
Annede ikiz gebelik varlığında yüksek tansiyon, preeklampsi
(gebelik zehirlenmesi) olasılığı tekiz gebeliklere göre 3
kat artmıştır.
Ayrıca;
· Gestasyonel diabet ,
· Plasenta anomalileri (P.Previa , Ab. Plasenta , Vasa
Previa)
· Müdahaleli doğum ve doğum sonu kanama riskleri daha
fazladır.
Kısaca çoğul gebelikte genel olarak gebeliğe ait
komplikasyonların görülme sıklığı artar.
ÇOĞUL GEBELİKLERDE FETAL SORUNLAR:
Rahim içi ortam birden fazla bebek tarafından
paylaşıldığında beraberinde bazı sorunları da getirebilir.
İkiz eşlerinde tek bebeklere göre düşük riski, iki kat
artmıştır.
Çoğul gebeliklerde, bebeklerde konjenital (doğumsal) anomali
riski 2 kat artmıştır. Bu nedenle özellikle 3-4 ve 5.
aylarda bebekler yeterli düzeyde ultrasonografi ile
incelenmelidir.
Gebelik boyunca anne karnında (özellikle monozigotik
ikizlerde) fetal kayıp oranı artmıştır.
Erken doğum riski yaklaşık 10 kat artmıştır. Çoğul
gebeliklerin ortalama %40' ında 36. haftadan önce doğum
olur. Doğum sonrası dönemde uzun süreli prematüre bakımı
ihtiyacı artabilir.
Bu bebeklerde intrauterin gelişme geriliği riski de,
tekizlere göre 10 misli artmıştır. Yaklaşık görülme sıklığı
tüm ikizler içinde %20-25'dir.
İkizler arası plasentadaki damarlardaki birtakım düzensiz
dağılımlar sonucu ikizlerden biri fazla beslenip, diğeri
zayıf kalabilir (İkizden ikize Transfüzyon Sendromu). Bu
durum her iki fetusu da ciddi olarak etkiler.
Bu gibi riskler nedeniyle aile ve doktor için kimi zaman hoş
olan bu sürpriz durum, gebeliğin ilk haftalarından itibaren
yakın ve sıkı takibe alınmalıdır.
TAKİP VE YÖNETİM
Aileye gebeliğin başında olası risklerin anlatılması ve bu
risklere karşı alınacak önlemler gebeliğin sorunsuz geçme
olasılığını arttıracaktır.
- Periyodik takiplerin sıklaştırılması
- Rutin kan ve idrar tetkiklerinin belli aralıklarla
tekrarlanması
- Demir, folik asit ve kalsiyum desteği
- Erken doğum açısından yakın takip
- Bebeklerin gebelik haftasına ve birbirlerine uyumlu
büyümelerinin takibi
- Fetal iyilik testleri (13)nin periyodik uygulanması
- Takip sürecinde riskli durumların varlığında zamanında
müdahale riskleri en az düzeye indirecektir.
Takip sürecinin sonunda, doğum şekline karar verilme
aşamasına gelinir. Fetal ve maternal riskler göz önüne
alındığında genellikle sezaryen, tercih edilen doğum
yöntemidir.
Kaynak: www.kadinvegebelik.org
|