|
|
|
|
ÇOCUKLUK ÇAĞINDA HİPERTANSİYON |
|
|
Çocuklukta yüksek kan
basıncının saptanması, ileri yaşlarda artmış birincil
hipertansiyon riski olan, erken takip ve tedaviden
faydalanabilecek bu çocukları tanımlamada değerlidir.
Hipertansiyona bağlı organ hasarları çocuklukta
başlayabilir.
Çocuklarda normal kan basıncı aralığı bilinmemektedir.
Çocuklarda kan basıncı standartları yaşa paralel olarak
artmaktadır. Her yıl yaşla birlikte sistolik (büyük) kan
basıncında 1.5mmHg, diastolik (küçük) kan basıncında 0.7mmHg
artış olmaktadır. Yapılan çalışmalarda kan basıncının gece,
gündüze oranla %20 daha düşük olduğu ve günlük sistolik ve
diastolik kan basıncı değişikliklerinin minimal olduğu
gösterilmiştir. Büyüyen çocukta kan basıncı boy ile
ilişkilidir.
Hipertansiyon başlıca kalp, santral sinir sistemi, böbrek ve
göz komplikasyonları (olumsuz sonuçları) açısından önemli
bir risk faktörüdür.
Çocuklarda hipertansiyonun büyük bir kısmı altta yatan bir
nedene (böbrek, kalp hastalıkları, hormonal nedenler ve
diğerleri) ikincildir. Hipertansif çocuk ve adölesanların
%28’i ikincil hipertansif hastalardır (altta yatan böbrek
hastalığı gibi). Oysa hipertansif yetişkinlerde bu oran
%7’dir.
Toplumda hipertansiyon için sfigmomanometreler en uygun
tarama araçlarıdır. Kan basıncı ölçümündeki hatalar;
aletten, ölçümü yapan kişiden ya da hastadan
kaynaklanabilir. Aletten kaynaklanan hatalara örnek olarak
manometrenin bozuk olması , basınç kaçakları, dinleme
aletine ait bozukluklar ve hastanın koluna uygun olmayan dar
ya da geniş manşonlar verilebilir. Kan basıncını ölçen kişi,
duyu bozukluğu, dikkatsizlik ve bilinçaltı eğilim (örneğin
sıfırla biten rakamlar için “ başka bir rakam tercihi” veya
normal basınçların yüksekmiş gibi kaydedilmesi gibi)
nedenleriyle hatalara neden olabilir. Hasta postür ve
biyolojik faktörler nedeniyle hatalı ölçümlerin nedeni
olabilir. Postür (örneğin yatma, ayakta durma, oturma) kalbe
göre kolun pozisyonu 10mmHg kadar yüksek değişliklere neden
olabilir. Anksiyete, yemekler, sigara, alkol, ısı
değişiklikleri, egzersiz ve ağrı gibi biyolojik faktörler de
ölçümleri etkileyebilir. Kan basıncı ölçümündeki bu
sınırlamalar nedeniyle, hipertansiyon tanısının ancak bir ya
da birkaç hafta boyunca üç farklı ölçümde okunan yüksek kan
basıncının varlığı ile konulması gerektiği önerilmektedir.
Sfigmomanometri 3 yaş altındaki çocuklara uygulandığında
ilave faktörler doğruluğu etkiler. Birincisi, kol çevresinde
fazla değişiklikler vardır bu nedenle manşon seçilirken bu
nokta dikkate alınmalıdır (seçilen manşon ön kolun 1/3'ünden
küçük, 2/3'ünden büyük olmamalıdır). İkincisi, muayene
sıklıkla hastanın anksiyete ve huzursuzluğu nedeniyle
zordur. Üçüncüsü, seslerin kaybolmasını çocuklarda duymak
sıklıkla zordur ve sıklıkla seslerin şiddetinin azaldığı
değer bunun yerine kaydedilir. Son olarak çocuklukta
hipertansiyonun tanımı kesin değildir, çünkü çocukluk
çağındaki normal değerlerde karışıklıklar vardır.
Kendi kendine ölçülen (ev) kan basıncı ve ayaktan kan
basıncı izlemi özel durumlar için (araştırma gibi) yararlı
bilgiler sağlayabilir fakat bunlar taramada rutin kullanıma
uygun değildir.
Normal kontrollerde kan basıncı ölçümü sağlıklı çocuk ve
adölesanlar için yılda en az bir kez yapılmalıdır. Risk
faktörleri varlığında (yenidoğan döneminde göbek arter
kateterizasyonu, diabet, şişmanlık, çocuk veya ailede
hiperlipidemi (kanda yağların fazla olması)varlığı,
ebeveynlerde hipertansiyon olması, birinci veya ikinci
derece yakınlarında erken kalp krizi veya felç hikayesi,
periodik yüksek kan basıncı) daha sık kan basıncı ölçümleri
yapılmalıdır. Bu öneri ikincil hipertansiyonun tedavi
edilebilir nedenlerinin erken saptanmasının getireceği
yararlar nedeniyledir. Sfigmomanometri çocuklar için
önerilen teknikle uygulanmalıdır. Tüm çocuk ve yetişkinlerde
hipertansiyondan birincil korunma için sağlıklı bir diyet,
tuzdan fakir beslenme, fiziksel aktivitenin arttırılması,
şişmanlığın önlenmesi ve tedavisi önerilmektedir.
Dr. Fatih Özaltın, Prof. Dr. Ayşin Bakkaloğlu
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Nefroloji
Ünitesi, Ankara
|