
reklamlar
Oyun oynamanın çocuk
gelişimindeki rolü ebeveynler tarafından maalesef ki
atlanabiliyor. Oyun çocuklara kim olduğunu, neler
yapabildiğini ve etrafındaki dünya ile nasıl etkileşime
geçeceğini öğretme fırsatı sunduğundan çocuklar için çok
faydalıdır.
Ebeveynler genelde oyunun çocuklar için içgüdüsel bir şey
olduğuna inanırlar yani bir yetişkinin yardımı olmadan da
çocuğun kendi kendine oyun oluşturabileceğini düşünürler.
Çok küçük çocukların kendi kendilerine spontan oyunlar
başlattıkları doğrudur ama şunu bilmeliyiz ki: bir çocuğun
oyun yaratma konusundaki içgüdüsü eğer ebeveyn çocuğun oyun
yaratma sürecini stimüle etmeye yönelik katkılarda
bulunmuyorsa yavaş yavaş yok olmaktadır. O nedenle
ebeveynlerin çocuklarıyla oyun oynamaları çok önemlidir.
• Oyunla çocuğunuzun günlük problemleri çözmesine,
düşünceleri test etmesine ve hayal gücünü keşfetmesine
yardımcı olabilirsiniz.
• Yetişkinlerle oyun çocuğun düşüncelerini, duygularını ve
ihtiyaçlarını anlatabilmesine yarayacak şekilde bir kelime
hazinesi geliştirmesini teşvik eder.
• Oyun sıra beklemeyi, paylaşmayı ve başkalarının hislerine
özen göstermeyi öğreterek çocukların sosyal becerilerini
arttırır.
• Oyun oynarken çocuğunuzda özgüven ve yeterlilik hissini
teşvik etmiş olursunuz.
• Oyun, çocuğunuzla aranızda sıcak ilişkiler ve güçlü bağlar
kurmak için çok faydalıdır.
• Araştırmalar, küçükken ebeveyni ile rol yapma ve hayal
gücüne dayalı oyunlar oynayan çocukların ileride daha
yaratıcı olduklarını ve daha az davranış problemi
sergilediklerini göstermektedir.
Peki ebeveynler çocuklarıyla oyun oynarken nelere dikkat
etmeli?
1. Çocuğunuzun liderliğini izleyin
Çocuğunuzla oyun oynamanın ilk adımı kendi fikrinizi empoze
etmek yerine çocuğunuzun liderliğini, fikirlerini ve hayal
gücünü takip etmektir. Komutlar ve yönergeler vererek
aktiviteleri organize etmeye çalışmayın. Çocuğunuza herhangi
bir şey öğretmeye çalışmayın. Onun yerine, çocuğunuzun
hareketlerini taklit edin ve onun size söylediklerini yapın.
Kısa zaman sonra göreceksiniz ki siz arkanıza yaslanıp ona
kendi hayal gücünü deneyimleme fırsatı verdiğinizde
çocuğunuz oyunla daha çok ilgilenmeye ve daha yaratıcı
olmaya başlayacak. Bu yaklaşım çocuğunuzun kendi başına oyun
oynama ve düşünme becerisinin gelişimini de
destekleyecektir.
2. Oyunun hızını çocuğunuza uydurun
Küçük çocuklar oyun oynarken, aynı aktiviteyi tekrar tekrar
yapma eğilimindedirler. Çünkü çocuklar kendi becerilerine
güvenmeyi başarabilmek için aynı şeyi pek çok kez
tekrarlamaya ihtiyaç duyarlar. Eğer henüz hazır değilken
yeni bir şeyi denemeye itilirlerse kendilerini yetersiz
hissedebilirler ya da hayal kırıklığına uğrayıp ebeveynle
oynamaktan vazgeçebilirler. O nedenle, oyunun hızını
çocuğunuzun temposuna uygun hale getirdiğinizden emin olun.
Hayal gücünü kullanabilmesi için ona bolca vakit verin.
Sadece sıkıldığınız için onu zorlamayın. Oyunun temposunu
çocuğunuza uydurmak çocuğunuzun dikkat süresini
genişletecektir ve tek bir aktiviteye belli bir süreliğine
odaklanmasını teşvik edecektir.
3. Çocuğunuzun ipuçlarına duyarlı olun
Çocuğunuzla oynarken size verdiği ipuçlarını takip edin.
Eğer yapboz yapmakla ya da her hangi başka bir oyunla
ilgilenmiyorsa çocuğunuzun yapmayı istediği bir aktiviteye
geçin. Ona periyodik olarak yeni aktiviteler sunabilirsiniz
ve ilgi gösterdiğinde destekleyici şekilde ona karşılık
verebilirsiniz. Eğer oynadınız kart oyunu sinema bileti
satmak, fırlatma oyunu gibi tamamen başka bir şeye dönüşürse
sakın endişelenmeyin.
4. Güç mücadelesine girmeyin
Pek çok ebeveyn farkında bile olmadan çocuklarıyla bir
rekabet ilişkisi kurar. Oyun oynarken çocuklarına oyunu
kuralına göre oynamayı ya da kaybetmeyi öğretme gereği
duyarlar ya da oyunda kendilerine düşen kısmı o kadar iyi
yaparlar ki çocuğun kendini yeterli hissedebilmesine fırsat
vermezler. Oyunun temel amacı çocuğun kendini yeterli ve
bağımsız hissetme duygusuna katkı sağlamak ve çocuğa kontrol
ve gücü ele almak için uygun fırsatı vermektir. Çocuklar
yetişkinlerle etkileşimlerinde bu şanslara çok az sahip
olurlar. Oyun, kontrolü çocuğa vermenin ve kendi kurallarını
uygulamasının güvenli olduğu tek zamandır.
5. Çocuğunuzun fikirlerini ve yaratıcılığını övün ve
cesaretlendirin
Çocuğunuzla oyun oynarken onu yargılamayın, düzeltmeyin ya
da onunla zıt gitmeyin. Önemli olan şey çıkan ürünün ne
olduğu değil çocuğunuzun yaratıcılığı ve deniyor olmasıdır.
Çocuğunuzun fikirlerini, düşüncelerini ve davranışlarını
övmenin yollarını bulmaya çalışın. Odaklanma, kararlılık,
problemi çözmek için çabalama, yaratıcılık, duygularını
ifade etme, işbirliği yapma, motivasyon ve özgüven gibi bir
çok beceriyi övebilirsiniz. Çocuğunuzu övme yöntemlerini
öğrenirken bir egzersiz olarak her 2 ya da 3 dakikada bir
çocuğunuzun yaptığı bir şeyi övmeyi deneyebilirsiniz.
6. Hayal gücü ya da taklide dayalı oyunlar oynayarak
duyguları anlamayı öğrenmesini teşvik edin
Çocukların taklit oyunlarını teşvik etmek sadece çocukların
hayal dünyasını, yaratıcı düşünce ve hikaye anlatma
becerisini geliştirdiği için değil çocuklara duyguları
düzenlemeyi ve paylaşmayı öğrettiği için de faydalıdır. Pek
çok sağlıklı çocuk taklit oyunlarını 3 yaş civarı yapmaya
başlar ve bazıları 18 aylık kadar erken bir zamanda bile
yapabilir. Hayali arkadaşlar 4 yaş çocuklarında yaygındır.
Bu tarz oyunları teşvik etmeniz önemlidir. Çünkü bu oyunlar
çocuğunuz pek çok duygusal, zihinsel ve sosyal beceriyi
kazanmasına katkı sağlar. Kutuların ve sandalyelerin ev ve
saray olmasına izin verin, oyuncaklar akrabalara,
arkadaşlara ve favori çizgi film karakterlerine dönüşsün.
Taklit, hayal gücü oyunları çocukların neyin gerçek neyin
gerçekdışı olduğunu anlamalarına yardımcı olur. Rol oyunları
bir başkası olma hissini deneyimlemelerine yardım eder ki bu
da başkalarının hislerini anlama ve onlara duyarlı olmayı
öğretir.
7. Açıklayıcı yorumlar yapın
Genelde ebeveynler oyun oynarken arka arkaya sorular
sorarlar: “Bu hayvan ne?”, “Kaç tane beneği var?” , “Nereye
gidiyor?”, “Ne yapıyorsun onunla?”. Sorular sorarak
ebeveynler çocuğun öğrenmesine yardımcı olduklarını
düşünürler ama bu yaklaşım genelde tam tersi etki yaratır:
çocuklar daha kapalı, sessiz ve özgürce konuşma konusunda
çekingen hale gelirler.
Çocuğunuzun oyunuyla ilgili olduğunu göstermek için
çocuğunuzun ne yaptığı hakkında destekleyici yorumlar ve
açıklamalar yapmalısınız. Bu yaklaşım dil gelişimini de
aktif şekilde stimüle etmektedir. Örneğin, “Arabayı garaja
koyuyorsun. Şimdi araba benzin alıyor.” vb. Kısa zamanda
çocuğunuzun kendiliğinden sizin yorumlarınızı taklit etmeye
başladığını göreceksiniz. Eğer açıklayıcı yorumlar sunmak
konusunda kararlı olursanız çocuğunuzun bu tarz bir ilgiden
çok hoşlandığını ve bu iletişim şeklinin çocuğunuzun kelime
hazinesine katkıda bulunduğunu görürsünüz.
Eğer soru soruyorsanız, sayısını kısıtlı tutmaya ve
aldığınız cevaptan sonra çocuğunuza olumlu geribildirim
vermeye mutlaka dikkat edin. Örneğin, “Bu hayvan nedir?”
diye sordunuz ve çocuğunuz “Zürafa” diye cevap verdi, bu
durumda “Evet zürafa. Sen hayvanları tanıyorsun. Hem de bu
zürafa sarı.” diye bir ekleme yapabilirsiniz.
8. Çocuğunuzun problemi tek başına çözme becerisini
teşvik edin
Bazen ebeveynler yardımcı olmaya çalışırken, çocukların
nasıl problem çözüleceğini ve kendi başına oyun oynanacağını
öğrenmesini zorlaştırırlar. Ebeveynin çok fazla yardım
etmesi ya da işin tamamını üstlenmesi çocuğun başarı,
kendine güven hissini azaltmakta ve yetişkine bağımlılığı
teşvik etmektedir. Çocuğunuza onun için yapbozun tamamını
yapacağınızı söylemek yerine birlikte yapmayı önerin. Sadece
ihtiyacı olan kadar destek verin ve yapboz üzerinde
çalışmaya devam etmesi için onu övün. Bir başarı hissi
yaşamasına imkan vermeyecek kadar çok yardım asla vermeyin.
9. Oyuna ilgi gösterin
Çocuklar sessizce oyun oynarken pek çok ebeveyn doğal olarak
bu durumu kendi işlerini tamamlamak için bir fırsat olarak
görür- yemek yapmak ya da gazete okumak gibi. Bunu yaparak,
çocuğa sessizce oyun oynamasını ne kadar takdir ettiğinizi
gösterememiş olursunuz. Sonuç olarak çocuğunuz tek başına,
düzgün bir şekilde oyun oynadığında kendini görmezden
geliniyor hisseder ve sadece gürültü çıkardığında ya da
dikkat çekmek için bilinçli bir şeyler yaptığında ilgi
toplayabildiğini düşünür.
Çocuğunuzun düzgünce oyun oynamasını takdir etmeli ve
oyununa aktif olarak katılmalısınız. Eğer oyuna ilgi
gösterirseniz, sizin dikkatinizi çekmek için uygunsuz yollar
bulmaya daha az ihtiyaç duyacaktır. Aslında, pek çok anne
baba çocuklarına düzenli olarak günde yarım saatlik oyun
vakti ayırdıklarında, daha sonra kendilerine özel vakit
ayırmaya daha çok fırsat bulduklarını söylemektedir. Eğer
çocuklar her gün düzenli olarak ebeveynden belli bir ilgi
görecekleri konusunda emin olurlarsa, ilgi çekmeye yarayacak
uygunsuz davranışlar icat etmek zorunda kalmıyorlar.
Oyunla ilgili birkaç uyarı
• Oyun sırasında çocuğunuzun uygunsuz şeyler yapacağı ya da
bağırarak, huysuzlanarak, oyuncakları atarak yıkıcı
davranışlar sergileyeceği zamanlar olabilir. Eğer davranışı
görmezden gelmeniz mümkünse, kafanızı çevirin ve çok
çekiciymişçesine başka bir oyuncakla oynamaya başlayın.
Çocuğunuz uygun bir şekilde davranmaya başlayınca ona
yeniden ilgi göstermeye başlayabilirsiniz. Eğer davranış
görmezden gelemeyeceğiniz kadar kötüyse “Oyuncaklarını
atacaksan, oyunu durdurmamız gerekir” gibi bir cümleyle
oyunu bitirin.
• Bazen ebeveynler çocuklarıyla oyun oynamaya direnç
gösterirler çünkü oyunu bitirmek istediklerinde büyük bir
mızmızlanma yaşanacağından emindirler. Bunun çözümü,
çocuğunuzu oyunun bitişine önceden hazırlamaktır. Oyun
zamanının bitmesinden 5 dakika önce şöyle diyebilirsiniz: “5
dakika sonra ben oyunu bırakacağım”. İtiraz ya da
protestoları görmezden gelmeniz ve başka bir şeye
odaklanarak çocuğunuzun ilgisini kaydırmanız önemlidir. 5
dakika geçtikten sonra “Şimdi benim oyunu bitirme zamanım.
Seninle oyun oynamak çok hoşuma gitti.” demeli ve odadan
ayrılıp itirazları görmezden gelmelisiniz. Çocuğunuz daha
uzun süre oynamak için sizi manipüle edemediğini bir kez
öğrendi mi itirazlar yok olacaktır. Ayrıca, her gün düzenli
olarak oyun vaktiniz olduğunu fark edince yarın yine sizinle
oyun fırsatı yakalayacağını bildiğinden itiraz etmeye daha
az ihtiyaç duyacaktır.
Gelişim Uzmanı Psikolog Sinem Olcay
İstanbul Parenting Class
Zeytinoğlu Cad. Arzu 1 Apt.
No:2 Diare:27
Etiler/İstanbul
T&F: 212 351 90 01
sinem@istanbulparentingclass.com
www.istanbulparentingclass.com
reklamlar