
reklamlar
Bireyde devamlı olarak ya da
ara ara tekrarlayan dönemler halinde cinsel fantezi kurmak
ve cinsel eylemde bulunmak yolunda isteğin az ya da hiç
olmaması halidir. Bu durum kişide önemli bir miktarda
gerilim, sorun ya da kişiler arası ilişkilerde güçlüklere
yol açar. Bu sorun başka bir psikiyatrik hastalığın etkisine
bağlı olmayıp, asal olarak bir madde, ilaç ya da başka bir
vücutsal hastalığın doğal etkilerine bağlı olmamalıdır.
Bu durumdan etkilenen kişiler genellikle cinsel aktiviteyi
kendileri başlatmazlar, karşı tarafın başlatması halinde ise
isteksizce eşlik edebilirler. Eşlerinin baskısı ile cinsel
eylemin miktarını , başka nedenlerle ( eslerinin kendilerini
terk etmemesi, hediyeler alınması, kendilerine değer
verilmesi gibi amaçlarla) arttırabilirler. Bu kişilerin
düzenli cinsel aktivitelere isteksizlikleri nedeniyle
evlilik ya da arkadaşlıklarında bozulmalar, boşanmalar
görülebilmektedir. Bu bireylerde eşini görünüm ve duygusal
olarak itici olarak algılama da görülebilmektedir .
Cinsel istekteki azalma uyarılma ya da orgazm sorunları
tarafından oluşturulmuş da olabilir. Bazı kişilerde istek
aşamasında bozukluk varken, diğer aşamalar normal de
olabilir.
Bu durumu olan erkeklerde bir araştırma sonucuna göre daha
düşük testesteron düzeylerine rastlanmıştır. Araştırmalara
göre beş kişiden birinde bu durum mevcut olup, kadınlarda
daha çok rastlanmaktadır.
İstek azlığı kişinin cinsellik hakkındaki bilinç dışı
korkularından kendini korumak üzere geliştirdiği bir savunma
mekanizmasıdır. Bu durum uzun suren stres, kaygı ve
depresyona başka vücutsal hastalıklara bağlı olarak ta
gelişebilmektedir. Uzun sure cinsel aktivitenin olmaması da
cinsel istek bozukluğuna yol açabilir. Ayrıca bozulan bir
ilişkiye karşılık olarak ve bir öfke- düşmanlık ifadesi
olarak ta karşılaşılabilir.
Cinsel istek azlığının gelişmesine yol açabilecek etkenler
arasında biyolojik dürtünün olmaması, yeterli özgüvenin
yokluğu, cinsel acıdan geçmişteki kötü deneyimler,
tacizlerin varlığı,uygun bir esin olmaması, es ile cinsellik
dişi alanlarda iyi bir iletişimin olmaması sayılabilir.
Rahatsızlık genellikle erişkinliğe geçiş döneminde başlar
Tedavide bilişsel, davranışçı tedavi ve aile terapisi
kullanılır.
Cinsel Tiksinti Nedir?
Devamlı olarak veya tekrarlayıcı olarak cinsel birleşmeden
çok fazla miktarda tiksinti duyarak, cinsel ilişkiden
kaçınma halidir. Bu durum kişide yoğun bir gerilim ya da
sosyal ilişkilerde güçlüklere yol açar. Bu teşhisin konması
için bu durumun başka bir psikiyatrik bozuklukla net bir
ilişkisinin olmaması gerekir.
Kişi cinsel ilişki söz konusu olduğunda kaygılanır, tiksinir
ya da korku duyar. Bu iğrenme hali cinsel birleşmenin
herhangi bir anına ilişkin olabilir. Bunlar sperma ( cinsel
birleşme sırasında boşalan sıvı materyal ) ile ilgili ya da
cinsel kasılmalar ve cinsel organların temas etmesi gibi
farklı durumlara yönelik olabilir. Bazı vakalarda öpüşmek ve
ten teması dahi bu durumu oluşturabilir.
Bu rahatsızlığı olan kişiler o anda bas dönmesi, mide
bulantısı, sıcak basması, terleme, çarpıntı, nefes darlığı,
baygınlık gibi yakınmalarla panik nöbetleri yaşayabilirler.
Bu durumdaki kişiler durumdan kaçınmak için eslerinden
çeşitli bahanelerle uzak durarak, erken yatabilir, aşırı bir
çalışma temposu içine girebilir, evde kalma surelerini
kısıtlayabilir ya da alkol-madde kullanımına
başlayabilirler.
Tedavide başlangıçta imajinasyon yöntemleri ve bazen ilaç
tedavileri ile kaygının azaltılması ile psikoterapi
sürdürülür.
reklamlar