|
Gebelik
Doğum
Bebek Sağlığı
Çocuk Sağlığı
|
::
Anasayfa
:: :: Giriş Sayfası Yap
:: ::
Favorilere Ekle
:: ::
İletişim ::
|
|
|
 |
|
ÇALIŞAN ANNE VE ÇOCUK |
|
|
Çocuklarını çalışarak büyüten
anneler bunun yaşamlarındaki en zor şey olduğunu söylerler.
Çalışan annelerin bir bölümü ekonomik yetersizlikler
nedeniyle çalışmak zorunda oldukları, diğer bir bölümü ise
ekonomik bağımsızlıklarını kaybetmemek veya mesleklerinden
uzak kalmamak için çalışır. Her iki koşulda da çalışan
annelerin en önemli sorunları aşağıdaki şekilde
gruplandırılabilir;
Çocuk bakıcısı arayışı,
Aşırı sorumluluk yüklenme, zihinsel ve bedensel yorgunluk,
Suçluluk duygusu.
Çocuk Bakıcısı Arayışı
Çocuğunuza kimin bakacağına doğumdan önce anne ve baba
birlikte karar verin.
Çocuğunuza bakmasına karar verdiğiniz kişi bir akraba ise:
Bu kişinin çocuğunuza bakmaya gerçekten gönüllü ve uygun
olduğundan emin olun,
Bu kişiden çocuğunuza mümkünse kendi evinizde bakılmasını
isteyin,
Çocuğunuzun geceleri ve hafta sonları sizinle kalmasını
sağlayın,
Bu kişiye çocuğunuzun bakımı ve eğitimi ile ilgili tüm
beklentilerinizi açık bir şekilde ve anne-baba bir aradayken
bildirin.
Çocuğunuza bakmasına karar verdiğiniz kişi bir çocuk
bakıcısı ise,
Bu kişinin çocuk bakıcılığı için gerçekten yeterli ve uygun
olduğundan emin olun,
Bu kişiden çocuğunuza kendi evinizde bakılmasını isteyin,
Evinizde yatılı kalarak çocuğunuza bakmasını talep etmeyin,
Bakıcının çalışma düzenini ve iş tanımını önceden
belirleyin, çocuğunuzun bakımı ve eğitimi ile ilgili tüm
beklentilerinizle birlikte açık bir şekilde ve anne-baba bir
aradayken bu kişiye bildirin,
Yeterli bir süre çocuğunuza bu kişiyle birlikte bakın ve
çalışmaya başlamadan önce aşamalı olarak günün belirli
saatlerinde evden uzaklaşarak çocuğunuzu bu uzun süreli
ayrılığa yavaş yavaş alıştırın.
Çocuğunuza bakıcı ararken şunlara dikkat edin;
Bakıcıda aradığınız özellikleri önceden sıralayın ve
önceliklerinizi belirleyin (tıpatıp beklentilerinize uygun
biri karşınıza çıkmayabilir),
Bakıcıyı mümkünse evinde ziyaret edin, çocuklarıyla
ilişkisini gözlemleyin,
Referanslarıyla ve komşularıyla görüşün, gerekli belgeleri
temin edin.
Çocuğunuza bakıcı ararken şu özelliklere sahip olmasına
dikkat edin;
Temiz, düzenli ve dürüst olmasına,
Aile yaşantısının düzenli olmasına,
Dakik ve elinin çabuk olmasına,
Sevecen ve güler yüzlü olmasına,
Esnek ve hoşgörülü olmasına, katı-kuralcı olmamasına,
Yeniliğe ve değişime açık olmasına, sabit fikirli
olmamasına,
Sorumluluk ve inisiyatif sahibi olmasına,
İletişim becerisinin olmasına,
Yaş ve kişilik olarak bakılacak çocuğun annesine
benzemesine,
Sabırlı olmasına,
Eğitimli, kendini yetiştirmiş ve bilinçli olmasına,
Çocuğu ya da işe devamını etkileyecek bir rahatsızlığının
olmamasına,
Sigara içmemesine.
Aşırı Sorumluluk Yüklenme, Zihinsel ve Bedensel Yorgunluk
Çalışan annenin en önemli sorunu aşırı sorumluluk yüklenmesi
ve yorgunluktur; çünkü bu sorun annelere çözümsüz ve başa
çıkılamaz gibi görünür. Alışıldık bir düzen vardır; evde ve
işte yapılacaklar zaten belirlidir, şimdi hepsine geceyi
gündüze katan bir bebek eklenmiştir ve gün 24 saattir,
dolayısıyla yorgunluk kaçınılmazdır. Böyle değerlendirince,
gerçekten de çalışan anne için yapılacak pek bir şey yok
gibi görünüyor. Oysa ki, durum hiç de öyle umutsuz değil,
çalışan anneler iş listelerini pekala hafifletebilirler;
Gerek evde gerekse işte, yükünüzün arttığı dönemlerde bir
süre yalnızca acil ve önemli olan işlerinizle ilgilenin
Bazı işleri başkalarına devretmeyi deneyin, işyerinde iş
arkadaşlarınızdan; evde ise eşinizden, varsa diğer
çocuklarınızdan veya yakınlarınızdan yardım isteyin.
Çocuğunuz yokken evinizle, kadın olduğunuz için eşinizden
daha çok ilgilenmiş olabilirsiniz, bu aynı düzenin devam
edeceği anlamına gelmez.
Eşiniz yeni doğan bebeğinizi emziremez belki ama, bugüne
kadar hep sizin hazırladığınız akşam yemeğini
hazırlayabilir. Aile içinde yapılabilecek ufak düzenlemeler
size kısacık da olsa rahat bir nefes alma olanağı
sağlayacaktır.
Yükünüzün çok arttığını hissettiğiniz yerde bazı
alışkanlıklarınızdan tamamen vazgeçin, bunun için kendinize
önceden "vazgeçilebilirler listesi" bile
hazırlayabilirsiniz. Örneğin, ev işleri için düzenli bir
yardımcı alamıyorsunuz ve iki haftada bir mutlaka mutfağın
dolaplarının temizlenmesini gerekli buluyorsunuz ve artık
buna ayıracak zamanınız yok. Eşiniz hayatta yapmaz böyle bir
işi, anneniz çok yaşlı, arkadaşınıza böyle bir şeyi teklif
etmeyi düşünemezsiniz bile… O zaman bu alışkanlığınızdan
vazgeçin ya da bu düşüncenizi terk edin; iki haftada bir
mutlaka mutfağının dolaplarının silinmesini gerekli bulan
bir kadın değilsiniz artık. Mutfak dolapları bekleyebilir,
arkadaşlarınız bekleyebilir, müşteriler ve hatta müdürünüz
bile bekleyebilir, ama çocuğunuz bekleyemez. İnsan yaşamında
pek çok şeyden istifa edebilir herhalde, ancak annelikten
istifa edemez.
Suçluluk Duygusu
Dozu değişmekle birlikte hemen her çalışan annenin yaşadığı
bir duygudur suçluluk. Bu duyguyu hafifletmek için şöyle
düşünebilirsiniz;
- çalışmak zorundayım (çocuğum için para kazanmam gerekiyor)
- çalışmayı seviyorum (çocuğum mutlu bir anneyi hak ediyor)
Çalışan annelerin çoğu (ekonomik zorunluluklar nedeniyle
doğumdan sonra işe başlayanlar dışında) çocuk sahibi olmadan
önce de, çalışan kadınlardır. Önceden çalışma hayatı olan,
üretken bir kadının uzun süre evde oturması, mesleki
kaygılar, sosyal ve duygusal tatminsizlikler doğurur. Oysa
her çocuk mutlu, üretken, kendisiyle barışık bir anneyi,
kendisi için işini terk etmiş, saçını süpürge etmiş bir
anneye tercih eder. Unutmayın ki çocuğunuz sizin aynanızdır;
siz mutluysanız o da mutlu olur, siz kaygılıysanız o da
kaygılıdır, siz hayatla hep kavga ederseniz o da kavga eder.
İşlerinizi planlı yaparak, hiçbir şey için çocuğunuza
ayırdığınız zamandan çalma***** ve bu zamanı en verimli
şekilde değerlendirerek suçluluk duygusundan kurtulmaya
çalışın. Hafta sonu onunla baş başa yapacağınız bir doğa
gezisi, haftanın 5 günü sabahtan akşama kadar onunla
birlikte olup hiçbir şey paylaşmamaktan çok daha iyidir.
Çocuğunuzla birlikte olduğunuz süre değil, bu süreyi nasıl
değerlendirdiğiniz önemlidir. Bu sürenin azlığına ya da
çokluğuna değil, çocuğunuzla kurduğunuz ilişkinin kalitesine
ve bunu geliştirmeye odaklanmaya çalışın.
Suçluluk duygusundan kurtulmaya çalışırken pratikte sizi
zorlayan durumlarla karşılaşırsınız, bunların üzerinde çok
fazla durmamaya gayret edin. Örneğin; çocuğunuzu kreşe veya
bakıcı annesine bırakıp işe giderken ilk zamanlar arkanızdan
bir süre ağlayacaktır, bu çok doğaldır.* Çocuğunuz bazen
size bir yabancı gibi davranacaktır, babaannesine daha
düşkün olacaktır veya bakıcı annesine "anne" diyecektir.
Bunlar kuşkusuz her anneyi üzer ve suçluluk duygusunu
artırır. Bu gibi durumları çocuğunuza bakan kişiye
atfetmemeye çalışın, hatta çocuğunuz kendisine bakan kişiyi
bu kadar sevdiği için sevinin. Bu durumları çocuğunuzun size
verdiği bir mesaj olarak da algılayabilirsiniz; onunla daha
çok birlikte olun ve oynayın.
Unutmayın,
çalışan bir annenin çocuğu olmak hayatta insana
kaybettirdiklerinden çok daha fazla şey kazandırır.
|
|
Uyarı:
Hamilebilgi.com'un içeriği
ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup
sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete
bilgisi özelliği taşımaz. Hamilebilgi.com sağlıkla ilgili tüm
konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan
öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla
kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya
kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden hamilebilgi.com
sorumlu tutulamaz. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıyı
kabul etmiş sayılır. Sitedeki bilgiler her gün
güncellenmediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından
doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.
|