|
Gebelik
Doğum
Bebek Sağlığı
Çocuk Sağlığı
|
::
Anasayfa
:: :: Giriş Sayfası Yap
:: ::
Favorilere Ekle
:: ::
İletişim ::
|
Çocuğun ergenlik
başlangıcındaki boyu, erişkin boyunun en belirleyici
özelliğidir. Bunun için ergenliğe girdiği boyun kısa olması
şansızlıktır, kısa boylu kalması açısından risk faktörüdür.
Daha fazla uzama şansı kalmayabilir
İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Büyüme Gelişme
ve Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Hülya Günöz, çocukta ergenlik döneminde görülen gelişimi ve
büyüme hormonunun eksikliği halinde yapılması gerekenleri
anlattı.
* Büyüme hormonu eksikliği neden olabilir?
Büyüme hormonu, doğumun başlangıcıyla birlikte önem taşıyan
bir hormondur. Doğumda, bebeğin makattan gelişle
doğurtulmaya çalışılması ve iri bebeğin normal yolla zorla
doğurtulmaya çalışılması, bu arada kafatasının zarar
görmesi, yani 'hipofiz bezinin zarar görmesi' anlamına
gelir. Buna bağlı büyüme hormonu eksiklikleri ortaya çıkar.
Bu önemli problem, ilk dört ayda fark edilemeyebilir. 4.5 ve
6'ncı aylar içinde çocuğun gelişiminde duraklama görülür. Bu
da bize erken tanı için; çocuğun aylık izlenmesinin ne kadar
önemli olduğunu ve ancak bu şekilde yakalanabileceğini
gösteriyor. Türkiye'de büyüme hormonu eksikliği tanısı
konmuş hastaların yaş ortalaması; 9 yaş civarıdır. Yani,
tanının çok gecikilerek konulduğunu görüyoruz.
* Büyüme için ergenlik dönemi beklenmeli mi?
Çocuklar, ergenlik dönemine girince tekrar hızlı büyümeye
başlıyorlar. Kızlarda 10- 11, erkeklerde ise 13-14 yaş
ergenlikte büyümenin en hızlı dönemdir. Kız çocuklarının
büyümedeki hızlanması; meme gelişmesinin başladığı ve yavaş
yavaş geliştiği erken döneme rastlıyor. Erkek çocuklarda ise
büyümedeki hızlanma, ergenliğin ilerleyen dönemlerinde
oluyor. Erkek çocuklar, cinsel organlarda kıllanma
tamamlanmış, yüzde de sakal ve bıyık gibi kıllanma başlama
aşamasında iken en hızlı büyümelerini yaşıyorlar. Ergenlik
dönemi, büyüme için yolun sonudur aslında! Çocuk gelişimi
için önemli bir dönemdir, ama ergenlik dönemi başladığı
zaman büyüme de tamamlanmış olacaktır. Bir çocuk, kısa boylu
olarak ergenliğe girerse, örneğin bir kız çocuğu 125 cm. ile
ergenliğe girdi; 20 cm uzarsa 145 cm.'de kalır. Daha fazla
uzama şansı da artık kalmamıştır. Şu nokta çok önemlidir:
'Çocuğun ergenlik başladığındaki boyu, erişkin boyunun en
belirleyici özelliğidir. Bunun için ergenliğe girdiği boyun
kısa olması şansızlıktır, kısa boylu kalması açısından risk
faktörüdür.'
* Büyüme hormonu eksikliği tedavisinin başarı oranı
nedir?
Zamanında teşhis edildiğinde çok başarılı sonuçlar
alınabiliyor. Kesinlikle tedavisi mümkün olan bir problem
bu. Büyüme hormonu tedavisinin çok düzenli yapılması
gerekir.
* Çocuklarda vitamin eksikliği veya protein takviyesi,
büyümede ne kadar etkili? Nasıl beslenmeli?
D vitamini eksikliği, özellikle büyümede çok etkili.
Kalsiyum alımının da yeterli olması gerekir. Bunun için her
gün iki su bardağı süt, 1 kase yoğurt ve bir dilim peynir
yenmelidir. Vitamin eksikliğinin yanı sıra mineral
eksikliği, özellikle de iyot eksikliği çok önemli. Toplumsal
olarak iyotlu tuzların kullanılması yaygınlaştırılmalıdır.
Gerekli iyot alınmalıdır. İyot eksik alınıyorsa, tiroid
hormon sentezi yetersizleşiyor, buna bağlı guatr ve tiroid
eksikliği ve büyüme yavaşlığı görülüyor. Proteinler de
büyümenin yapıtaşı, onlar olmazsa büyüme olmaz. Biz
özellikle dikkat ediyoruz; protein açığı olmaması gerekiyor
ki, büyüme baskılanmasın.
* Büyüme hormonu eksikliği tanısını nasıl konuyor?
Yakalamak çok kolay değil tabii. Aile genellikle çocuğunun
kısa kaldığını düşündüğü zaman, bize getiriyor ve biz ancak
bu noktadan sonra devreye giriyoruz. Uyarı testleri
yapıyoruz, bunlar kan testleridir. Büyüme hormonunun yeterli
yanıt verip vermediğine bakıyoruz. Bu iki test yapılmadan
'büyüme hormonu eksik' diyemiyoruz. Kemik yaşı ölçümü de
yapıyoruz, ama tanı için değil, yardımcı bir test bizim
için. Çocuğun varolduğu durumu değerlendirmek, uzayabilme
potansiyelini görmek ve tedavinin takibini yapmak açısından
önemli. Büyüme hormonu eksikliğinin toplumsal sıklığı 5
binde 1. Bir çocuk çok iyi büyüdüğü halde; 7-8 veya 10
yaşına geldiğinde büyümesi hızlı bir duraksama gösterebilir.
Buna baş ağrısı, görme bozukluğu, sabahları mide bulantısı
ve kusma gibi belirtiler de eşlik ederse, beyin tümörü
düşünülmelidir. Bu da hipofiz sapına çok çok yakındır ve
büyüme hormonunun eksik salgılanmasına ve dolayısıyla
büyümenin durmasına yol açar. Ailelerin bu belirtileri
ciddiye alması ve doktora başvurması gerekir. Bu aşamadan
sonra MR çekilerek kesin teşhis konur, muhtemelen ameliyat
söz konusudur. Birkaç ay sonra da büyüme hormonu tedavisi
başlatılır.
* Turner Sendromu, büyüme hormonu eksikliğine bağlı
olarak mı ortaya çıkar?
Boy kısalığı olan kız çocuklarında, 'Turner Sendromu'nun
atlanmaması gerekir. Genellikle kısa boylu ailelerin kız
çocuklarında bu sendrom, 'anne-baba da kısa' denilerek çok
kolay atlanabiliyor. 12-13 yaş civarında, ergenliğe
giremeyen kız çocuklarında, kısalık kadar ergenliğe girememe
de önemli bir belirtidir. Hekimlerin de bu konuda çok
dikkatli olmaları gereklidir. Geç kalınmaması açısından
ailelerin dikkat edebileceği noktalar ise; doğumda el ve
ayakların üzerinde şişliklerin olması, kısa bir boyun olması
ve ensede saç bitim çizgisinin aşağıda olmasıdır. Büyüme
hormonu tedavisi, Turner Sendrom'lu çocukların tedavisinde
de çok önemli. Bu yüzden erken tanı yine çok önem kazanıyor.
* Büyüme hormonu eksikliği çocuğun zeka gelişimini nasıl
etkiler?
Büyüme hormonu eksikliği çocuğun zekasını etkilemez. Tiroid
hormonu ve iyot eksikliğinde zeka geriliği olabilir. Boy
kısalığı ile zeka gelişiminin bir ilişkisi yoktur.
* Tedavide başarıyı artıran faktörler nelerdir?
Aile, tedaviyi yapan doktorla iyi iletişim içinde olmalıdır.
Çünkü bu tedavi süreci, çok uzundur. Çocuğun boy ve kilo
artışı, kemik yaşının ölçülmesi ve kanda büyüme faktörleri
kontrolü, en az 6 ay aralıklarla gerçekleştirilmelidir.
|
|
Uyarı:
Hamilebilgi.com'un içeriği
ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup
sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete
bilgisi özelliği taşımaz. Hamilebilgi.com sağlıkla ilgili tüm
konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan
öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla
kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya
kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden hamilebilgi.com
sorumlu tutulamaz. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıyı
kabul etmiş sayılır. Sitedeki bilgiler her gün
güncellenmediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından
doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.
|