
reklamlar
Çocukluk çağı, insanların
bulaşıcı hastalıklara en sık tutuldukları dönemdir ve son
yıllarda, gerek bu alanda kullanılan ilaçlar, gerekse alınan
genel önlemler sayesinde bulaşıcı hastalık sıklığı,
özellikle gelişmiş ülkelerde belirgin derecede azalmıştır.
İçme ve kullanma sularının temizliği ile tifo ve kolera gibi
öldürücü hastalıkların kontrol altına alınması, yaygın
aşılama ile çiçek hastalığının tümüyle ortadan kaldırılması
sağlanmış, çocuk felci hastalığı ise yok edilme aşamasına
gelmiştir. Bu arada, ülkemizin, Dünya sağlık Örgütü
kaynaklarına göre 1999 yılında dünyada çocuk felcinin hala
görüldüğü birkaç yerden biri olduğunu belirtmek, hala gerek
genel olarak devletin, gerekse anne babaların dikkatli
davranması gerektiğini göstermektedir.
Çocuklarımızı Bulaşıcı Hastalıklardan Nasıl Koruyalım ?
Evde alınan basit önlemlerle, özellikle mide barsalları
etkileyen enfeksiyonlara karşı başarı kazanmak mümkün olsa
da, solunum yollarını etkileyen bulaşıcı hastalıklara karşı
alınan önlemlerin başarı şansı daha azdır.
Burun, ağız ve göz salgıları, solunum yolu enfeksiyonlarının
bulaşmasına yol açan temel kaynaktır. Ellerin ağza ve buruna
götürülmesi ve öpüşmek, hızla yayılmaya neden olur. Bebekler
ve küçük çocuklar genelde her şeye elleriyle dokunur ve
ellerini ağızlarına götürürler. Bir de buna ülkemizde
çocukları öpme ve öpüşmenin geleneksel olarak yaygınlığını
eklerseniz, varılan sonuç daha kötü olacaktır.
Öksürük ve hapşırık sonrası havaya yayılan damlacıklar, bir
süre havada asılı kalarak, yayılıma neden olurlar.
İshal ve sarılık gibi hastalıklar, kakayla bulaşmış ellerin
ağza götürülmesi yoluyla bulaşır. İdrarın aksine, kakada çok
sayıda bakteri bulunur.
Ülkemizde, pişmeden yenen sebzeler (marul, taze soğan,
maydanoz vb.) pis sularla sulanabilmekte ve bu tür gıdaların
normal musluk suyuyla yıkanması, yeterli temizliği
sağlamamaktadır.
Döküntülü hastalıklardan kimileri (örneğin suçiçeği) içi
suyla dolu kabarcıklarda bulunan mikroorganizmalarla
bulaşır. Ancak her döküntülü hastalık cilt temasıyla
bulaşmaz.
Pişmemiş et, oldukça yüksek oranda (%20-50) bakteri
bulundurur, çiğ yumurtanın hastalık bulaştırma riski %1 den
azdır.
İyi yıkanmamış biberon vb malzemeler, solunum ve mide barsak
hastalıklarının yayılımın da önemli yer tutar.
Tarak, fırça, şapka gibi eşyalar da, bulaşıcı cilt
hastalıkları açısından önemlidir.
Evde Alınabilecek Önlemler:
El yıkama:
Önceleri, el yıkamanın sadece mide barsak hastalıklarını
önlemede etkin bir yöntem olduğu düşünülürdü, oysa artık,
solunum yolu enfeksiyonlarının da yayılımının bu yolla
belirgin derecede azaldığını biliyoruz. Sabun kullanılmasa
bile, ellerimizi sadece suyla yıkayarak bir ölçüde yarar
görürüz.
Tuvalet sonrası,
Bebeklerin altlarını değiştirdikten sonra,
Nezle, grip vb durumlarda burun silinmesinin ardından,
Akvaryum suyuna dokunulduktan sonra, eller mutlaka
yıkanmalıdır
Özellikle tuvalet sonrası çocukların el yıkaması mutlaka
denetlenmeli, kreş ve gündüz bakım evlerinde bu konu
üzerinde çok daha hassasiyetle durulmalıdır.
reklamlar