
reklamlar
Gebeliğin erken dönemlerinde
bulantıya sıklıkla rastlanır. Bu bulantılar kusmayla,
iştahsızlıkla ve belli kokulara karşı aşırı hassasiyetle
beraber olabilir. Bulantı ve kusmalar genellikle sabahları
daha şiddetli olduğu için bu duruma İngilizce'de "morning
sickness" yani sabah hastalığı adı verilmiştir.
Gebelikteki bulantı ve kusmanın gün boyunca sürmesi, ayaktan
ilaç tedavisine cevap vermemesi, anne adayının normal
beslenmesini, günlük faaliyetlerini engellemesi, genel
durumunu bozması ya da kilo kaybına yol açması durumunda
Hyperemesis Gravidarum ("gebeliğin şiddetli bulantısı") söz
konusu olur. İleri inceleme ve tedavi gerektiren bir
durumdur.
Hyperemesis gravidarum genellikle genç yaşta ilk gebeliğini
yaşayanlarda daha sık görülür. "Şişman" olanlarda, çoğul
gebeliği olanlarda ve sosyokültürel seviyesi yüksek
olanlarda nispeten daha sıktır.
Gebeliğe bağlı olarak ortaya çıkan fizyolojik estradiol ve
HCG hormonları artışının normalden fazla olması ya da
seviyeler normal sınırlar içinde olmasına karşın bireysel
duyarlılığın yüksek olması bu probleme neden olmaktadır.
Üzüm gebeliği ve çoğul gebelik gibi durumlarda HCG normalden
çok fazla üretildiğinden hyperemesis'e de sık rastlanır.
Hyperemesisin ayrıca psikolojik bir yönü de olduğu
düşünülmektedir.
Gebelik bulantı kusmalarının anne adayı ve fetus üzerine
kötü etkileri var mıdır ?
Erken gebelikte aşırı bulantı ve kusmaları olan anne
adaylarının gebeliklerinin daha sağlıklı geçtiği ve düşük
yapma oranlarının da azaldığı gözlenen bir durumdur. Ancak
hyperemesis gelişen ve yetersiz tedavi gören ya da tedaviye
cevap vermeyen anne adaylarında bu durum tersine de
dönebilir. Kilo kaybı, elektrolit dengesizlikleri, besin ve
vitaminlerin yetersiz alınması durumunda bebekte gelişme
geriliği annede ek sorunlar gelişebilmektedir.
Hyperemesis gelişen anne adayının ilaç kullanmak, hatta
hastaneye yatmak ve tedavi görmek zorunda kalması
gebeliğinin ileri dönemlerini olumsuz etkilemez. Yeter ki bu
dönem kısa sürede atlatılsın..
Tanı ve Tedavi yaklaşımı
Şiddetli bulantı kusmayla başvuran her anne adayının genel
sistem muayenesi yapıldıktan sonra ultrason incelemesiyle
gebelik haftası belirlenir. Ultrasonda çoğul gebelik ya da
mol gebeliği (üzüm gebeliği) gibi etkenler kolaylıkla ortaya
konabilir. Mol gebeliği saptanması durumunda tedavi daha
farklı bir yön kazanır.
Tam idrar tetkikinde aç kalınan süre dolaylı olarak ortaya
konabilir. Açlık süresi arttıkça idrarda başta aseton olmak
üzere keton maddeleri artış gösterir. Keton cisimleri
idrarda ne kadar yüksekse hyperemesis kadının vücudunu o
kadar ağır etkilemiş demektir.
Tam idrar tetkikinde ölçülen idrar yoğunluğu ve idrarın
gözlenen rengi de vücudun genel sıvı durumu hakkında bilgi
verir. Tam idrar tetkikinde idrar yolu enfeksiyonu da
saptanabilir.
Kan elektrolitleri de vücudun su durumu hakkında detaylı
bilgi verir. Vücut susuz kaldığında kan yoğunlaştığı için
kandaki sodyum ve potasyum miktarı artar. Elektrolitlerin
artmış bulunması hyperemesisin şiddetli olduğunu gösterir ve
acil tedavi gerektiren bir durumdur. Aslında elektrolit
dengesizliği yaratacak kadar ağır seyreden hyperemesis
olguları çok nadirdir.
Hyperemesis Gravidarum tedavisinde üç ayrı tedavi
yaklaşımından biri uygulanır:
• Ayaktan önerilerle tedavi
• Ayaktan ilaçla tedavi
• Yatarak serum ve ilaç tedavisi
Anne adayının şikayetleri hafifse ayaktan ilaçsız tedavi
denenebilir: Ayaktan ilaçsız tedavide amaç anne adayının
bulantılarla kendisi başa çıkmasını sağlamaktır. Bu amaçla
anne adayına şunlar önerilir:
• Yatağınızın kenarında kraker ya da bisküvi benzeri gıda
maddelerini hazır bulundurun. Sabah bunları yedikten sonra
yataktan kalkın.
• Günlük öğününüzü üç öğünde değil beş ya da altıya bölerek
alın.
• Sıvıları yemekler arasında alın. Yemekler esnasında fazla
sıvı almayın.
• Midenize ve barsaklarınıza dokunan yiyeceklerden uzak
durun, canınızın istediğini yiyin.
Özetle; az az ve sık sık yemek yenilmesi, kuru gıdalar
tercih edilmesi, gebenin canının istediği şeyleri yemesi ile
genellikle bulantıların fazla olduğu bu dönem atlatılır.
Ancak bulantı kusmaların önü alınamadığında, anne adayının
şikayetleri günlük faaliyetlerini engelliyorsa, ilaçsız
tedaviye cevap vermiyorsa ve kişinin metabolizmasını bozacak
kadar ilerlemişse doktor tavsiyesiyle bazı ilaçlar yararlı
olabilir.
Gebelikte bulantı ve kusmaya sık rastlanırken bu kadar aşırı
bulantı ve kusmalara gebeliklerin ancak %1’inden daha azında
rastlanır.
Bulantı giderici olarak anne adayına verilen tablet ya da
fitil şeklindeki ilaçlar yıllardır kullanılan ve bebek
üzerinde hiçbir olumsuz etki yapmadığı bilinen ilaçlardır.
Ek olarak B vitaminlerinin ön planda olduğu bir vitamin
tedavisine başlanır. Ayaktan ilaç tedavisine karar
verildiğinde anne adayı ilaçlarını kullanırken yukarıda
bahsedilen önlemlere de uymalıdır.
Elbette her bulantı ve kusmayı sadece gebeliğe bağlamak da
doğru değildir. Özellikle çok şiddetli olan ve tedaviye
cevap vermeyen bulantı ve kusmalarda, ya da gebeliğin ilerki
dönemlerinde ortaya çıkan bulantı kusmalarda aynı
belirtilere yol açabilecek diğer hastalıklar da
düşünülmelidir.
Üzüm gebeliği, hepatit (karaciğer iltihabı), safra taşı,
pankreatit (pankreas iltihabı), mide ülseri, hipertiroidi (tiroid
bezinin aşırı çalışması) gibi hastalıklar da bulantı kusma
yapabileceklerinden doktor tarafından ayırıcı tanılarının
yapılması gerekir. Gebeliğe bağlı bulantı kusmalar aslında
sağlıklı gebeliklerde görüldüğünden bir açıdan çok da
üzünülmemesi gereken bir durumdur.
Şiddetli bulantı ve kusmalar nadiren hastaneye yatmayı ve
damardan sıvı tedavisini de gerektirebilir.
Anne adayının şikayetleri ayaktan ilaç tedavisine de cevap
vermiyorsa, genel durumu bozuksa, kilo kaybı varsa,
tetkikler vücuda uzun süredir besin maddelerinin
alınmadığını gösteriyorsa (idrarda keton cisimleri yüksek
bulunursa) ya da vücudun susuz kaldığı yönünde bulgular
varsa (idrarın yoğunluğu artmış, rengi koyu bulunursa, kan
elektrolitleri dengesizse) anne adayı hastaneye yatırılır ve
serum tedavisine başlanır.
Serum tedavisinin amacı anne adayına kaybettiği sıvı,
elektrolit ve besin maddelerini intravenöz yolla (damar
yoluyla) geri vermektir. Bulantı giderici ilaçlar ve
vitaminler de kalçadan ya da serumun içine katılarak
verilir.
Serum tedavisiyle anne adayı genellikle bir hafta içinde
kendini toparlar. Nadir durumlarda bir haftadan daha uzun
süre hastanede yatması gerekebilir. Taburcu edilirken anne
adayına evde kullanmak üzere ilaçlar verilir.
Hyperemesis genellikle gebelik haftasının büyümesine paralel
olarak hafifler ve ortalama olarak 12. haftanın sonunda
genellikle biter. Nadiren gebeliğin ileri dönemlerine kadar
süren bulantı ve kusmalar da olabilir.
Hiç bir tedaviye cevap vermeyen ve gebeliğin
sonlandırılmasını gerektirecek kadar şiddetli olan
hyperemesise ise çok çok nadir rastlanır.
reklamlar