
reklamlar
Biberon çürüğü nedir?
Biberon çürüğü, süt dişlerinin sürmesi ile birlikte
özellikle üst çenedeki ön bölge kesici dişleri içine alan
“yaygın çürük, rapmant çürük” olarak da bilinen özel bir
çürük tipidir.
Sıklığı: %1-15 arasıda değişmektedir.
Etyolojisi (oluşum nedenleri): Biberonla şekerli, bisküvili,
ballı veya pekmezli sütün bebeğe verilmesi, bu işlemin
özellikle gece boyunca sürekli olarak tekrarlanması ilk
sırayı almaktadır. Biberon çürüğü oldukça hızlı ilerleyen
bir çürük tipi olmakla beraber anneler çoğu zaman bu dönemin
farkına varılmayacak kadar kısa sürede gerçekleştiğini dile
getirmektedirler. Bu hızlı ilerlemenin nedeni, bu dönemde
dişlerin mine yapısının daha dirençsiz olması ve özellikle
annelerin henüz fırçalamaya başlamak için “erken” olduğunun
düşünülmesi sonucu oluşan yetersiz ağız bakımı olmaktadır.
Bu tip çürük lezyonlarının en belirgin özellikleri:
*Hızlı ilerleyen tipte olması,
*Özellikle üst kesici dişlerden başlayarak üst süt azı ve
alt süt azı dişlerinin etkilenmesi,
*İlerleyici özelliği olduğundan zaman içinde alt kesici
dişleri de içine alabilmesidir.
Bakteriyel özellikleri:
Özellikle çürük yapıcı bakteri olarak tanımlanan mutans
streptokokları denen mikroorganizmaların diş üzerinde
birikmesi ile oluşan bu çürük tipinde diğer bakteriler de
rol oynamaktadır. Bu bakterilerin özellikle anneden veya
bakıcıdan bebeğe geçişi mümkün olabilmektedir.
Tedavisi mümkün müdür?
Biberon çürüklerinin tedavisi mümkündür ancak tahmin
edebileceğiniz gibi oldukça zahmetli olabilmektedir.
Tedavinin ilk aşamasında beslenme önerilerine dikkat
edilmesi ve çürüğe yol açan etkenlerin ortadan kaldırılması
gelmektedir. Ben sizlere “Bebeklik döneminde diş
çürüklerinden koruyucu öneriler” konulu yazımda bu konuda
gereken bilgileri aktarmaya çalıştım. İkinci aşamada ise
annenin/bakıcının ağız-diş sağlığının düzeltilmesi önem
taşımaktadır. Bunlardan sonra etkilenen ön kesici dişlerin
restorasyon işlemleri gerçekleştirilmektedir.
Tedavi aşamasını geçmiş olan çürük lezyonlu dişler alttaki
kalıcı dişin germi röntgen ile kontrol edilerek
çekilebilmektedir. Bu dönemde çocuğun tedavi için
kooperasyonu büyük önem taşımaktadır. Oldukça küçük yaşlarda
gerçekleştirilen bu tedavilerin başarı şansı bu açıdan her
zaman çok yüksek olmayabilmektedir. Her zaman koruyucu ve
önleyici tedaviler daha ucuz, daha etkin ve daha kolaydır.
Bu yüzden çürük oluşmadan önce alacağımız önlemler ile bütün
bunların önüne geçebilmeyi hedeflemekteyiz.
Kaynak: Dr. Elif Bahar TUNA
reklamlar