
reklamlar
Henüz çocuk istemiyor ama anne
ya da baba olup olmayacağınızı da merak ediyorsanız
yaptırabileceğiniz testler var.
Erkekte spermiyogram, kadında ise adetin 2’nci veya 3’üncü
gününde PSH hormonuna baktırmak en temel doğurganlık
testleri olarak kabul ediliyor.
Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin bir yıl korunmasız
ilişki sonrasında çocuk sahibi olamama durumu 'infertilite'
olarak kabul ediliyor ve hekime başvurmak gerekiyor.
Belirti yoksa gerek yok
Ancak günümüzde insanlar doğurganlıklarının düzeylerinin ne
olduğunu, kalıcı partnerleri olmadan, çocuk istemeden dahi
merak edip, öğrenmek istiyor.
Olaya tıbbi olarak yaklaşıldığında, eğer hiçbir infertilite
belirtisi yoksa herhangi bir test yaptırmak önerilmiyor ama
kişi illaki merak ediyor ve öğrenmek istiyorsa da, erkekte
ve kadında uygulanabilecek testler mevcut.
Erkekte spermiyogram, kadında ise adetin ikinci veya üçüncü
gününde PSH hormonuna baktırmak en temel doğurganlık
testleri olarak gösteriliyor.
Doğurganlık kapasiteleri farklı
İnsanların doğurganlık kapasiteleri birçok nedene bağlı
olarak değişebiliyor.
Bir kadın üst üste hamile kalabiliyorken, bir diğeri hiç
hamile kalamayabiliyor. Aynı şey erkekler için de geçerli ve
spermin yapısı, hareketliliği, sayısı gibi birçok neden,
doğurganlık seviyesini etkiliyor.
Ancak üzerinde durulması gereken konu, çocuk sahibi olmak
için tek başına bir kadının doğurganlık kapasitesinin
yeterli olmadığı ve erkekle kadının birlikte
değerlendirilmesi gerektiği...
Aslında infertilite ya da çocuk sahibi olamama bir kesinlik
durumu olarak ifade edilmiyor. Araştırmalar, infertilite
teşhisi konmuş kişilerin üçte birine yakın kısmının zaman
içinde çocuk sahibi olduğunu gösteriyor.
2-3 günlük cinsel perhiz
Çocuk sahibi olması için bir çiftin 3 faktöre ihtiyacı var.
Bunlardan biri sperm, diğeri yumurta, üçüncüsü de spermle
yumurtanın birleşmesini sağlayacak normal bir anatomik
ortam. Bu da tüplerin açık veya kapalı olmasına bağlı.
Son olarak da embriyonun yapışıp gelişeceği normal bir
rahmin olması gerekiyor. Doğurganlık testleri de bunlara
bağlı olarak yapılıyor.
Erkekler için testlerin son derece basit olduğunu söyleyen
Prof. Dr. Aydın Arıcı, sperm analizi sonucunda son derece
geniş bir bilgiye ulaşmanın mümkün olduğunu belirterek, şu
bilgileri veriyor:
"Bu testin 2-3 günlük bir cinsel perhizden sonra, yani en
son ejakülasyonun (boşalmanın) üzerinden 2-3 gün geçtikten
sonra yaptırılmasını öneriyoruz. Spermlerin hareketliliğine
bakıyoruz ve en az yüzde 60’ının hareketli olmasını
istiyoruz. En önemli faktörlerden biri de spermlerin şekli.
Test için herhangi bir erkeğin spermine bakıldığında sperm
hücresinde doğal olarak yüzde 40’a yakın şekil
anormallikleri vardır. Çift başlıdır, çift kuyrukludur, iri
başlıdır, küçük başlıdır, eksik kuyrukludur gibi... İşte
bunların sayısı artarsa infertiliteye sebebiyet verirler.
Sperm hacminin çok az ya da çok fazla olması da
doğurganlığın zor olmasına neden olur."
Kadın testleri daha zor
Asıl üretkenliğin merkezi kadınlar olduğu için, onlara
uygulanacak testler de biraz daha detaylı...
Kadınlarda öncelikle yumurtlama fonksiyonları araştırılıyor.
Normal olarak her kadının 28 günlük adet döneminde 14’üncü
gün yumurtlamanın gerçekleşmesi gerekiyor.
Bu noktada hormonal değişiklikleri saptamak için gerekli
testler yapılıyor.
Testlerden ilki, adetin 3’üncü günü yapılan kan testi. Bu
dönemde östrojen en düşük düzeye indiği için yumurtalıktaki
yumurta rezervi kolaylıkla tespit edilebiliyor.
Adetin 3’üncü günü hem östrojene bakılıyor hem de
yumurtalığın fonksiyonunu kontrol eden PSH hormon testi
yapılıyor.
Ayrıca, yumurtlamayı da etkileyen, ama aslında göğüslerden
süt üretimini kontrol eden prolaktin hormonu da test
ediliyor.
Ayrıca hem genel sağlık açısından, hem de gebelik ve
yumurtalık açısından son derece önemli bir hormon olan troid
hormonuna, TSH’ya bakılıyor.
Prof. Arıcı, bunlara ek olarak 14’üncü gündeki yumurtlamadan
bir hafta sonra yani 21’inci günde yumurtlama olup
olmadığını anlamak için, progesteron hormonuna da
bakılmasında yarar olduğunu hatırlatıyor.
Bu testler net bir şekilde yumurtlama fonksiyonunun normal
olup olmadığını, yumurtalık rezervlerinin ne kadar kaldığını
ve bu konuda yapılması gerekenleri açıklıyor.
Eğer bu noktalarda sorun tespit edildiyse de ilave olarak
yapılması gereken bazı testler bulunuyor.
reklamlar