|
Gebelik
Doğum
Bebek Sağlığı
Çocuk Sağlığı
|
::
Anasayfa
:: :: Giriş Sayfası Yap
:: ::
Favorilere Ekle
:: ::
İletişim ::
|
|
|
|
|
BABANIN ÇOCUĞUN YAŞAMINDAKİ YERİ |
|
|
Bir sevgi nesnesi ve özdeşim
modeli olan baba, çocuğu anne bağımlılığından koparıp onun
“dünyaya açılma” sını sağlayan, sosyal gelişiminde ve
özgüveninin sağlanmasında etkili olan k işidir
Anne baba olmak demek, sadece çocuğun beslenme temizlik gibi
fiziksel ihtiyaçlarını gidermek demek değildir. Anne babalar
çocuklarına eğer yeterli sevgiyi veremezlerse, bu çocuğun
bakımevlerinde büyüyen çocuklardan bir farkı kalmaz. Ailede
sevgiyi görmeyen çocukların, yakın ilişki kurmada, okula
uyum sağlamada zorlandıkları, özelliklede dil gelişimlerinde
geri oldukları gözlenmektedir. İleri yaşlarda görülen
psikolojik hastaların bir çoğunun sebebinin çocuktaki sevgi
yoksunluğundan kaynaklandığı bilinmektedir. Çocukluğunda
kendisi yeterli sevgiyi alamamış bir anne, çocuğuna da
yeterli sevgiyi vermekte güçlük çeker.
Çocuklarınınız kendine güvenen insanlar olması, büyük ölçüde
siz anne babaların elinde. ana babanın çocuklarına destek
olması, ihtiyaçlarını karşılaması yanı sıra çocuklarına
zaman ayırması gerekmektedir. Yeri geldiğinde çocukla oyun
oynamalı, gerektiğinde çocuğun yapmak istediği şeyleri,
birlikte yaparak, onunla bir şeyler paylaşmayı bilmelidir.
Anne-baba-çocuk iletişiminde yaşanan önemli bir sorun,
tutarsızlık sorunudur. Bu sorunla anlatılmak istenen, ana
babanın çocuğa karşı söylediklerinde, uygulamak istedikleri
disiplinde birbirinin zıttı davranışlar istemeleridir. Buda
çocukta çelişkiye, saldırganlığa ve uyumsuzluğa yol açar.
Her ailenin disiplin anlayışı birbirinden farklıdır. Bazı
ana babalar disiplini sağlamak için ilk önce dayağa
başvururlar. Çocuklarının disiplinli olmalarını isterler.
Oysa disiplin denildiğinde; aile de yemek saatlerinin,
televizyon izleme saatleri, eve geliş-gidiş saatlerinin
belirli bir düzeni olması, herkesin belli bir sorumluluğunun
olması, dağıttığını toplaması, anlaşılmalıdır.
Ana babalar çocuklarının belli bir disiplin ( düzen ) içinde
olmalarını isterler. Bu, ancak ana babanın da bu kurallara
uymasıyla mümkündür. Eğer çocuğun diş fırçalama disiplini
alması isteniyorsa, ana babanın da bu disiplini kazanmış
olması gerekir. Çünkü, disiplinde en etkili yöntem örnek
olmaktır. Yine eğer çocuğunuzun kitap okuma alışkanlığı
kazanmasını istiyorsanız, sizlerin kitap okuyarak onlara
örnek olmanız gerekir.
Ana babalar çocuk eğitiminde değilseler, disiplini
sağlamaları mümkün değildir. Zaman zaman sert, katı
tutumlar, zaman zaman aynı konularda hoş görü ya da boş
vericilik ailenin tutarsız olduğunu gösterir.
Evde konulan kuralların süreklilik göstermesi gerekir.
Burada anlatılmak istenen konular kuralların kalıcı
olmasıdır. Örneğin, derslerini bitirmeden arkadaşlarıyla
oyun oynamak için dışarı çıkamayacağı kuralı konulan bir
çocuk, ilk gün derslerini bitirdikten sonra dışarı çıkar.
2.gün çok ısrar eder, annesi dayanamayıp izin verir.3. gün
annesi bir komşuya gidecektir. Çocuğun başında kalsa, oraya
geç kalacağından çıkmasına yine izin verir. 4.gün dersini
yapmadan yine dışarı çıkmak ister. Ağlamalar ve ısrarlar
başlar. Anne çocuğa bağırıp, tehdit eder. Sonuçta çocuk
dışarı çıkmaz ama dersini de yapmaz.
Bazen de konulan kurallar, keyfi bir şekilde
değiştirilmektedir. Böyle yapıldığında çocuk artık kurallara
uymaz, sürekli isyan eder. Örneğin; akşamları saat 21:00'de
yatma kuralı konmuş olan bir çocuk, eve bir konuğun gelmesi,
gidilecek bir yerin olması veya televizyonda izlenen bir
film nedeniyle kurala uymadı ve yatma saati sürekli bir
tartışma konusu oldu. Oysa, eve gelen konuklar, televizyonda
izlenen programlar veya gidilecek yerle kuralı bozmamalı ve
çocuk yatırılmalıdır.
Bazen de Ana babalar yapılmaması istenen bir şeyin herhangi
bir nedenle yapılmasına izin verirler. Çocuğun çok ağlaması,
evde misafirlerin olması Ana babanın o anda çocukla uğraşmak
istememesi gibi nedenlerle yasaklanan davranışı çocuklarının
yapmasına izin verirler. Çocuk da ana babanın bu yanlış
tutumunu kullanır.
Örneğin; ana babanın misafirlerin yanında kendisine
kızamayacaklarını bildiği için bu zamanlarda izin isterler.
Ağlamasına dayanamayacaklarını bildiği için, sürekli ağlar,
öfke nöbetleri gösterir.
Yada çocuğa çarşıya çıktıklarında her gördüğü satıcıdan bir
şey istemesi konusunda bir kural konmuştur. Fakat, çocuk
yine de her simitçinin, baloncunun, oyuncakçının, önünde
ağlar. Anne önce verdiği kararı bozmasa da yavaş yavaş
çevresindekilerin bakışlarından rahatsızlık duyar, bu
defalık "diyerek balonu alır. Böylece çocuk ağlayarak
istediklerini elde edeceğini anlar, ve ağlamaya devam eder.
Bazı Ana babalar çocuklarını belli bir disipline alıştırmak
için, yanlış yollar izler.
Çocuğun olumsuz bir davranışı karşısında, kızarak, bağırarak
"ben sana gürültü yapma demedim mi?", "üstünü kirletme
demedim mi?" gibi sözlerle ikaz eder. Bir süre sonra, bu
davranışlar çocuklarda alışkanlık olur ve bağırıp
çağırmalara artık aldırmaz.
Ya da, çocuklar korktuğu bir şeyle tehdit edilirler."Bir
daha yaparsan ellerini kırarım", "akşam babana söyleyeceğim"
gibi tehditler önceleri çocukta korku uyandırırsa da daha
sonra etkisi kalmaz.
Bazen de çocuğun istenilen davranışı göstermediği ya da
olumsuz bir davranış yaptığı zaman "artık senin annen
olmayacağım ", "sen benim çocuğum değilsin " gibi sözler,
çocuk üzerinde oldukça fazla olumsuz etki yaratır. Çocuk
kendini dışlanmış hisseder.
Eğer ana babalar, çocuklarına disiplin kazandırmak adı
altında, bu olumsuz tutum ve davranışları gösteriyorlarsa,
çocuklarından da olumlu davranışlar sergilemelerini
beklememelidirler.
Unutmamalıdır ki, çocuklar "sevgi" ile büyür. Sevgi ve
hoşgörü çerçevesi içinde katı kurallar olmadan, tutarlı bir
yönlendirmeyle olumlu bir eğitim sağlanabilir.
|
|
Uyarı:
Hamilebilgi.com'un içeriği
ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup
sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete
bilgisi özelliği taşımaz. Hamilebilgi.com sağlıkla ilgili tüm
konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan
öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla
kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya
kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden hamilebilgi.com
sorumlu tutulamaz. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıyı
kabul etmiş sayılır. Sitedeki bilgiler her gün
güncellenmediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından
doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.
|