|
|
|
|
ANORMAL VAJİNAL KANAMALAR |
|
|
Neden oluşur?
Her kadın zaman zaman adet düzeninde sapmalar, gecikmeler ya
da ara kanamalar yaşayabilir. Normal insan hayatında
yaşanılan stresler, sıkıntılar, ani kilo değişiklikleri,
spor, üzüntüler gibi pek çok faktör adet düzenini
etkileyebilir ve adeta bir saat gibi işleyen bu mekanizmada
sapmalara neden olabilir. Adet düzenindeki sapmaların hiçbir
türlüsü normal değildir ve araştırılması gerekir. Çünkü
kadın üreme sistemindeki hemen hemen bütün patolojilerin en
sık verdiği belirti adet düzensizlikleridir. Her adet
düzensizliği anormal olmasına rağmen her zaman bir
patolojiyi, kisti, myomu ya da en korkuncu kanseri işaret
etmez. Altta yatan anatomik bir patoloji olmadığı halde
normal adet düzeninde meydana gelen anormal kanamalara
disfonksiyonel uterin kanama (DUK) adı verilir.Burada önemli
olan nokta kanama bozukluğunu açıklayacak organik bir
lezyonun ( oluşum ) bulunmamasıdır.
Kliniği Nasıl Seyreder?
Disfonksiyonel kanamalar adet kanamasının ritminin,
miktarının ya da her ikisinin birden bozulması ile
belirgindir. Genelde beyin-hipofiz-yumurtalık üçgenindeki
hormonal dengenin bozulmasından kaynaklanır. Beyinden
salgılanan gonadotropin adı verilen hormonların salgılanma
bozuklukları ya da uyumsuzlukları altta yatan ana nedendir.
Bu durum yumurtlama bozukluklarına neden olarak östrojen ve
progesteron arasındaki dengenin de bozulmasına yol açar.
Neticede disfonksiyonel uterin kanamalar, endometrial
hiperplazi, over kistleri gibi hastalıklar ortaya çıkabilir.
Klinik olarak kanamanın patternine göre isimlendirilirler.
Buna göre
Amenore 3 ya da daha fazla adet dönemi için gereken sürede
hiç adet görmemek
Oligomenore 35 günden daha seyrek olan kanamalar
Polimenore 21 günden daha sık olan kanamalar
Hipomenore Adet kanamasının miktarının az olması
Hipermenore Adet kanamasının miktarının fazla olması
Menoraji Adet kanamasının süresinin uzaması
Metroraji Ara kanamaların olması
Menometroraji Düzensiz aralıklarla fazla miktarda kanama
olması
Ovulasyon kanaması Siklus ortasında görülen hafif kanama
Spotting Lekelenme
Düzensiz kanamalar jinekolojik şikayetlerin yaklaşık %10'unu
meydana getirir.En sık ergenlik başlangıcında ve menopoza
yakın dönemde görülür.
Düzensiz kanamalar yumurtlamanın olduğu (ovulatuar) ve
olmadığı (anovulatuar) olarak kabaca 2 ye ayrılır. Düzensiz
kanamaların yaklaşık %90'ı anovulatuardır. Yani herhangi bir
nedene bağlı olarak o adet siklusunda yumurtlama olmamıştır.
Ovulatuar ( yumurta hücresi olan ) Kanamalar
Genelde üreme çağındaki kadınlarda görülür. Göreceli olarak
FSH eksikliği nedeni ile yumurta gelişimi gecikir ve çatlama
geç oluşur. Bunun sonucunda kişide oligomenore görülür. Eğer
yumurta hücresinin FSH'a duyarlılığı artmış ise bu kez
yumurta hücresi vaktinden önce gelişir ve çatlar neticede
polimenore ortaya çıkar.Adet ortası da yumurtlama döneminde
denk gelen kanama da bu sınıfta değerlendirilir.
Anovülatuar ( yumurta hücresi olmayan ) Kanamalar
Gelişen yumurta hücresinin çatlamaması sonucu buradan
östrojen hormonu salgılanmaya devam eder. Bu etki ile rahim
iç zarı olan endometrium kalınlaşmaya devam eder. Yumurtlama
olmadığı için progesteron dolaşıma yeterli kadar salınamaz
ve kalınlaşmaya başlayan endometrium bir süre sonra kırılır
ve kanama ortaya çıkar. Anovülatuar sikluslar ilk adet
kanamasından sonraki ergenliğe geçiş döneminde, polikistik
over hastalığında, menopoz öncesi dönemde, emzirme
dönemlerinde ve şişman hastalarda sık rastlanılan bir
durumdur.
Hormonal etkiler
Endometrium sürekli yenilenen ve her ay değişim gösteren bir
dokudur. Bu doku östrojen ve progesteron adlı hormonlara
karşı çok hassastır. Endometriumu etkileyecek organik bir
patoloji olmadan östrojen ve progesteronun düzensiz ve
değişik düzeylerdeki etkileri düzensiz kanamalara yani
disfonksiyonel uterin kanamaya neden olur. Bu tür kanamalar
oluş mekanizmasına göre 5 başlık altında toplanırlar:
1.Östrojen çekilme kanaması: Östrojenle uyarılmış ve
kalınlaşmakta olan endometriumda östrojenin aniden ortadan
çekilmesi ile meydana gelen endometrium dökülmesi ve görülen
kanamadır. Bu kanama türünde progesteronun bir etkisi
yoktur. Dışarıdan verilen östrojenin kesilmesi ya da
ameliyat ile her iki yumurtalığın alındığı durumlarda
görülür. Pratikte pek sık karşılaşılan bir tablo değildir.
2.Östrojen kırılma kanaması: Östrojenle sürekli uyarılmakta
olan endometriumda östrojene olan cevap endometriumun her
alanında aynı ve eşit değildir. Östrojen uyarısı devam
ettikçe fazla gelişmiş ve kalınlaşmış kısımlarda kanlanma ve
dolayısı ile beslenme bozuklukları başlar ve bu kısımlar
dökülerek kanamaya neden olur. Anovülasyonda ortaya çıkan
kanama bzoukluklarının mekanizması budur, dolayısı ile
disfonksiyonel uterin kanamaların altında yatan en önemli
mekanizma da östrojn kırılma kanamasıdır.
3.Progesteron çekilme kanaması: Östrojenle uyarılmış ve
kalınlaşmış endometrium yumurtlamadan sonra progesteronun
etkisi altına girer ve artık kalınlaşmaz. Progesteron
ortamdan çekildiğinde ise endometrium üzerindeki destek
ortadan kalkar ve tüm fonksiyonel endometrium dökülerek
kanamaya neden olur. Normal adet kanamaları ve doğum kontrol
hapı kullanırken ilaç bittikten sonra görülen kanama bu
türdedir.
4.Progesteron kırılma kanaması: Progesteron düzeyi
endometrium kalınlığını korumaya yetmez ve kanamaya yol
açar.
5.Atrofi kanaması: Östrojen ve progesteronun ortamda yeterli
miktarlarda bulunmamasına bağlı olan kanamalardır. Menopoz
sonrası dönemde görülürler.
Tanısı nasıl konur?
Anormal vajinal kanama olan hastalarda altta yatan organik
bir lezyonun bulunamaması ile tanı konur.Ayırıcı tanıda
myomlar, endometrium iltihabı, spiral, dışarıdan verilen
ilaç ve hormonlar, gebelik, düşükler, dış gebelik, habis
tümörler, kan hastalıkları, karaciğer hastalıkları
düşünülmelidir.
Tedavisinde neler yapılır?
Tedavide amaç kanamanın durdurulması ve yeniden tekrar
etmesinin engellenmesidir. Bu amaçla değişik hormon
kombinasyonları kullanılır. 35 yaş üzeri kanamalar
durdurulamıyorsa cerrahi müdahale gerekebilir. Bazen genç
hastalarda da akut kanamayı durdurmak için kürtaj gerekli
olabilir.
Kaynak:www.gata.edu.tr
|