|
Gebelik
Doğum
Bebek Sağlığı
Çocuk Sağlığı
|
::
Anasayfa
:: :: Giriş Sayfası Yap
:: ::
Favorilere Ekle
:: ::
İletişim ::
|
|
|
|
|
ANNE SÜTÜ NASIL SAKLANIR ? |
|
|
Yeni
doğanlar için en uygun, en
değerli, en besleyici ve en ucuz besin olduğu bilinen anne
sütünün sayısız faydaları olduğunun anlaşılması ile son
zamanlarda Dünya Sağlık Örgütü ve diğer uluslararası gruplar
anne sütü ve emzirmenin yaygınlaştırılması için kampanya
çalışmalarını arttırmışlardır. Besleyici değerinin yanında,
pek çok hastalığa karşı koruyucu özellikleri olan anne
sütünün antienfektif özellikleri, özellikle hasta ve preterm
bebeklerle ilgilenen yenidoğan ünitelerinde anne sütünün
daha sonra kullanılmak üzere saklanmasını kaçınılmaz
kılmaktadır. Ayrıca günümüzde çalışan annelerin sayısının
artması ile anne sütünün daha sonra bebeğe verilmek üzere
saklanması bir zorunluluk haline gelmiştir. Buna rağmen pek
çok hekim anne sütünün alınması, saklanması ve bebeğe
verilmek üzere hazırlanması aşamasında, sütün enfektif
maddelerle kontamine olmasından çekinmektedirler. Oysa ki
yakın zamanda yapılan çalışmalarda, buzdolabı veya derin
dondurucuda saklanması ile anne sütünün besin değerini
kaybetmeden antienfektif özelliklerinin arttığı
gösterilmiştir.
Anne sütü ilk sağıldığında steril teknik ve malzeme
kullanılsa bile tamamen steril değildir. Normal cilt
florası, özellikle de yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde
pretermlerde en sık sepsis etkeni olan Staphylococcus
epidermidis en sık görülen bakteriyel kontaminanttır
(1,2,3,4). Anne sütünün +4 derecede buzdolabında veya -20
derecede derin dondurucuda saklanması ile bakteriyel yükün
azaldığı, sütün antibakteriyel etkilerinin arttığı
gösterilmiştir (3,5,6,7,8). Son zamanlarda özellikle
sitomegalovirüs bulaşmasını önlemek için pretermlere
verilecek bütün anne sütlerinin en az 72 saat süre ile derin
dondurucuda saklanması önerilmektedir .
Anne sütünün antimikrobiyal etkileri birçok bakteri ve
virüse karşı özel antikorlar, nonspesifik IgG, IgA, IgM,
laktoferrin, GM1 benzeri gangliosidler, glukokonjigatlar,
oligosakkaridler, değişik sitokinler, lenfositler,
polimorfonükleer lökositler, makrofajlar ve kompleman
proteinleri ile sağlanır. Bütün bu maddeler, özellikle süt
bankalarında sıklıkla kullanılan bir yöntem olan
pastörizasyon ile antimikrobiyal özelliklerini kaybederler.
Fakat dondurma veya buzdolabında saklama ile çoğu zaman
zarar görmezler. Anne sütünün -20 derecede 1 ay saklanması
ile hücrelerin %89'u öldüğü halde, IgG, IgM, IgA,
laktoferrin, lizozim, C3, C4 kompleman komponentleri,
aminoasid ve yağ asitleribüyük oranda korunur. Anne sütünün
sağıldıktan sonra 48 saat +4 derecede buzdolabında
saklanması ile de hücrelerin büyük çoğunluğu ölür. Sütteki
makrofaj ve nötrofiller muhtemelen sütün saklandığı kaba
yapışarak veya sitoliz ile kaybedilir. Sütteki lenfositler
ise genellikle saklanmaktan etkilenmez. Süt içindeki canlı
kalan hücrelerin antimikrobiyal etkileri +4 derecede 24-48
saat devam eder
Anne sütünün saklanması ile asiditesinin artığı
gösterilmiştir. Ancak bu artış korkulduğu gibi süt içindeki
şekerlerin bakteriler ile fermente edilerek laktik asid
oluşumu ile değil, süt lipazlarının etkisi ile serbest yağ
asidi miktarının artışına bağlıdır. Serbest yağ asitleri de
barsak parazitleri, gram pozitif bakteriler, mantar ve
virüsler için sitolitik etkilidir. Anne sütünün +4 derecede
saklanması ile serbest yağ asidi oranı da artmaktadır
Anne sütünü dondurma, sellüler aktiviteyi bozar, vitamin B6
ve C'yi azaltır. Kaynatma, lipazı bozar, IgA'nın etkilerini
azaltır (10). Saklama esnasında minimal proteoliz, büyük
oranda da lipoliz görülür (11), artan serbest yağ asitleri
de antienfektif etkiyi arttırır. Değişik saklama
koşullarında anne sütünün besleyici değeri azalmadan,
immünolojik özelliklerinde değişiklikler gözlenmektedir
(10). Tüm bu bilgiler ışığında, anne sütünün buz dolabına
konmadan 15 derecede 24 saat, 25 derecede 4-6 saat, buz
dolabında (+4 derecede) 72 saat, derin dondurucuda -20
derecede 1 ay, daha uzun süreler için de -70 derecede
güvenle saklanabileceği bildirilmekte ve anne sütünün daha
yaygın kullanımı önerilmektedir.
|
|
Uyarı:
Hamilebilgi.com'un içeriği
ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup
sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete
bilgisi özelliği taşımaz. Hamilebilgi.com sağlıkla ilgili tüm
konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan
öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla
kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya
kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden hamilebilgi.com
sorumlu tutulamaz. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıyı
kabul etmiş sayılır. Sitedeki bilgiler her gün
güncellenmediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından
doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.
|