|
Gebelik
Doğum
Bebek Sağlığı
Çocuk Sağlığı
|
::
Anasayfa
:: :: Giriş Sayfası Yap
:: ::
Favorilere Ekle
:: ::
İletişim ::
|
|
|
 |
|
AKRABA EVLİLİKLERİ |
|
|
Türkiye gibi akraba
evliliklerinin yoğun olduğu ülkelerde, sakat bebek doğumları
çok sık görülmektedir. Akraba evliliklerin görülmesinin
sebepleri arasında genellikle, aileye ait mal varlığının
dağılmaması, aile bireyleri arasındaki sevgi ve saygıyı
korumak, akrabaların evlilik ve sosyo ekonomik
beklentilerinin aynı olması ve karşı cinsle rahat iletişime
girememe gibi etkenler sayılabilir. Akrabalar arasında
yapılan evliliğe endogami denilmektedir.
Kalıtımın taşıyıcısı genlerdir. Bizler nesiller öncesinden
gelen atalarımızın bize hediye ettiği genetik kalıtımla
yaşama başlamaktayız. Vücudumuzun büyüyüp gelişmesi ve
çalışması genlerimizin kontrolü altındadır. Yaşamın temel
taşı olan gen’ler, bir DNA molekülündeki belirli bir özellik
içeren kesitine verilen addır. Her bir gen ya da birkaç gen
kümesi bizdeki bir özelliğin bilgisini içerir. Anne ve
babadan eşit olarak geçen genler, bizdeki tüm yaşam
duvarlarını örer. Genler hücrelerde bulunan kromozomların
kısımlarıdır. Dolayısıyla genler, kromozomlarla birlikte
çoğalarak, hücre bölündükçe yeni hücrelere geçerler. Kişide
her genin, biri anneden biri babadan gelmiş olan iki kopyası
(aleli) bulunur. Bazen genin bir kopyasının yapısı bozuktur
ve bu bozuk kopya yüzde elli olasılıkla çocuğuna geçer.
Bozuk bir gen, kişinin bazı vücut işlevlerinin bozulmasına
neden olur.
Bir karaktere ait olan özelliğin diğerine baskın olması
halinde o karaktere baskın (dominant) gen , baskın olmayan
gen’e resesif (çekinik) gen denir. Bir karakterin çıkması,
iki aynı gen frekansının karşılaşması demektir. Eğer bir
hastalığa ait gen (resesif) anneden aktarılırken, babadan da
aynı (resesif) gen ile karşılaşırsa o hastalık mutlaka
doğacak olan çocukta çıkacaktır. Eğer , anneden resesif gen,
babadan da dominant gen karşılaşırsa bu sefer doğacak çocuk
da tıpkı anne ve babası gibi hastalığın taşıyıcısı olacak,
ama o hastalık açığa çıkmayacaktır. Aynı karakterde iki
resesif genin karşılıklı gelmesi çekinik alleller sonucu
hastalık çıkar. Anne ve babadan iki baskın gen (dominant)
alan çocuk (baskın alleller) ise tamamen
sağlıklıdır.Dolayısı ile, akraba evliliklerinde aynı gen
yapısına sahip olan ailede , resesif genlerin birbirleriyle
karşılaşma ihtimalleri, daha fazla olacaktır.
Buna örnek olarak kahverengi ve mavi göz renklerini ele
alalım. Kahverengi göz rengi dominant gen (baskın) olsun ,
diğeri için de mavi ise (çekinik) resesif gen diyelim.
Anne-babadan birinin göz renginin mavi (m), diğerinin
kahverengi (K) olduğunu düşünelim.
Bebekler anne-babalarından kalıtımla; kahverengi-kahverengi
(KK), kahverengi-mavi (Km), mavi-kahverengi (mK) ve
mavi-mavi (mm) genler gibi dört ihtimal almış olurlar. İlk
üç durumda bebeğin gözleri kahverengi (baskın renk olduğu
için), son şıkta ise mavi (çekinik renk olduğu için)
olacaktır.
KK=K Km=K mK=K mm=m
İnsanlar birçok kalıtsal hastalığın genini taşır. Normal
aile yapısında da hamilelikte çocuğun hastalıklı doğma
olasılığı %25, taşıyıcı olma olasılığı %50, genin bozuk
kopyasını hiç almamış olma olasılığı ise %25'tir. Akraba
evliliklerinde aynı soydan geldikleri için anne ve babanın
aynı genin bozuk kopyasını taşıma, yani hastalığın
taşıyıcısı olma olasılığı çok yüksek olduğundan çocuklarında
hastalıkların oluşma şansı çok daha fazladır.
İşte akraba ile evlenme, zararlı baskın ve çekinik genlerin
üst üste gelerek frekanslarının çakışması sonucu ortaya
çıkma ihtimalini artırdığından genetik hastalıkların
görülmesine yol açabilmektedir. Bunların çocukta görülmesi
için ana ve babanın her ikisinin de en az bir zararlı
çekinik gene sahip olması gerekir. Biraz önceki göz rengi
örneğinde olduğu gibi, mavi göz renginin çekinik genleri,
hem anneden hem babadan gelirse, çocuk mavi gözlü olacaktır.
Dolayısı ile akraba evliliklerinde aynı gen yapısına sahip
olan ailede , zararlı (resesif) genlerin birbirleriyle
karşılaşma olasılığı fazla olacaktır. Akraba ile evlenme,
kalıtımla geçen hastalıkların bulunduğu ailelerde bu yönden
sakıncalıdır. Böyle durumlarda bazı çekinik genler
çakışabilecek ve böylelikle hasta çocukların doğma ihtimali
artacaktır. Hastalığın çıkması, iki resesif genin karşılık
olarak bir araya gelmesi demektir. Bilindiği üzere resesif
genler hastalık taşıyan genlerdir.
Ailede genetik dağılım ,erkek ve kız kardeşlerde, genellikle
genlerin yarısı birbirinin aynıdır. Gen ortaklarının
oranları, akrabalık uzaklaştıkça küçülür. Torunlar, dede ve
ninelerin dörtte bir genine sahiptir. Yeğenlerin genleri
ise, genellikle amca ve halalarının, dayı ve teyzelerinin
dörtte bir genine eşittir. Daha uzak akrabalıklarda bu oran,
kardeş çocuklarında olduğu gibi sekizde bire düşmektedir.
Kan uyuşması çözüm müdür?
Akraba evliliğinde Kan uyuşmazlığı kan grubu ile değil
kanınızdaki Rh faktörü ile ilgilidir. Yalnızca kadının Rh -
, erkeğin ise Rh + olduğu durumlarda oluşabilir. Kan
gruplarının uyuştuğu hallerde doğum sonrasında çocuklarda
kalıtımsal hastalıklar görülmüştür.Erkekte bulunan Rh
faktörünün genetik aktarımla ana karnındaki fetüste ortaya
çıkması anne ile bebek arasında bir kan uyuşmazlığının
ortaya çıkmasına neden olacaktır.
Günümüzde akraba evliliklerinde en çok görülen hastalıklar;
zekâ geriliği (fenilketonüri), Akdeniz Anemisi, Alzeimer,
Parkinson, Huntington hastalığı ve nöron ölümüdür, özürlü ve
ölü doğumlar da bu örnekler arsında sayılmaktadır.
Çocuk Doğmadan Önce Kalıtsal Bir Hastalığın Tanısı
Konulabilir mi?
Gen analizi de denilen DNA analizi yöntemleriyle artık
hamileliğin ilk üç ayında birçok hastalığın tanısı
konulabilmektedir.Genetik bilimin gelişmesi ile bazı
hastalıklarda daha anne karnında müdahale çalışmaları hız
kazanmıştır. Bebeğin anne karnında içinde yüzdüğü sıvıdan,
ya da beslenmesini saglayan kordondan alınan sıvıların
incelenmesiyle bir anormallik olup olmadığı % 93 oranında
kesinleştirilebiliyor.Yapılan testlerde, anne karnındaki
bebeğin ense kalınlığı ölçülüyor. Bebeğin ensesinde fazla
sıvı birikmesi, doğuştan zekâ geriliği anlamına gelen Down
sendromunun habercisi olabiliyor. Ayrıca bazı kromozom
bozukluklarında ve doğumsal kalp hastalıklarında da
bebeklerin ense kalınlığı artıyor. Bu çalışmalar ilerisi
için umut veren gelişmelerle devam etmektedir.
|
|
Uyarı:
Hamilebilgi.com'un içeriği
ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup
sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete
bilgisi özelliği taşımaz. Hamilebilgi.com sağlıkla ilgili tüm
konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan
öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla
kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya
kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden hamilebilgi.com
sorumlu tutulamaz. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıyı
kabul etmiş sayılır. Sitedeki bilgiler her gün
güncellenmediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından
doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.
|