|
Gebelik
Doğum
Bebek Sağlığı
Çocuk Sağlığı
|
::
Anasayfa
:: :: Giriş Sayfası Yap
:: ::
Favorilere Ekle
:: ::
İletişim ::
|
|
|
 |
|
AY AY BEBEK GELİŞİMİ |
|
|
3-6 YAŞ ARASI ÇOCUK GELİŞİMİ
Önceki yazımızda çocukların 3 yaşından önce paylaşma
duygularının yeterince gelişmediğini, bu yüzden diğer
çocuklarla oynarken sorun yaşayabileceklerini yazmıştık.
Çocuklar yetişkinlerle oyun oynamayı ve vakit geçirmeyi
severler, ancak belli bir yaştan sonra kreşe gitmeleri ve
kendi yaşıtlarıyla birlikte zaman geçirmeleri hem hoşlarına
gidecek, hem de gelişimlerini olumlu yönde etkileyecektir.
Kreşte Uyumsuzluk
Çocuğunuzun yaşıtları siz yetişkinler kadar hoşgörülü ve
özverili olmayabilir. Bu yüzden onların kreşe başladıkları
dönem çok önemlidir. Ülkemizde aileler, kreş seçimi
konusunda oldukça titizler. Ne yazık ki pek çok aile çocuğun
kreşe başlama yaşı konusunda yeterince titiz ve bilinçli
davranmıyor. Oysa, çocukları zamanından önce kreşe
göndermek, hele de adapte olamadığını bile bile kreşe
gitmeye zorlamak, onu psikolojik olarak olumsuz yönde
etkileyebilir.
Tuvalet eğitimi ile ilgili sorunların ortaya çıkması,
okuldan soğuma, uyku problemleri, beslenme alışkanlıklarında
bozulma, saldırganlık, iletişim bozuklukları bu
olumsuzluklardan birkaçıdır.
Ailelere, çocuklarını 3 yaşından önce kreşe vermemelerini
öneriyoruz, bununla birlikte, çocuklar arasındaki bireysel
farklılıklara yeniden değinelim ve her çocuğun kreşe gitme
yaşının diğerinden farklı olabileceğini belirtelim.
Ben - merkezci çocuklar
Çocuğunuz 2.5 yaşında ve çok aktifse, diğer çocuklarla vakit
geçirirken çok uyumlu davranırsa, oyuncaklarını paylaşma
problemi yaşamaz ve tuvalet eğitimini aldıysa (kreşe gitmek
için bu bir zorunluluk değildir) artık onun evde vakit
geçirmekte zorlandığını hissederseniz, onu kreşe
göndermenizde hiçbir sakınca yoktur.
Bazı çocuklar, diğerlerine göre daha ben- merkezcidir,
paylaşmayı daha geç öğrenirler veya kendi kendilerine
oyalanmaktan daha çok hoşlanırlar.
Ben - merkezci çocukların kreşe gitme yaşı daha geç
olmalıdır. Bu mizaçta bir çocuğunuz varsa, sosyal ortamlara
girip, uyumlu bir birey olmayı öğrenmesi için onu kreşe
göndermekte acele edebilirsiniz. Ama sorunlarını
arkadaşlarına yansıtıp, saldırgan davranışlar
sergileyeceğini göz önünde bulundurun. Bu şekilde
davrandığında çevresinden olumsuz tepkiler alacak ve kendini
dışlanmış hissedecektir. Bu da daha fazla uyum problemi
yaşamaya başlamasına sebep olur. Bu nedenle her anne - baba
çocuğunun davranışlarını gözlemleyerek onun kreşe gitme
yaşının gelip gelmediğini tespit etmelidir. Daha önce
belirttiğimiz gibi çocuk büyütmenin formülü yada reçetesi
yoktur.
Her çocuk farklı davranışlar sergiler
Genel olarak kreşe başlama yaşı 2.5 - 4 yaş arasında
değişir. Çocuğunuzu kreşe başlatırken mümkünse kısa
sürelerle başlayıp, daha sonra tam gün kreşe gönderin.
Ayrıca, ikinci bir bebeğin doğumu beklenirse, bebeğin doğumu
ile büyük çocuğun kreşe başlama tarihinin örtüşmemesine
dikkat edin. Çocuğunuz kendisini evden uzaklaştırmaya
çalıştığınızı düşünmesin.
Çocukların kreşe ilk başladıkları dönemlerde saldırgan
davranışlarda bulunmaları doğaldır, saç çekme, tükürme, itme
gibi yöntemlerle arkadaşlarına zarar vermesi, çocuğunuzun
hasta ya da anormal olduğunu göstermez. Bu davranışlarının
nedeni, bir şekilde bulunduğu ortamda rahatsızlık
hissetmesidir.
Bizler nasıl rahatsızlığımızı ifade ederken sesimizi
yükseltir, el - kol hareketleri yaparsak, çocuklarımız da
rahatsızlıklarını ifade etme yolu olarak farklı davranışlar
seçebilirler. Çocuğunuzun kreşe başladığı dönemi, onun
sosyalleşmeyi öğrenmesinde yeni bir adım olduğunu düşünün;
kısa sürede kreş ortamına ve kurallarına alışıp, uyum
sağlayacaktır.
Eğer doğru zamanda, doğru yerde değilse bu mesajı size
mutlaka verecektir. Onun mesajlarını asla kulak ardı
etmeyin.
Fiziksel gelişimi
4 yaşından itibaren çocukların boyları genellikle yılda 6 -
8 cm. arası uzar ve kilolarında da yılda 2 3 kiloluk bir
artış olur. 3 yaşında çocukların dişlerinin hemen hepsi
çıkar. 5.yaştan itibaren süt dişleri yerini kalıcı dişlere
bırakır. Kız çocuklarını fizik gelişimi, daha çabuk olur;
kız çocukları vücutlarını daha kolay kullanır ve el
becerileri de hızlı gelişir.
Hareket gelişimi
Çocuğunuz 3 yaşından itibaren el ve parmaklarını koordine
edebilir. Kendi kendine yemek yiyebilir, çatal ve kaşığı
rahatlıkla kullanabilir. Bisiklete (3 tekerlikli) binebilir,
kısa sürelerle tek ayak üzerinde dengede durabilir,
rahatlıkla merdiven inip çıkabilir ve eşyaları ya da
oyuncakları itip çekebilir. 4 yaşından itibaren çocuklar
koşabilir, tek ayak üzerinde zıplayabilir, kalem - kağıt ve
makas işlerine elleri yatkınlaşabilir ve ev işlerinde ufak
sorumluluklar alabilir.
Çocuğunuz 5 yaşına geldiğindeyse, artık sofrada yumuşak
yiyecekleri bıçakla kesebilir, resim yapabilir, ayakkabısını
bağlayabilir, merdivenleri koşarak inip çıkabilir ve
duvarlara tırmanıp, yürümek isteyebilir. Çocuğunuzun bu
hareketlerini yapmasına engel olmayın ve bunları yaramazlık
olarak nitelendirmeyin. Bu hareketlerine sınırlandırma
getirebilirsiniz, ama tamamen yasaklamayın. Örneğin, güvenli
ortamlarda elinden tutarak, alçak bir duvar üzerinde
yürümesine veya duvarlara karalama yapmak isterse, evin bir
duvarını kağıtla döşeyip, orayı kullanmasına izin
verebilirsiniz. Oyuncaklarını dağıtabileceğini, ama sonra
toplaması gerektiğini söyleyin ve bunu yapması konusunda
ısrarcı davranın. Çocuklar 3 - 4 yaş döneminde atma,
yakalama gibi hareketlerde ustalaşırlar, 6 yaş döneminde ise
çok rahatlıkla ip atlama, lastik atlama, top oynama gibi
oyunları oynayabilirler.
Çocuğunuzun kreşe başladığı dönemi, onun sosyalleşmesinde
yeni bir adım olarak düşünün.
Kısa sürede kreş ortamına ve kurallara alışıp uyum
sağlayacaktır.
3 - 6 yaş dönemi çocuğu oyuncaklarını kendisi yaratabilir ve
oyun ortamını kendisi düzenleyebilir. Anne - babalar
çocuklarına sürekli yeni oyuncaklar almak yerine onlara
oyuncak yapımında kullanabilecekleri malzemeler
sağlamalıdırlar. Böylece çocuklarımızı birer ''tüketim
canavarı'' ve doyumsuz bireyler olarak büyümekten korur ve
bu yolla onun yaratıcılığını da desteklemiş oluruz.
Çocuğunuz, yapımında katkısının bulunduğu oyuncakla
oynamaktan daha çok zevk alacaktır. Örneğin, çocuğunuzla
birlikte yemek yapabilirsiniz, evi toplayabilir veya
temizlik yapabilirsiniz. Artık materyalleri kullanarak
karton üzerine kompozisyon çalışmaları yapabilirsiniz. Bu
çalışmalar için evdeki malzemelerin yanında, yürüyüş
yaparken dışarıda topladığınız malzemeleri de
kullanabilirsiniz. Sulu boya ile boyadığınız patates, yaprak
veya ip ile baskı çalışmaları yapabilirsiniz. Çocuğunuza,
hazır satılan boyalı hamurlardan almak yerine, 1 ölçü tuz, 2
ölçü un ve su ile yapabileceğiniz tuz seramiği
hazırlayabilirsiniz. Ona zarar vermeyeceğinden emin
olduğunuz her tür malzemeyi oyuncak yapımında
kullanabilirsiniz. Tahta kaşıklardan tutun da, tuvalet
kağıdı rulolarına, meyve kabuklarından, makarnaya kadar her
şey oyun ve oyuncak malzemesi olarak kullanılabilir. Amacı
çocuğun oyun sonucunda elde ettikleri değildir. Onun için
öğretici olan oyun süresince öğrendikleridir. Önemli olan
çocuğunuzun resim çalışması sonucunda güzel bir ağaç çizmesi
değil, ağaç çizerken aldığı keyif ve elde ettiği
bilgilerdir. Ne de olsa bir filmi sadece sonunda ne
olacağını merak ettiğimiz için izlemeyiz.
BİLİŞSEL GELİŞİM
Bu dönemde çocuklar yetişkinlerin davranışlarını tam
anlamıyla taklit edebilirler. Anlatmak istedikleri şeyleri
simgelerle ifade edebilirler. Örneğin uzun kabarık bir etek
giyerek, ''prenses oldum'' veya oyuncak tabağına kağıt
doğrayıp, ''pilav yaptım'' diyebilir. Bu onun zekasının
geliştiğinin bir göstergesidir. 4 yaşındaki çocukların çoğu
4 ana rengi tanıyabilir, şekilleri (kare, üçgen, daire gibi)
birbirlerinden ayırt edebilir. Bu dönemdeki çocuğunuzla renk
ve şekil kartları yapabilir, birbirinin aynı olan renkleri
veya şekilleri bir araya getirerek eşleştirme, farklı veya
aynı olanı bulma oyunu oynayabilirsiniz. Çocuklar 5 yaşından
itibaren yönleri de öğrenebilirler (ön - arka gibi). Yine bu
dönemde az - çok ve büyük - küçük gibi kavramları da
anlayabilirler.
DİL GELİŞİMİ
3 yaşından itibaren çocuklar 3 - 4 kelimeli cümleler
kurabilir ve yaklaşık 600 - 700 kelime öğrenirler. Bazı
harfleri telaffuz etmekte güçlük çekebilirler. Çocuğun
konuşma hatalarını tekrar etmek doğru bir davranış olmaz,
bunun yerine yanlış söylediği sözcüklerin veya cümlelerin
doğrusunu söylemek daha uygun olur. Bu dönemde çocuklar çok
fazla soru sorabilirler, anne - babalar bu sorulara açık,
basit ve doğru cevaplar vermelidirler.
Cevaplandıramadıkları soruları duymazlıktan gelmek yerine,
daha sonra cevaplandıracaklarını söylemeleri daha uygun
olur. Çocukla konuşurken basit cümleler kullanılmalı ve
anlamadığı şeyler tekrar edilmelidir. Konuşurken ona söz
hakkı verilmeli, onun söylediği cümleler genişletilerek ve
yanlışı varsa düzeltilerek tekrar edilmelidir.
SOSYAL - DUYGUSAL GELİŞİMİ
Bu dönemde çocuklar doğru ve yanlışı bilirler, fakat her
zaman buna göre davranmazlar. Örneğin; oyuncaklarını
arkadaşlarıyla paylaşmalarının iyi bir şey olduğunu
bilirler, ama her zaman bunu yapmazlar.
Daha önceki sayıda da belirttiğimiz gibi bu yaşta çocuklar
daha sosyal olmaya başlarlar. Çocuklarla ve yetişkinlerle iş
birliği yapabilirler. Arkadaşlarıyla ve yetişkinlerle oyun
oynamak, paylaşmak ve doğru yaptığı şeylerin onaylanması
sosyal ve duygusal gelişimlerini olumlu yönde etkiler.
5 yaşından itibaren çocukların taklit yetenekleri iyice
gelişir, oyunlarda yetişkin rollerini benimserler; evcilik,
doktorculuk, bakkalcılık gibi oyunlar yoluyla yetişkinleri
taklit ederler. Bu yaş çocukların sorumluluk almalarının da
uygun olduğu bir yaştır. Evle veya kendi odalarıyla ilgili
sorumluluk alabilirler. Kendi bakımlarını ve bazı
ihtiyaçlarını, anne babanın ufak yardımlarıyla tamamen
üstlenebilir.
|
|
Uyarı:
Hamilebilgi.com'un içeriği
ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup
sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete
bilgisi özelliği taşımaz. Hamilebilgi.com sağlıkla ilgili tüm
konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan
öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla
kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya
kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden hamilebilgi.com
sorumlu tutulamaz. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıyı
kabul etmiş sayılır. Sitedeki bilgiler her gün
güncellenmediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından
doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.
|