|
|
 |
|
AY AY BEBEK GELİŞİMİ |
|
|
2-3 YAŞ ARASI ÇOCUK GELİŞİMİ
Önceki yazımızda çocukların iki yaş dönemine doğru
kendilerinin bağımsız birer birey olduklarının farkına
varmaya başladıklarından söz etmiştik. Bu bağımsızlık
duygusu
bu yaş döneminde çocuğun çevresindekilerle çatışmaya
girmesine, her konuda onlarla inatlaşmasına sebep olabilir.
Bazen anne-babasıyla o kadar inatlaşır ki, neyi isteyip neyi
istemediğini bile anlayamazsınız. Örneğin; acıkmıştır ama
yemek yememekte direnir veya uykusu geldiği halde uyumamakta
direnir vb. Çocuğunuzun sizinle inatlaştığı dönemlerde
onunla başa çıkmanın en iyi yolları şunlardır;
Her şeyden önce bu durumda soğukkanlılığınızı korumaya
çalışın. Yoksa ona kimin büyük kimin küçük olduğunu
ispatlamak gibi bir savaşa girmeyin. Bütün amacınız
çocuğunuzun elde edemeyeceği bir şeyden vazgeçmesini
sağlamak olmalı. Ona hayatta her istediğini elde edemeyeceği
gibi bir hayat dersi vermek değil.
Çocuğunuza kararlı ve tutarlı bir tavırla yaklaşın. İstediği
şeyi neden yapamayacağınızı basit bir şekilde açıklayın ve
kararınızdan kesinlikle vazgeçmeyin. Önce ''hayır''
dediğiniz birşeye sonradan ''evet'' derseniz, çocuğunuz bunu
size karşı sürekli kullanmaya başlayacaktır. Siz pes edene
kadar da sizinle çatışmaya devam edecektir.
Sizin kararlı olduğunuzu anlayabilmesi için ona zaman verin.
İstediğinizi anlattıktan sonra bir süre bekleyerek
sakinleşin ve durumu anlaması için zaman tanıyın. Sizinle
inatlaştığında dikkatini olumlu bir yöne yöneltebilirsiniz.
Vitrin önünde 16. kamyonunu satın almanız için bağırıyorsa
geçen bir kediyi veya ilgisini çekebilecek herhangi bir şeyi
göstererek dikkatini dağıtabilir ve hemen oradan
uzaklaşabilirsiniz. Çocuğunuza sonsuz alternatifler yerine
sınırlı seçenekler sunun. Sabah uyandığında ''Hangi kazağını
giymek istersin'' diye sormak yerine, ''Kırmızı kazağını mı,
yoksa yeşil kazağını mı giymek istersin?'' diye sorun. Yemek
yerken de mutlaka sebze yemeği yemesini istiyorsanız;
''Ispanak mı yersin, yoksa karnıbahar mı?'' diye
sorabilirsiniz.
Bu şekilde çocuğunuz kendisine değer verdiğinizi, onun
seçimine öncelik tanıdığınızı düşünerek sunulan
seçeneklerden birini daha kolay kabul edecek, siz de makul
iki seçenekten birini kabul ettirebildiğiniz için kendinizi
rahat hissedeceksiniz.
Fiziksel gelişim
2. ve 3. yaşlarda boy ve kilo artmaya devam eder. Ama bu
artış ilk yıldaki kadar hızlı değildir. Büyüme hızı zamanla
azalır. İki yaşında çocukların boyu yaklaşık 83 - 86 kilosu
ise 12 - 14 kilodur; üç yaşında bir çocuğun boyu 93 - 96 cm
ve ağırlığı da 14 - 16 kilo civarında olur. İki yaş
çocukların 20 süt dişi vardır ve 3 yaşına kadar bu dişlerin
çoğu tamamlanır.
Hareket gelişimi
Bu dönemde çocukların hareket becerileri iyice artmıştır.
Ellerini ve parmaklarını çok daha iyi kullanabilirler. Bir
kaptan diğerine su boşaltabilir, 5 - 6 küp üst üste
koyabilir, topu havadan atabilir. Dengesi oldukça
gelişmiştir; tek ayağının üzerinde durabilir, top
oynayabilir ve yardımla veya yardımsız merdivenlerden
aşağıya inmeye çalışır. Anne-babalar yeni becerilerini
geliştirmelerinde çocuklarına ortam yaratıp,onları
cesaretlendirirlerse, bu becerileri hızla gelişecektir.
Örneğin; çocuklar bu dönemde giysilerini kendileri giymekten
çok hoşlanırlar. Anne ve baba zaman ayırıp ufak yardımlarla
çocuklarının bu becerilerini geliştirmeleri için onlara
fırsat tanımalıdır. Ellerine geçirdikleri tüm nesnelerle
oynayabilir, nesneleri inceleyebilirler. İki yaşından
itibaren objeleri dizmeyi, boy ve renklerine göre sıralamayı
ve sınıflandırmayı becerebilirler. 30 - 36 aylık çocuklar 6
- 12 parçalık yap - bozlarla ve tuz seramiği ile
oynayabilirler. Birinin oyunlarına katılmasından hoşlanır
ama müdahale etmesinden pek hoşlanmazlar. Onların oyunlarına
katılıp kendilerini lider gibi hissettirmeniz kendilerine
olan güvenlerini artıracaktır.
Bilişsel gelişim
Bu dönemde çocuklar yetişkinlerin davranışlarını daha
dikkatle incelemeye ve yetişkin rollerini daha iyi taklit
etmeye başlarlar. Gözlem yetenekleri artmıştır ve oyunlara
konsantre olmaları kolaylaşmıştır. Aylar önce olan olayları
ve gördükleri her şeyi hatırlayabilirler. Bu dönemde bazı
nesneleri sembollerle ifade edebilirler, büyük ve küçük, az
ve çok kavramlarını anlayabilirler. Bazı renkleri tanı ve
birbirine benzeyen eşyaları ve şekilleri eşleştirebilirler.
Bilişsel gelişimlerini desteklemek için onlarla farklı
boylarda nesneler koyup en uzun veya en kısayı bulma oyunu,
farklı renkteki ve objeyi bulma oyunu veya benzer nesneleri
eleştirme oyunları oynayabilirsiniz. Çocuğunuz bu dönemde
basit açıklamalarla doğru ve yanlış, iyi ve kötü arasındaki
farkları anlamaya başlar.
Dil gelişimi
Bu dönemde dil gelişiminde önemli bir gelişme gözlenir. İki
kelimeyi yan yana getirip basit cümleler kurmaya başlanır.
Geçmiş yaşantılarını basit bir şekilde anlatır, kendini ve
duygularını ifade etmek için sözcükleri kullanabilirler.
Çocuk örneğin; başını gösterip ''Düştü, acıyor'' diyerek acı
çektiğini ifade edebilir. ''Top gitti'' diyerek kanepenin
altına giden topu vermenizi isteyebilir vb. Konuşurken
bağlaç ve zamir gibi detaylara girmemekle birlikte bizlerin
en çok kullandığı sıcak, soğuk, büyük, küçük, az, çok gibi
sıfatları kullanabilir.
Sosyal - duygusal gelişim
Çocukların farklı kişilikleri ve davranış biçimleri vardır.
2. yıldan sonra bu farklılıklar iyice belirginleşmiştir.
Diğer çocuklarla oyun oynamaya başlayabilirler, ancak gene
de paylaşmayı çok iyi bilmedikleri için bu oyun süreleri
kısa ve sancılı geçebilir. Bu dönemdeki çocuğunuz
arkadaşlarınızın çocuğuna oyuncağını vermek istemiyorsa,
onun bencil bir çocuk olduğu yargısına varmanız
kaçınılmazdır. Ancak bu davranışının yaşadığı dönemin bir
özelliği olduğunu düşünerek kendinizi rahatlatabilirsiniz.
Üç yaşından sonra çocuklarınızın diğer çocuklarla daha rahat
oyun oynayabildiklerini ve oyuncaklarını paylaşabildiklerini
gözlemleyebilirsiniz. Çocuklar bu dönemde yavaş yavaş
iletişim kurabilirler, karşılarındaki kişinin üzgün ya da
kızgın olduğunu veya yardıma ihtiyacı olduğunu
anlayabilirler. Bu dönem çocukların korkular ve fobiler
geliştirebildikleri bir dönemdir. Yeni ve farklı olan her
şeyden korkabilirler. Anne - babalar çocuklarındaki bu
değişime kendilerini hazırlamalı ve çocuklarına korkularının
yersiz olduğunu anlatmak yerine onların kaygılarını
azaltmaya çalışmalıdırlar.
|